İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilen ve hakkında yasal sürecin devam ettiği Meslek Fabrikası'nın tahliyesi için verilen iki haftalık süre bugün sona erdi.

Tahliye süresinin sona ermesinin ardından sabah saatlerinde Meslek Fabrikası’na polis ekipleri tarafından binaya giriş ve çıkışlar kapatıldı.

İzmir'de tarihi nöbet - Resim : 1

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi nedeniyle sabah saatlerinde giriş ve çıkışları polis tarafından kapatılan Meslek Fabrikası önünde nöbet devam ederken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay nöbete devam ediyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da vatandaşlarla birlikte Meslek Fabrikası önünde nöbet tutmaya başladı.

Polisin birden fazla kez biber gazıyla müdahale ettiği alanda nöbete ilçe belediye başkanları da destek geldi.

"EKREM BAŞKAN DEMİŞTİ..."

Nöbete destek veren isimlerden Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, “Üzücü olan şu, bugün aklıma şöyle bir konuşma geldi, Ekrem Başkanımızın diplomasının iptal davası açıldığı süreçte sayın Ekrem İmamoğlu çok önemli bir şey söylemişti demişti ki: Bugün benim alnımın akıyla aldığı diplomaya konanlar, iptal ettirmeye çalışanlar yarın gün gelecek tapularınıza el koyacaklar, sizin mülklerinize el koyacaklar. İzmir meslek fabrikamız bizlere İzmir halkına, İzmir yerel yönetimlerine, bu ülkenin kurucu önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasını taşıyan bir karar doğrultusunda yerel yönetime devredilmişti” dedi.

Denizli konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Bugün burada gördüğümüz bu görüntü sadece üzücü değil ama Türkiye’nin özellikle mülkiyetine Türkiye’nin bugün sahip olduğu, vatandaşlarının sahip olduğu tüm haklarına karşı açıkça uygulanan bir tehdittir.

Bugün burada meslek fabrikasını alanlar yarın çok rahat bir şekilde gelip yerel yönetimlerin arsalarına, belediyemize ait, kendi yerellerimize ait mallarımıza istedikleri gibi el koyabilecekler anlamına geliyor. Bu, bugün yerelle başlar yarın vatandaşların kendi kişisel mallarına el koymaya kadar gidebilecek bir uygulama. Dolayısıyla bizler bugün burada yalnızca kanuni haklarımız doğrultusunda bir cevap arayışı içerisindeyiz.

"ÇADIRLARA, SICAK ÇORBA SERVİSİNE MÜDAHALE EDİLMEK İSTENDİ"

Sabahtan beri hiçbir şekilde polise yönelik bir mukavemet, hiçbir zaman saygısızlık çerçevesini aşmayan, tamamen anlamaya çalıştığımız tartışmalar. Bize diyorlar ki, ‘İzmir Büyükşehir belediyemizin gece soğuk olduğu için buraya kurduğu çay ve çorba servis ettiği İzmir belediyesine ait bir yeşil alandan çadırları müdahale edip kaldıracağız.’ Sorum basitti. Hangi gerekçeyle olduğumu sordum. Çok basit bir soru. ‘Bana bir mahkeme kararı gösterebiliyor musunuz, hariç alınmış bir karar gösterebiliyor musunuz, hangi karar doğrultusunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sıcak çay, çorba servisi yaptığı bir çadırı kaldıracaksınız?’ dedim.

Sorum çok basit. Çünkü bizler bugün hukuku, kanunları, yasaları yok sayarsak yarın öbür gün bu ülkede gerçekten hukuki bir kaostan başka bir şeyden bahsetmeme ihtimalimiz kalıyor. Dolayısıyla bizim burada arayışında olduğumuz şey makul, yasayla uyumlu, anayasamıza uyumlu cevaplar, bu kadar. Günün sonunda burası İzmir halkına uzun yıllardır meslek edindirme kurslarının olduğu, binlerce İzmirli yurttaşımızın gelip buradan gerçekten topluma fayda sağlayacak hizmetler üretmesi…

"BİZ BURADAYIZ, NÖBETTEYİZ"

Mesela ben bilmiyordum pandemide bu meslek fabrikası maske üretiminde kullanılmış ve bu fabrikada üretilen binlerce maske kamu çalışanlarına dağıtılmış. Dolayısıyla İzmir halkının kullanımına, vatandaşa, kamuya açık olan bir alanı alıp geçersiz bir mahkeme kararını karşımıza koyup sonrasında da ‘Burası artık sizin değil, bunlarındır’ demek gerçekten İzmir halkına ihanet.

Dolayısıyla biz burada çok net cevap arayışı içindeyiz. Ben bugün polis amiriyle konuşurken de aynı şeyi söyledim. İçlerinden bir tane polis arkadaşımız ‘Almayın şunları şuraya’ dedi bizim için. Ben de ‘Bakın, söylediğiniz şey kanunsuz. Devletin seçilmiş belediye başkanıyla devletin polisini karşı karşıya getirecek sözler sarf etmeyin.

O arkadaşlar da bizim, biz de bu ülkenin seçilmiş belediye başkanlarıyız. Dolayısıyla zaten kanunsuz iş yapacak olan bizler değiliz. Sizler de kanunsuz emirler vermeyin’ dedim. Niyetimiz belli, niyetimiz hiç kötü değil. Biz sadece İzmir halkına ait olan bu meslek fabrikasının yine İzmir halkı tarafından kullanıma açık olmasını istiyoruz. Burada gece saatlerinde bir müdahale hazırlığında olduğunu söylediler. Biz buradayız, nöbetteyiz. İzmir halkının malına İzmir halkı adına sahip çıkmaya devam edeceğiz.”

“ÖNCE KÜÇÜK BİR YERDEN BAŞLIYORLAR”

Alana gelip nöbete destek veren Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, ilçesinde yaşadığı benzer ‘el koyma’ örnekleri olduğunu hatırlatarak ‘mücadele mesajı verdi.

İktidarın ‘el koyma’ işlemlerine küçük ilçelerden başlayarak giderek büyüttüğünü söyleyen Sengel, şu ifadeleri kullandı:

“Meryem Ana Otoparkı nöbeti de bundan iki yıl önce bir direnişle birlikte başladı ve oradan Efes Selçuk Belediyesi’ni tahliye ettiler. Sonrasında Efes Alt Kapı Otoparkı’ndan tahliye ettiler. Ne yazık ki iktidar mensuplarının yaptığı şey bu. Önce küçük bir yerden başlıyorlar, oradaki direnç dahilinde bakıyorlar ve bir adım daha öteye gidiyorlar. Bunun üzerine de şu anda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetinde olan Meslek Fabrikası’nın önündeyiz.

Burada Cemil Başkan bir direniş başlattı ve ‘Burası bize geri verilene kadar biz buradayız’ dedi. Ne yazık ki küçük yerlerden başlayıp daha sonrasında el artırarak daha büyük yerlere, sonrasında bunu yasal altyapılar yaparak bir yerlere getirmeye çalışıyorlar. Bu çok üzücü. Bizler buradayız, direniyoruz. Bizim bu mekânların her birisi için direnişimizin tek bir sebebi var.

O da halkın olanın halkta kalmaya devam etmesi. Eğer biz seçilmişlersek biz, halk adına burada bir direniş gerçekleştiriyoruz. İnanılmaz büyük bir güçle, inanılmaz büyük bir kararlılıkla hep beraber buradayız. Şu unutulmasın ki ne yazık ki önce sarı öküzü alıyorlar ve sonrasında işi daha da büyütüyorlar. Ama biz şunu biliyoruz: Bu halk yılmaz, kendine ait olan için çaba sarf eder ve göreceksiniz bu direniş halka halka büyüyecek.

“ORANTISIZ GÜÇLE KARŞI KARŞIYA KALINMASI KABUL EDİLEMEZ”

Gün içerisinde yaşanan polis müdahalelerine de değinen Sengel, şunları söyledi:

“Efes Alt Kapı Otoparkı’nda yürütmeyi durdurma kararı alıp yapılmış olan pazarlık usulüyle olan ihalenin hiç kimseye haber verilmeden ve ilanı yapılmadan oluşturulan şartnameden dolayı bir yürütmeyi durdurma kararı aldık. Ancak yürütmeyi durdurma kararını uygulamıyorlar. Hâlihazırda Meslek Fabrikası için de bir yargı süreci devam ediyor.

Bu devam ederken ne yazık ki apar topar bir tahliye ile karşı karşıya kalındı. Ve o yetmezmiş gibi mevcut olan durumdaki bu orantısız güç ki buradakilerin hepsi seçilmiş insanlar. Burada var olan insanların tek yapmak istedikleri şey bir pankart asmakken, karşılarında yaş almış insanlar, gençler varken biber gazının sıkılması, o arbedenin içerisinde kalmaları ne buradaki emniyet güçlerinin istediği bir şey olduğuna inanıyoruz ne de halkın istediği bir şey.

Sadece halk hak aramasını ifade etmek istiyor. Bu en temel en anayasal hakkımız olmasına rağmen bunun orantısız güçle karşı karşıya kalınması kabul edilebilecek bir gerçek değil. Buradaki insanların hepsi vatanını, milletini çok seven, bu ülkeyi çok seven, bu ili çok seven ve İzmir’imize ait olan değerlere sahip çıkmaya çalışan vatandaşlar, yurttaşlar. Buradaki bütün kitle kendine ait olana sahip çıktığı için, anayasal hakkını kullandığı için bu şekilde bir güçle, bu şekilde bir dirençle karşılaşmaması gerekiyor.”