NİSANUR YILDIRIM / NEFES
Anayasa Mahkemesi (AYM), yoksulluk nafakasının süresiz uygulanmasına imkan tanıyan düzenlemeyi 4 Haziran’da iptal etti. Kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırılarda yeni perde olan iptal kararı dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Boşandıktan sonra yoksulluğa düşecek olan tarafa bağlanan yoksulluk nafakası, düzenleme iptal edilene kadar süresiz olarak veriliyordu. EŞİK Platformu’nun araştırmasına göre ortalama yoksulluk nafakası 1.179 TL. Yani kamuoyunda iddia edildiğinin aksine kadınlara ödenen nafaka, herhangi bir gideri karşılayacak tutarda bile değil. Nafaka süresiz bağlanıyordu ama Medeni Kanun’un 176. maddesinde belirtilen koşullarda kesilebiliyordu. Bu koşullar, yeniden evlenme ve yoksulluğun ortadan kalkması.
YENİ FORMÜLLER ARANIYOR
AYM’nin iptal kararı nedeniyle nafakaya ilişkin TBMM’de düzenleme yapılması gerekiyor. Yeni düzenlemelerin 13. Yargı Paketine eklenerek 1 Ekim’de açılacak TBMM’nin gündemine gelmesi bekleniyor. Edinilen bilgilere göre nafaka süresinin ne kadar devam edeceğine hakim karar verecek. Hakim bunun için tarafların ekonomik koşullarını ve boşanmada ne ölçüde kusurlu olduklarını değerlendirecek. Nafaka alan kadının çalışamayacak durumda olması ve başka gelirinin bulunmaması halinde uzun süreli nafakaya hükmedilebilecek. Evliliğin ne kadar sürdüğü de kararda etkili olacak. Üzerinde çalışılan formüllerden biri, nafakanın evlilik süresinin yarısı kadar ödenmesini öngörüyor. Bir yıldan kısa süren evliliklerde ise nafakanın en fazla beş yıl devam etmesi seçeneği değerlendiriliyor.
Çocukları için nafaka ödemek istemiyorlar

EŞİK Platformu’ndan avukat Hülya Gülbahar, “Nafakaya itiraz eden erkeklerin ezici çoğunluğu çocuk için nafaka ödemek istemeyen erkekler. Çocuklara kadınlar baktığı için onlar üzerinden verilen paraları bilinçli olarak saptırıp kadına ödenen nafaka gibi yansıtıyorlar. Birçok kadın ağır şiddet tehdidi altında olduğu için nafakayı talep bile etmiyor. Yeni kanunda, boşanan kadınların çocuklarına kimin bakacağı sorusunun cevabını vermeden, kadınların yoksulluk nafakasının süresi tartışılamaz. Çocuklara bakmak için babaların da sorumluluk alması gerekiyor. ‘Benim karım evde oturup, çocuğuma bakacak’ klişesini hayata geçirmeye çalışan, kadının emeğini sömüren erkeklerin bunun bedelini ödemesi gerekiyor. Zaten kadın çalışmaya başladığında nafaka kesiliyor. Kadınlara iş vermeyeceksiniz, çocuklara kreş sağlamayacaksınız. Sonra çocukların bakıcısı ilan ettiğiniz kadınlara nafaka da ödemeyeceksiniz. Bu durum kadınları çok yönlü bir yoksulluğun içine itmektir” dedi.
Erkekler değil, kadınlar mağduriyet yaşayacak

Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneğinden avukat Hediye Gökçe Baykal, nafakada erkeklerin değil kadınların mağduriyetinden bahsetmek gerektiğini vurgulayarak, “Nafaka oranları çok düşük. Bir kadının bununla hayatını devam ettirmesi ya da güvenerek başka işte çalışmaması çok zor. 28 bin lira asgari ücret alan kişiye zaten 20 bin lira nafaka çıkmıyor” dedi. Yeni düzenlemenin de kadın ve insan haklarına aykırı olacağını öngören Baykal, “Kadınların daha çok mağdur olacağını düşünüyoruz. Türkiye’de erken yaşta evlendirilen ve çalışma hayatından uzaklaştırılan kadınlar var. İş Kanunumuzda şöyle bir madde var. Kadın evlendikten sonra bir yıl içerisinde sözleşmesini feshederse tazminat alıyor. Çalışan kadına bile hak adı altında evde oturmaya ve çalışma hayatından uzaklaştırmaya yönelik düzenlememiz var. Bu kadınların boşanma sonrası tekrar bir hayat kurması gerçekten çok zor. Yoksulluk nafakası bu yüzden çok elzem” diye konuştu.