Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in de bulunduğu 59 kişi gözaltına alındı. Soruşturmanın belediyelerdeki ihale ve doğrudan temin işlemlerine ilişkin olduğu bildirildi.

Operasyonun ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Seçer’in gözaltına alınma biçimine tepki gösterdi.

“VAHAP SEÇER KAÇACAK MIYDI?”

Kılıçdaroğlu, açıklamasında Seçer’in seçilmiş bir belediye başkanı olduğunu hatırlatarak sabah saatlerinde evine operasyon düzenlenmesini eleştirdi.

Seçer’in kaçma şüphesi bulunmadığını savunan Kılıçdaroğlu, kendisinin ifadeye çağrılması halinde adliyeye gidebileceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu açıklamasında, “Vahap Seçer kaçacak mıydı? Çağırsanız ifadeye gelmeyecek miydi? Nedir bu şafak baskınları?” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından öne çıkanlar şöyle oldu:

"Vahap Seçer…

Mersinlilerin yüzde 60’ının oyuyla seçilmiş bir Büyükşehir Belediye Başkanı.

Milyonlarca vatandaşın iradesiyle seçilmiş, Mersin’de farklı siyasi görüşlerden insanların oyunu almış bir isim.

Bu sabah ne yaptılar?

Evine şafak vakti operasyon yaptılar, gözaltına aldılar.

Soruyorum:

Vahap Seçer kaçacak mıydı?

Çağırsanız ifadeye gelmeyecek miydi?

Nedir bu şafak baskınları?

CHP’liysen ifadeye çağrılmak yok. Sabahın karanlığında kapına polis dayanacak, gözaltına alınacaksın.

Ama iktidarın çevresindeysen başka bir hukuk var.

Haftalardır Türkiye tarihinin en büyük fon skandallarından birini konuşuyoruz.

Yüz binlerce vatandaşın parası fonlarda kilitlendi. Milyarlarca liralık işlemler ortaya çıktı.

AK Partili genel başkan yardımcılarının, eski bakanların ve iktidara yakın isimlerin ailelerinin adları bu dosyalarda geçiyor.

Fon skandalının en kritik koltuklarında kimlerin oğullarının, kimlerin damatlarının oturduğu ortaya çıkıyor.

İki soru soran var mı?

Yok.

Savcı çağırıyor mu?

Yok.

Gece yarısı savcılık kararlarıyla, AK Partili bir genel başkan yardımcısının oğlunun mal varlığı üzerindeki tedbir kaldırılıyor.

Bunları haber yapan gazetecilere ne yapılıyor?

Erişim engeli.

Haberleri yasakla, gazetecilerin hesaplarını kapat, fon skandalını örtbas et.

Yetmedi mi?

Gündemi değiştir.

Her sabah, milyonlarca vatandaşın desteğini almış bir başka CHP’li belediye başkanının kapısına polisi gönder.

Şafak baskını yap.

Gözaltına al.

Türkiye fon skandalını konuşmasın. Yüz binlerce insanın parasının nasıl kilitlendiğini konuşmasın. İktidara yakın ailelerin bu işlerin neresinde olduğunu sormasın.

Ama Vahap Seçer’e şafak operasyonu yap!

Bu nedir Allah aşkına?

Adalet bunun neresinde?

Hukuk bunun neresinde?

Bir tarafta, iktidara yakınsan dokunulmazlık; diğer tarafta, muhalifsen sabahın karanlığında gözaltı.

Bunun adı hukuk devleti değildir.

Bunun adı adalet değildir.

Bu mesele artık yalnızca CHP’nin meselesi değildir.

Bu mesele yalnızca Vahap Seçer’in meselesi değildir.

Bu, artık Türkiye’nin beka sorunudur.

Çünkü adaletin olmadığı yerde devlet ayakta kalamaz. Hukukun kişiye, partiye, soyadına göre uygulandığı bir ülkede hiç kimse kendisini güvende hissedemez.

Bir ülke böyle yönetilemez.

Türkiye böyle yönetilemez"

MERSİN OPERASYONUNDA 59 KİŞİ GÖZALTINDA

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 1 Ekim sabahı Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir ve Mezitli belediyelerine eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda 59 şüpheli gözaltına alınırken belediye binaları ve bazı adreslerde aramalar gerçekleştirildi. Soruşturma kapsamında Mersin Büyükşehir Belediyesi'ndeki 13 ihale ile 63 doğrudan temin alımının incelendiği ve toplam 330 milyon 945 bin liralık kamu zararı tespit edildiğinin belirtildiği bildirildi. Bu rakam soruşturma kapsamında yapılan tespit olarak aktarılırken, adli süreç henüz devam ediyor.