TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden öğrenim hakkı tanıyan "öğrenci affı" düzenlemesini de içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri devam edecek. Adan, gündeme geçmeden önce grup başkanvekillerine yerlerinden söz verdi.
KAYA: TURLAR YAPMANIZA GEREK YOK ATACAĞINIZ ADIMLARI ATIN, ÜLKENİN GÜNDEMİNİ MEŞGUL ETMEYİN
Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, Ankara Etimesgut Belediye Başkanı ve belediyedeki bazı bürokratlar ile belediye başkanlarına dönük operasyona ilişkin "Belediye başkanları ve bürokratlar, milletvekilleri, bakanlar dâhil, herkes layüsel değildir. Mutlaka ve mutlaka, yolsuzlukla ilgili her türlü iddiada en geniş bir şekilde üzerlerine gidilmesi gereken makamları işgal eden kişilerdir ancak burada dikkat edilmesi gereken bir şey, yargının bağımsızlığıyla ilgili usule dair sorunlar var mı, yok mu? Gerçekten bu toplumda bir yargının bağımsızlığı sorunu olarak mı algılanıyor? Yargıyı güçlendiren bir şey mi yoksa farklı olarak mı algılanıyor" diye sordu.
Çerçeve yasa gündemine ilişkin konuşan Kaya, şu ifadelere yer verdi:
- "Hala TBMM'nin gündemine bugün geldi, yarın gelecek, önümüzdeki hafta gelecek, olmadı, Meclis kapanmadan mutlaka gelecek... Kapalı kapılar ardında sadece bürokratlar tarafından götürülmüş bir sürecin bu milletin hassasiyetlerine yeterince cevap vermeyeceği ve sorunu çözme noktasında da yeterli bir sonuç elde edemeyeceğimize dair ciddi endişelerimiz var.
- Adalet ve Kalkınma Partisi, daha doğrusu Sayın Cumhurbaşkanı diyelim çünkü Adalet ve Kalkınma Partisi'nin de bu işin çok içerisinde olmadığı görülüyor. Sayın Cumhurbaşkanı dar bir bürokratik çevreyle bu konuyu yürütmeye gayret ediyor ve medyaya yansıyan bilgilere göre de bu özellikle istihbarat üzerindeki güvenlik bürokrasisi İmralı'yla belli görüşmeler sürdürerek bu süreci başarıya ulaştırma noktasında bir yol ve metot izliyor.
- Ama siyasi partilerle bu görüşmelerin içeriği, ne olduğu, ne yapılmak istendiği, hangi konularda bir makas açıklığa olduğuna dair de en ufak bilgi maalesef verilmiyor. Bu süreçler, dediğim gibi, dar bir çevreyle, sadece bir bürokratik akılla yürütülebilecek çevreler değil; toplumsal hassasiyetler var, toplumsal vicdan var, insanların endişeleri var ve olması gereken noktalar var.
- Bütün bunları mutlaka ve mutlaka siyasi akılla paylaşmak ve ortak bir akla hizmet etmek gerekiyor. Yeni Yol grubu olarak diğer siyasi partilerle hangi konuda uzlaşabileceğimizi merak ediyorsanız Komisyon raporu ortada. Dolayısıyla, hala bize turlar yapmanıza gerek yok; atacağınız adımları artık atın ve bu ülkenin gündemini artık bu konularla meşgul etmeyin, herkes eteğindeki taşları döksün ve bu konuya dair düşüncelerini ortaya koysun. Aksi takdirde, gereksiz yere hem Meclis'i geriyoruz hem de kamuoyu beklentilerini yönetemiyoruz."
POYRAZ: 'İNFAZ İNDİRİMİ' ADI ALTINDA BİR AFTIR
İYİ Parti Başkanvekili Uğur Poyraz, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katıldığı bir programda kullandığı "Süreç yasası genel af değildir, af değildir" sözlerini hatırlatarak İYİ Parti'nin katılmadığı Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı rapora işaret etti.
Raporun 39'uncu sayfasında örgüt mensuplarına ilişkin değerlendirmeler bulunduğunu belirten Poyraz, raporda "Bahse konu kişiler hakkında tasarrufta bulunabileceği ve ilgili kişiler hakkında mutlaka adli bir işlem yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Yasal düzenlemeler toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalıdır" ifadelerinin yer aldığını söyledi.
Bu ifadeleri eleştiren Poyraz, "Bunları affedeceğiz ama topluma bunu nasıl yutturacağımıza ilişkin süslü cümleler kuruluyor. Ortalama hukuk bilgisi olan herkes bilir ki denetimli serbestlik, şartlı salıverme ve adli kontrolün tamamı adli işlemdir. Dolayısıyla bunun apaçık teröristlere 'infaz indirimi' adı altında bir af olduğu ortadadır" dedi.
"KOMİSYON ÜYELERİNİN HAZIRLANAN YASADAN HABERİ YOK"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir süredir üzerinde çalışılan yasal düzenlemenin yakında TBMM'ye sunulacağı yönündeki açıklamasını da değerlendiren Poyraz, Komisyon üyelerinin söz konusu düzenlemeye ilişkin bilgi sahibi olmadığını öne sürdü.
Poyraz, "Parlamentoda grubu bulunan partilerin bu Komisyon'daki üyelerinin hiçbirinin bu yasal düzenlemeye ilişkin bilgisi yok. Eğer Komisyon üyeleriyle çalışılmıyorsa bu yasa kiminle hazırlanıyor? Kamuya açık kaynaklarda Abdullah Öcalan'ın yasa taslağına onay verdiğine ilişkin PKK yöneticilerinin açıklamaları var. O zaman Cumhurbaşkanlığı makamından yapılan açıklama çerçevesinde bu yasa, Adalet ve Kalkınma Partisi ile İmralı'daki terör hükümlüsü Abdullah Öcalan'ın üzerinde çalıştıkları bir yasa anlamına geliyor. Bu çok basit ve nettir" ifadelerini kullandı.
"BELEDİYE OPERASYONLARININ EKONOMİYE ETKİSİ NEDEN HESAPLANMIYOR?"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın terörün ekonomiye maliyetine ilişkin yaptığı değerlendirmeleri de eleştiren Poyraz, son dönemde belediye başkanlarına yönelik operasyonların ekonomi üzerindeki etkisinin görmezden gelindiğini savundu. Poyraz, "Bir buçuk yıldır seçilmiş belediye başkanları gizli tanık ifadeleriyle gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Türkiye ekonomisinin, borsasının buna ilişkin yaşadığı sonuçlar neden hesaplanmıyor? Her gün bir belediye başkanının gözaltına alınması haberiyle uyanıyoruz" dedi.
"İKTİDAR TUTUKLAMALAR KARŞISINDA TARAFSIZ KALAMIYOR"
Tutuklamalara ilişkin iktidarın tavrını da eleştiren Poyraz, geçmişte açılan soruşturma ve davalarda iktidarın yargı süreçlerini sahiplenen bir tutum sergilediğine dikkati çekerek "İktidar sıralarından hiçbir zaman 'Tutuklamaya sevk eden savcıdır, kararı veren hâkimdir' şeklinde bir itiraz gelmiyor. Çünkü yıllardır açılan her soruşturmayı, her gözaltını ve her tutuklamayı savundular. 'Biz bu davanın savcısıyız' anlayışını benimsediler. Bu nedenle bugün de 'Tutuksuz yargılama esastır' diyemiyorlar" diye konuştu.
AKÇAY: İYİ PARTİ'Yİ HANGİ İRADE KOMİSYONA OTURTMAMIŞTIR?
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, İYİ Partili Poyraz'ın Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'yla ilgili kullandığı "Bir şekilde kurulan bu Komisyona oturtulan partiler" ifadesine atıf yaparak "Bu Komisyonun nasıl kurulduğu, katılan partilerin kendi kurumsal iradeleriyle nasıl katıldıkları kamuoyunda çok açık şekilde bellidir ve bu partiler kendi özgür iradeleriyle katılmıştır ve hiç kimse de bu Komisyon'a oturtulmamıştır. Mefhumu muhalifinden şu soruyu sorma hakkı da doğal olarak bize doğmuştur: Acaba İYİ Partiyi bu Komisyon'a oturtmayan irade nasıl bir iradedir, kim oturtmamıştır" diye sordu.
POYRAZ: İYİ PARTİ'Yİ KOMİSYON MASASINA BÜYÜK TÜRK MİLLETİ OTURTMAMIŞTIR
Söz talebinde bulunan İYİ Partili Poyraz ise "Sayın Erkan Akçay'ın sorusu çok anlamlıydı; teşekkür ediyorum bu anlamlı soru için. Oturtma, silah zoruyla yapılan bir şey değildir, ikna etme, ikna yöntemleri de vardır. Dolayısıyla, ben 'oturtma' kelimesinde bunun nasıl ikna edildiğine ilişkin arka planları bilemem, sadece bu konuya ilişkin okumamı ifade ettim. 'İYİ Partiyi kim oturtmamıştır' diye sorarsa Sayın Erkan Akçay, göğsümü kabartarak, başım dimdik söyleyebilirim: Büyük Türk milleti oturtturmamıştır" yanıtını verdi.
AKÇAY: HARİÇTEN GAZEL OKUYARAK SÜREKLİ ALEYHE PROPAGANDA YAPMAYI DOĞRU BULMUYORUZ
MHP'li Akçay, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na katılan bütün siyasi partilerin de yüce Türk milletinin yekpare temsilcileri olduğunu söyleyerek "Bunu 'Niye katılmadın?' diye bugüne kadar da sorgulamadık ama bu Komisyon faaliyetlerini ve bu süreci, Komisyon'a katılmayarak, affedersiniz, devamlı da hariçten gazel okuyarak da sürekli aleyhe bir propaganda yapmayı da doğru bulmadığımızı ve bir boşa düşmek olduğunu da artık bu gelişmeler karşısında açıkça gördüğümüzü ifade ediyorum" dedi.
İYİ Partili Poyraz, Akçay'ın söylemine yönelik şu ifadelere yer verdi:
- "Elbette siyasi partiler Türk milletini temsil ederler ama Türk milletinin iradesine uygun kararları alıp almama noktasında kendileri bunu müşahede ederler. O konuya ilişkin ben bir ithamda bulunmuyorum. Sadece İYİ Parti'nin kendine oluşturduğu sorumluluk duygusu ve vazife bilincini yani o birinci vazifenin gereğini yapıyoruz.
- Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün o hitabında Türk gençliğine, hepimize yüklediği vazifenin gereğini yapıyoruz. Dolayısıyla İYİ Parti hariçten gazel okumadı. Parlamentoda, Genel Kurul'da, basın açıklamalarında, grup toplantılarında, televizyon programlarında bütün itirazlarını dile getirdi. Yani yankı odalarında başka bir şey duymaya gerek yok; İYİ Parti'nin her sözü Türk milletinin sözüyle eş değerdir."
BELEDİYE OPERASYONLARI TARTIŞMASI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Adan, Genel Kurul'da, gündeme geçmeden önce grup başkanvekillerine yerlerinden söz verdi.
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ile 54 belediye personelinin sabahın erken saatlerinde gözaltına alındığını belirterek, "Artık bu operasyonlar arka arkaya geliyor, hız kesmeden devam ediyor, bunu anlamak mümkün değil" ifadelerini kullandı. Türkiye'de yargının ağır bir meşruiyet krizi içinde olduğunu savunan Türeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin devlet düzeninde yol açtığı en büyük tahribatlardan birinin hukukun ve yargının siyasallaşması olduğunu ileri sürdü.
Yürütme erkinde yaşanan güç yoğunlaşmasının, yargı ile diğer kurumları zayıf ve araçsal bir konuma ittiğini öne süren Türeli, "Bağımsız mahkemelerin olmadığı, hakim güvencesinin HSK'yla ortadan kalktığı bir yargı düzeni bunun en somut örneğidir. Açık olarak söylemeliyim ki hukukiliğinden bağımsız olarak kovuşturmalar, soruşturmalar ve mahkeme kararlarına milletimizin inancı sarsılmıştır" dedi.
Türeli, siyasi saiklerle adil yargılanma ilkesinin ortadan kaldırıldığını söyleyerek, cezai ve hukuki sorumlulukların yanında masum insanların da aynı kapsamda değerlendirilmesinin hukuk devleti yerine polis devletini çağrıştırdığını söyledi. Etimesgut Belediyesi'ne yönelik operasyonun, toplum vicdanında yeni bir yara açtığını belirten Türeli, "Hukuk devletinde elbette her kurum ve kişi yargı denetimine tabidir ancak soruşturmaların siyasi tartışmaların gölgesinde değil, hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde siyasi tartışmalardan uzak, masumiyet karinesi gözetilerek ve tutuksuz yargılama esas alınarak yapılması gereklidir" diye konuştu.
GÜNAYDIN: BAŞSAVCI ATAMALARINDAN YAKLAŞIK BİR AY SONRA BELEDİYE OPERASYONLARI YAPILIYOR
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ile belediye bürokratlarının gözaltına alınmasına tepki göstererek, operasyonların belirli bir "sistematik" içinde yürütüldüğünü savundu.
Günaydın, Erdal Beşikçioğlu ve belediye bürokratlarının gözaltına alınma görüntülerinin kamuoyuna yansıdığını belirterek, "Yapılmaması gereken ne varsa ısrarla yapmaya devam ediyorlar" dedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse'nin Yargıtay üyeliğine atanmasının ardından 12 Haziran 2026'da Aykut Çelik'in Ankara Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevlendirildiğini hatırlatan Günaydın, Çelik'in, Akın Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde yardımcılığı görevini yürüttüğünü, bu atamanın ardından belediyelere yönelik operasyon beklentilerinin dile getirildiğini söyledi.
Gökhan Günaydın, "12 Haziran 2026'da bu atama yapıldı, yalnızca bir ay sonra, 12 Temmuz 2026 tarihinde Çankaya Belediyesine operasyon yapıldı. Bu bir ayı aklınızda tutmanızı rica ediyorum" dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, 2 Ekim 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atanmasının ardından ilk belediye operasyonunun 30 Ekim 2024'te gerçekleştirildiğini belirten Günaydın, "Demek ki başsavcıyı ata, başsavcıyı atadıktan sonra takvime bak, otuz günü say, yirmi sekiz otuz gün sonra bir belediye operasyonunu gör. Vakayı adiye mi bunlar? Siyasetin gereği mi bunlar? Siyaset buraların üzerinden mi dizayn edilecek?" diye konuştu.
ŞAHİN USTA: ŞİKAYET EDEN DE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNAN DA İSNAT EDİLEN SUÇA MUHATAP OLAN DA CHP'DİR
AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta da CHP'li belediyelere yönelik soruşturmalarda, AKP'nin yargı süreçlerinin tarafı olmadığını belirterek, "Defalarca ve her zaman mahkemelerimize ve yargımıza güvendiğimizi ifade ettik. Biz hiçbir zaman taraf değiliz diye bunu açıkça belirttik. Şikayet eden de savcılığa suç duyurusunda bulunan da isnat edilen suça muhatap olan da CHP'dir, biz de süreci takip ediyoruz ve yargının kararlarını izliyoruz dedik" dedi.
CHP'nin yargı süreçlerine yönelik eleştirilerine değinen Usta, "'Yargıdan aklanın, gelin siyasetinizi ve hizmetinizi devam ettirin' diyoruz ancak birileri ne hikmetse sadece CHP'li oldukları için sorgulanamaz, yargılanamaz, hesap veremez anlayışıyla bir ayrıcalık beklemektedir" değerlendirmesini yaptı.
"TARİHİN YANLIŞ TARAFINDA BULUNMAYI TERCİH EDENLERİN SÜRECİ BOZMALARINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ"
"Terörsüz Türkiye" sürecine değinen Usta, Türkiye'nin terörün tamamen gündemden çıkarılması hedefi doğrultusunda önemli bir aşamaya geldiğini belirterek, "Terörsüz Türkiye hedefi herhangi bir siyasi partinin değil, 86 milyonun ortak hedefidir. Bu süreç, milletimizin huzuru, çocuklarımızın güvenliği ve ülkemizin geleceği için yürütülen milli bir devlet politikasıdır" ifadelerini kullandı.
Usta, sürecin hassasiyetine dikkati çekerek, Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısı, bayrağı, vatanı ve milletin bölünmez bütünlüğünün tartışma konusu olmadığını vurguladı. Sürecin, şehitlerin hatırasına ve gazilerin fedakarlıklarına gölge düşürmeyi değil, onların uğruna mücadele ettiği huzurlu ve güvenli Türkiye idealini kalıcı hale getirmeyi amaçladığını belirten Usta, "İnanıyorum ki Türkiye Yüzyılı'nı, terörün değil huzurun, korkunun değil, güvenin, çatışmanın değil, kardeşliğin yüzyılı yapacağız. Tarihin yanlış tarafında bulunmayı tercih edenlerin, siyasi polemikleri ve hesaplarıyla bu süreci bozmalarına da müsaade etmeyeceğiz. Bu sürecin tam olarak sahibi de milletin tam kendi iradesidir" şeklinde konuştu.