İsrailli savunma şirketleri, Avrupa Birliği’nin (AB) savunma harcamalarını artırmak için oluşturduğu 150 milyar euroluk SAFE programından faydalanmak için gözünü Güney Kıbrıs’a dikti. İsrail’in silah şirketlerinin, AB üyesi Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde üretim tesisleri ve faaliyet merkezleri kurarak AB savunma pazarında daha güçlü bir konum elde etmeyi amaçladığı ifade edildi.
Rum basınında yer alan haberlerde, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un geçtiğimiz hafta Lefkoşa'da Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis ile görüşmesinde savunma sanayindeki olası işbirliği masaya yatırıldı.
Fileleftheros gazetesinin üst düzey hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberde, İsrailli savunma şirketlerinin Güney Kıbrıs'ta üretim alanları oluşturmayı talep ettiği bildirildi.

FON İÇİN GÜNEY KIBRIS’A ÜRETİM ÜSSÜ KURACAKLAR!
Söz konusu talebin arkasında, AB’nin SAFE isimli savunma finansman mekanizması olduğu aktarılırken Avrupa Komisyonu tarafından açıklanan verilere göre, SAFE, üye ülkelere savunma yatırımlarını artırmaları için toplam 150 milyar euroluk kredi imkanı tanıyor.
Söz konusu program, mühimmat, füze, hava savunma ve kara muharebe sistemleri gibi alanlarda ortak tedariki desteklerken Güney Kıbrıs da, bu sistemden faydalanan ülkeler arasında bulunuyor. Güney Kıbrıs’a SAFE kapsamında yaklaşık 1,2 milyar euro tahsis edilirken, Haziran ayında bunun 177,2 milyon euroluk ilk ödemesi yapıldı.
Program kapsamında satın alınan savunma sistemlerinde kullanılan parçaların en az yüzde 65'inin AB, Ukrayna veya uygun Avrupa ülkelerinden gelmesi gerekiyor. AB dışından gelen bileşenlerin payı ise yüzde 35 ile sınırlandırılıyor.
![]()
AVANTAJLI BİR KONUM ELDE EDECEKLER!
İsrailli savunma şirketlerinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde üretim yapması durumunda, AB içindeki ortaklık ve üretim modelleri üzerinden Avrupa savunma tedarik zincirine daha kolay dahil olmayı amaçladığı ifade edilirken İsrail'de üretilen ve doğrudan AB dışından gelen ürünler yerine, Avrupa topraklarında üretilen sistem ve bileşenlerle pazarda daha avantajlı bir konum elde edilmesi hedeflendi.

BELİRTLİ ŞARTLARIN KARŞILANMASI GEREKİYOR!
Fakat, İsrail’in söz konusu hamlesinin SAFE fonlarına otomatik erişim anlamına gelmediğine de dikkat çekilirken AB şirketler için bazı kurallar koyuyor. Kurallara göre, şirketlerin AB içinde kurulmuş olması ve yönetim yapılarının belirli şartları karşılaması bekleniyor. Üçüncü ülke sermayesinin kontrolünde bulunan şirketler içinse ek inceleme ve güvence mekanizması uygulanabiliyor.
Politico tarafından yapılan araştırmaya göre, İsrail’in Avrupa Birliği ile arasındaki siyasi gerilimlere rağmen İsrailli savunma şirketleri Avrupa ülkeleriyle giderek daha fazla iş yapıyor. Elbit, Rafael ve IAI'nin Avrupa'daki faaliyetleri son yıllarda belirgin şekilde artarken yapılan savunma sözleşmeleri de dikkatleri çekti.
Şirket 2026'nın ikinci çeyreğinde 2,29 milyar dolar gelir elde ederken sipariş birikimi 30 Haziran itibarıyla rekor seviyedeki 32 milyar dolara ulaştı. Söz konusu siparişlerin yüzde 73'ünün İsrail dışından geldiği, Avrupa'nın da şirketin büyümesinde önemli rol oynadığı kaydedildi.

AVRUPA PAZARINDAKİ VARLIĞINI KALICI HALE GETİRMEK İSTİYOR!
İsrail'in, Yunanistan üzerinden kurduğu bu savunma ağı ve şimdi Güney Kıbrıs'ta gündeme gelen üretim planı, Avrupa pazarındaki savunma sanayi varlığını Avrupa topraklarında üretim yaparak kalıcı hale getirmeye çalıştığını ortaya koyuyor.
Rum yönetiminin de, söz konusu yatırımlardan ekonomik ve teknolojik fayda sağlamayı hedeflediği ifade edildi. Bu kapsamda Lefkoşa hem SAFE kaynaklarından yararlanabilecek savunma projelerini büyütmeyi hem de İsrail ile savunma işbirliğini derinleştirmeyi hedefliyor.
Netanyahu tehdit etti: Daha fazlası kapıdaDünya
Netanyahu'dan tepki çeken ziyaret: Buradan Akdeniz'e kadar tüm alanı kontrol ediyoruzDünya