Diyanet İşleri Başkanlığı, 2015 yılında Haydarpaşa Garı’nın da yer aldığı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nda İSKİ arıtma tesisi alanı olarak görünen, fiilen ise otopark olarak kullanılan Moda Sahili’ndeki dolgu alanına cami yapılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvuruda bulundu.

Hazırlanan projede cami, şadırvan ve hizmet birimleri için 11 bin 232 metrekare taban oturumlu, toplam 33 bin 559 metrekarelik inşaat alanı öngörüldü. Proje kapsamında ayrıca üç bodrum katlı, bin 242 araç kapasiteli bir yeraltı otoparkı planlandı.

BELEDİYEDEN DAVA, MAHKEMEDEN İPTAL KARARI

Kadıköy Belediyesi’nin açtığı ve TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin müdahil olduğu davada, İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nde Kadıköy ilçesi rıhtım mevkiinde bulunan dolgu alanı üzerinde yapılması planlanan cami, şadırvan, kültür merkezi ve diğer hizmetler yapısı ile tescil dışı alanda kalan yer altı otoparkı yapısına ilişkin sunulan projenin uygulamasında 2863 sayılı yasa açısından sakınca olmadığına ilişkin İstanbul 5 numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’nun 09.11.2017 tarih ve 4963 sayılı kararı ve ekinde yer alan projenin hukuka aykırılığı ileri sürüldü.

Projenin iptali için dava açılan mahkemenin 30 Nisan 2025 tarihinde Kültür Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 420,702 sayılı ilke kararları ve 2863 sayılı kanuna uygun şekilde projelendirilmediği gerekçesi ile dava konusu işlemin iptal edildiği görüldü. Kararın gerekçesinde bilirkişi raporları belirleyici oldu.

İSTİNAF KARARI VE DANIŞTAY SÜRECİ

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesi, 15 Aralık 2025 tarihli kararıyla dosyada yer alan bilimsel bilirkişi raporunu dikkate almayarak ilk derece mahkemesinin iptal kararını kaldırıp davanın reddine hükmetti. Bu karar üzerine Kadıköy Belediyesi, 20 Ocak 2026 tarihinde Danıştay’a temyiz başvurusunda bulundu.

Kadıköy Belediyesi’nin Danıştay’a sunduğu temyiz dilekçesinde, dolgu alanında planlanan cami, kültür merkezi, şadırvan ve yer altı otoparkı projelerinin birden fazla mevzuata aykırılık içerdiği vurgulandı. Özellikle üç bodrum katlı ve 1242 araç kapasiteli yer altı otoparkının, 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı bulunmayan plansız bir alanda yer almasının, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na aykırı olduğu ifade edildi.

Dilekçede istinaf kararında yer alan "proje fonksiyonlarının imar planlarına uygun olduğu" yönündeki değerlendirmeye de itiraz edildi. Cami projesi kapsamında gösterilen bazı alanların plan sınırları dışında kaldığı, Kentsel Sit Alanı içinde bulunan tescilli yapı ve ağaçlara ilişkin herhangi bir uygulama imar planının bulunmadığı vurgulandı.

Belediye, Kıyı Kanunu uyarınca dolgu alanlarında yapılaşmanın toplam emsal alanın yüzde 5’i ile sınırlandırılması gerektiğini anımsatırken, proje alanının İBB Mikro Bölgeleme Projesi’nde "Ağır Önlemler Gerektiren Alan" olarak tanımlandığına dikkat çekti. Ayrıca ilk derece mahkemesinin iptal kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporlarında bu teknik ve bilimsel tespitlerin açıkça yer aldığı, ancak istinaf kararında bu değerlendirmelerin büyük ölçüde göz ardı edildiği ifade edildi.

Başvuruda, yer altı otoparkı ve cami fonksiyonlarının Kadıköy Meydanı’ndaki trafik yoğunluğunu artıracağı, Kentsel Sit Alanı ile etkileşim-geçiş sahasının bütüncül planlama ilkelerine uygun biçimde ele alınmadığı belirtildi. Kadıköy Belediyesi, söz konusu düzenlemelerin ilgili koruma mevzuatı ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ile de çeliştiğini kaydederek Danıştay’dan istinaf kararının bozulmasını ve dava konusu işlemlerin iptalini talep etti.

"KORUMA MEVZUATINA VE BİLİMSEL VERİLERE UYGUN OLMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR"

Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Danıştay’a yapılan temyiz başvurusuna ilişkin değerlendirmesinde, sürecin hukuki ve teknik boyutlarıyla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Kadıköy Rıhtım’ın tarihi, kültürel ve doğal özellikleri nedeniyle özel bir hassasiyet taşıdığına dikkat çeken Kösedağı, "Bu bölgede yapılacak her türlü düzenlemenin, mevcut planlara, koruma mevzuatına ve bilimsel verilere uygun olması büyük önem taşıyor. Belediyemizin yaklaşımı da bu çerçevede şekillenmektedir" dedi.

Projede yer alan cami ve yer altı otoparkı işlevlerinin, Kadıköy Meydanı ve çevresinde hâlihazırda yüksek olan yaya ve araç trafiğini daha da artıracağına işaret eden Başkan Kösedağı, bölgede yoğunluk artışının ulaşım, güvenlik açısından yeni sorunlar doğurabileceğini söyledi. Kösedağı, cami yapılması planlanan alanın yürüme mesafesinde birden fazla cami olduğunu ve Kadıköylülerden bu konuda herhangi bir talep gelmediğini ifade etti.

İlk derece mahkemesinin iptal kararına dayanak olan bilirkişi raporlarının bilimsel ve teknik veriler içerdiğini hatırlatan Kösedağı, "Bu raporların istinaf aşamasında yeterince dikkate alınmamasını eksiklik olarak değerlendiriyoruz. Hukuki süreci Danıştay’da da sürdüreceğiz. Kadıköy’ün kıyılarının, meydanlarının yapılaşmaya açılmaması için gereken tüm adımları atmaya devam edeceğiz" diye konuştu.