İstanbul’da kiralık konut bulmak her geçen gün daha da zorlaşırken, ev sahiplerinin kiracılardan talep ettiği şartlar da ağırlaşıyor. Bazı mal sahipleri, adaylardan maaş bilgisi, meslek, çalıştığı şirket, işe başlama tarihi, otomobil markası ve eski ev sahibinin referansı gibi çok sayıda bilgiyi içeren formlar doldurmalarını istiyor. Evi kiralamak isteyenler, adeta bir işe alım sürecini andıran değerlendirmeden geçiyor.
Kiralık konut piyasasında yaşanan gelişmelere göre, İstanbul’da ev arayan bazı vatandaşlar, beğendikleri bir daireyi kiralamak istediklerinde beklemedikleri bir süreçle karşı karşıya kalıyor. Konutu tutmaya hazır olduğunu belirten kiracı adayı, sözleşme aşamasına geçmeden önce kendisine verilen ayrıntılı bir formu doldurmak zorunda kalıyor.
Bu formlarda adaylardan önceki ev sahibinin adı ve telefon numarasının yanı sıra aylık maaşı, mevcut iş yerinde ne kadar süredir çalıştığı, mesleği, evde kaç kişinin yaşayacağı, kullandığı otomobilin markası, evcil hayvan besleyip beslemediği ve TC kimlik numarası gibi bilgiler talep ediliyor. Aynı daireyi kiralamak isteyen başka adaylara da benzer formların verildiği, hatta bazı durumlarda aynı gün içinde beş kişinin daha bu sürece dahil edildiği belirtiliyor.
Ortaya çıkan tablo, kiralık konut sürecinin giderek bir mülakat ve değerlendirme aşamasına dönüştüğünü gösteriyor. Formda istenen kriterleri karşılayan ve ev sahibinin değerlendirmesinden geçen adayın konutu kiralama hakkını elde ettiği, bu sürecin ise yaklaşık 10 gün sürdüğü ifade ediliyor.
BİRÇOK EMLAKÇIDA ARTIK KEFİL DE İSTENİYOR
Kiralık konut talebinin güçlü olması, ev sahiplerinin kiracı seçiminde daha fazla güvence aramasına neden oluyor. Emlak sektörünün temsilcileri, geçmişte yaşanan ödeme sorunları ve kiracıyla ilgili olumsuz deneyimlerin mal sahiplerini daha seçici davranmaya yönelttiğini belirtiyor.
Emlak danışmanlarından edinilen bilgilere göre, bazı ev sahipleri yalnızca kira gelirleriyle yaşamını sürdürüyor. Bunun yanında bazı kiracıların da konutu kiraladıktan birkaç ay sonra ekonomik sorunlar nedeniyle kira ödemelerinde güçlük yaşayabildiği belirtiliyor.
Bu nedenle mal sahipleri, evi kiraya vermeden önce çeşitli güvenceler talep ediyor. Kiracının düzenli bir gelirinin ve sigortalı bir işinin bulunması öncelikli kriterler arasında yer alıyor. İnsan kaynakları birimlerinden alınan ve çalışanın hangi tarihten itibaren şirkette görev yaptığını gösteren antetli yazılar, maaş bordrosu ve kefil de artık sık istenen belgeler arasında bulunuyor.
“Bir çok emlakçıda artık kefil isteniyor” diyen sektör temsilcileri, kefilden de gelir durumunu ve iş geçmişini belgeleyen evraklar talep edildiğine dikkat çekiyor. Buna göre kefilin mevcut iş yerinde ne kadar süredir çalıştığı ve aylık gelirinin ne olduğu da kiralama sürecinde önem taşıyor.
YASAL OLARAK MÜMKÜN ANCAK ETİK DEĞİL
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Başkanı Avukat Bülent Deniz, kiracı adaylarından kişisel bilgileri de içeren ayrıntılı formlar istenmesiyle ilgili değerlendirmesinde, mal sahibinin böyle bir form hazırlamasının hukuken mümkün olduğunu belirtiyor. Ancak formlarda yer alan bilgilerin kişisel veri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Deniz, uygulamanın etik açıdan sorunlu olduğunu ifade ediyor.
“Ancak bir parantez açalım, O formdaki kişisel bilgiler olduğu için kişisel verilerin korunması yasasına tabi olmalı. Fakat etik olarak da güzel değil. Ancak etik olmasa da maalesef arz talebin dengesizliği böyle bir duruma yol açıyor” açıklamasında bulundu.
Deniz, ev sahiplerinin hazırladığı formlarda ayrımcılık yasağı açısından da dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Kiracı seçiminde kişilerin medeni durumuna, öğrenci olup olmamasına veya benzeri kişisel özelliklerine göre ayrım yapılmasının hukuki sorun doğurabileceğine işaret eden Deniz, “Ayrımcılık yasağına takılmamak şartıyla. Mesela ‘bekara ev verilmez’, ‘öğrenciye kiralanmaz’ şeklinde bir ayrımcılık yapmamak kaydıyla böyle bir form istenebilir” dedi.
Bazı ev sahiplerinin kiracı adaylarından Findeks raporu da istediği belirtiliyor. Söz konusu raporun, adayın mali geçmişi ve ödeme alışkanlıkları hakkında fikir vermesi nedeniyle kiralama kararında etkili olduğu ifade ediliyor.
ZEYTİNBURNU, FATİH VE GÜNGÖREN’DE KİRALIK ARAYIŞI ARTTI
İstanbul’da kiralık konut sıkıntısının bazı bölgelerde kentsel dönüşüm nedeniyle daha da belirgin hale geldiği belirtiliyor. Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, özellikle Avrupa Yakası’nda devam eden kentsel dönüşüm projelerinin kiralık konut talebini farklı ilçelere taşıdığını söylüyor.
Kentsel dönüşüm nedeniyle evlerinden ayrılmak zorunda kalan kişilerin, kiralık konut bulmak için çevre semtlere yöneldiğine dikkat çeken Deniz, İstanbul’un bazı bölgelerinde boş kiralık konut bulmanın neredeyse imkansız hale geldiğini ifade ediyor.
“İstanbul'da belirli semtlerde adeta bir boş kulübe bulmak artık imkansız hale geldi. Avrupa yakasında Fatih, Güngören, Merter gibi bir çok yerde kentsel dönüşüm çalışmaları yürütülüyor.
Dolayısıyla burada yaşayan insanlar, ister kiracı olsun ister ev sahibi, başka bir semtte kiralık eve çıkmak durumundalar. Dolayısıyla İstanbul'un diğer semtlerinde de kiralık için yığılmalar başladı. Şu anda Zeytinburnu’nda, Fatih’te Güngören bölgesinde kiralık konut arayışları oldukça fazla” değerlendirmesinde bulundu.
Kentsel dönüşümün yanı sıra yüksek kiralar ve sınırlı konut arzının da kiralık ev arayanların karşılaştığı sorunları büyüttüğü belirtiliyor. Talebin yoğunlaşması ise ev sahiplerinin kiracı seçiminde daha fazla kriter belirlemesine zemin hazırlıyor.
DEVLET MEMURLARI EL ÜSTÜNDE TUTULUYOR
Sektör temsilcilerine göre, ev sahiplerinin kiracı adaylarından giderek daha fazla belge ve güvence istemesinin temelinde kira ödemelerinin düzenli yapılacağına dair güvence arayışı bulunuyor. Özellikle tek bir konutu bulunan ve bu konuttan elde ettiği kira geliriyle geçimini sağlayan mal sahiplerinin, kiracının ödeme gücünü önceden görmek istediği belirtiliyor.
“Sadece bir evi olan ve o kira geliriyle geçinen mal sahipleri geçim kaygısına düşmemek için güvenli kiracılar arıyor. Acaba kirayı ödeyebilir mi kaygısını kırmak için artık bu tür bilgiler isteniyor. Çünkü yaşanan bazı olumsuz örnekler ev sahiplerini tedirgin ediyor” diye özetledi.
Kiralama sürecinde talep edilen belgeler arasında tahliye taahhütnamesi de bulunuyor. Kiranın zamanında ve düzenli ödenmesinin mal sahipleri açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken sektör temsilcileri, gelir güvencesi yüksek görülen kişilerin daha avantajlı konuma geldiğini belirtiyor.
Bu noktada kamu çalışanlarının da ev sahipleri tarafından daha güvenilir kiracı adayı olarak değerlendirildiği ifade ediliyor. Sektör temsilcileri, düzenli maaş ve iş güvencesi nedeniyle devlet memurlarının kiralık konut piyasasında öne çıktığını belirterek, “Kiralamalarda şimdi devlet memuru olanlar el üstünde tutuluyor” yorumunu yaptı
Emekli ve çalışanın maaş kaderini belirleyecek açıklama: TÜİK başka ENAG başka dediEkonomi