ÖZGÜR CEBE / NEFES
Diyarbakır’da alkollü bir eğlence mekanında konsomatrislik yapan Kübra İ. bulunduğu evin 4. katından atladı.
Ağır yaralanan kadın, ticaretle uğraşan evdeki iş insanı sevgilisi Kadir E. tarafından hastane yerine geri eve çıkarıldı. Kanepeye uzanan kadın bir süre sonra hayatını kaybedince eve gelen polis ekipleri şüpheli ölümle ilgili Kadir E.’yi gözaltına aldı.
Tutuklanan adam hakkında “İhmali davranışla kasten adam öldürmek” suçundan dava açıldı. Mahkeme, sanığın beraatıyla birlikte tahliyesine karar verdi. Bölge İstinaf Mahkemesi mahkeme kararını onadı. Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı ise kadının ailesi Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulundu.
Diyarbakır’ın Kayapınar İlçesi Talaytepe mahallesindeki lüks bir sitede evli bir çocuk babası 40 yaşındaki Kadir E. barlarda konsomatrislik yapan 27 yaşındaki Kübra İ. ile gönül ilişkisi yaşamaya başladı. İkili bir süre sonra aynı evde 2,5 yıllık birliktelik yaşadı.
AMBULANSI ARAYACAĞINA GERİ EVE ÇIKARDI
Olay günü sabah erken saatlerde Kübra bulundukları evin 4. Katındaki balkonundan atlayarak intihar girişiminde bulundu.
Bunu gören Kadir hemen aşağıya inerek '”Canım sen ne yaptın kendine?” dedi. Kübra’nın da “Ben iyiyim, yukarı çıkar beni” demesi üzerine Kadir E. olay yerine gelen iki kişiyle birlikte Kübra’yı yürüterek asansörle 4. Kata geri çıkardı.
Olay yerindeki diğer kişilerin “Ambulans çağıralım” demesine rağmen Kadir’in, “Ambulansı ben arayacağım. Üstü çamur olmuş, üzerini değiştireyim sonra ben doktora götüreceğim” diyerek ambulansı aramadı. Kadını eve çıkardıktan sonra tuvalete götüren, ardından üzerini değiştirip yatağa yatırıp başında bekleyen Kadir E. Kübra’nın bilincini kontrol etmek için onunla diyalog kurdu, ancak 2 saat geçmesine rağmen doktora götürmediği gibi ambulansı da aramadı.
YÜZÜNÜN RENGİ DEĞİŞİP BİLİNCİ KAPANINCA KAÇTI
İlerleyen saatlerde Kübra’nın yüzünün renginin değişmesi ve bilincinin kapanması üzerine panikleyen Kadir telaşla acil çağrı merkezini arayıp yardım istedi.
Ardından kadının öldüğünü anlayınca evi terk edip şahsi aracıyla olay yerinden kaçtı. Eve gelen polis ve sağlık ekipleri kadının yatakta öldüğünü belirledi.
Otopsi raporunda kadının 2.63 promil alkollü olduğu ortaya çıktı. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun düzenlediği kesin ölüm raporunda ise Kübra’nın genel beden travmasına bağlı kot kırıklarına bağlı iç organ parçalanması sonucu iç kanamadan öldüğü belirlendi.
Barlarda konsomatrislik yaptığı için her gece işi gereği yoğun miktarda alkol alan Kübra, Kadir ile tanıştıktan sonra hayatın getirdiği psikolojik sorunlar nedeniyle Kadir’den sürekli yanında olmasını ve kendini terk etmeyip destek olmasını istedi.
EV AÇTI AİLESİNE VE KENDİSİNE MADDİ DESTEKLE BULUNDU
Olay gününün gecesinde sabah 04.00’e kadar konsomatrislik yaparak yoğun alkol alan Kübra’ya olan duyguları nedeniyle ona ve ailesine maddi desteklerde bulunan sevgilisi Kadir, Ankara'daki evini de kira bedeli almaksızın Kübra’nın ailesine verdi.
Kübra'ya da olayın gerçekleştiği adresteki evi tutarak birlikte yaşadı. Ancak bu durumdan Kadir’in resmi nikâhlı eşi ile ailesinin haberi olmadı. Olay anını gören tanık veya kamera kaydı bulunmadığı, olay yeri inceleme raporunda da evde boğuşma delili olabilecek bir dağınıklık bulunmadığına dikkat çekildi.
KOMŞULAR DİNLENDİ: TARTIŞMA BİLE OLMADI
Ortada kesici, delici, yahut küt travma izi bırakabilecek cinayet silahına rastlanılmadı. Komşuları da alınan ifadelerinde tartışma sesi bile duymadıklarını ifade etti.
Aralarında bir husumet olmadığından Kadir’in Kübra’yı öldürmesini gerektiren bir nedenin dosyaya yansımadığı, nitekim insanın kendini aşağıya itmiş olan kişiden yardım talebinde bulunarak “Beni yukarı çıkar” demesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu vurgulandı.
Ancak Kübra’nın 4. Kat gibi yüksek bir yerden atlaması sonrasında ambulansı araması gerekirken Kadir’in aramayıp çevredekilerin de aramak istediklerinde kendisinin arayacağını söyleyip kadını geri eve çıkararak 2 saat gibi hayati derecede uzunca bir vakit yardım istemediği için ölümünden sorumlu olduğu kaydedildi.
BASİRETLİ BİR İŞ ADAMI ÖLEBİLECEĞİNİ ANLAMALIYDI
İddianamede, her ne kadar Kübra’yı öldürmek istemediyse de o yükseklikten düşen birisinin ölebileceği neticesinin normal zekâ seviyesinde bulunan her insan tarafından öngörülebilecek açıklıkta olduğu, kaldı ki Kadir’in de sosyal hayatında basiretli bir iş adamı olarak yaşadığı bildirildi.
İddianamede Kadir E.’nin ambulansı aramayıp kadını geri eve çıkarmasındaki asıl nedenin ise hastaneye gittikleri taktirde olayın eşi ve ailesi tarafından öğrenileceğinden duyduğu endişe olduğu ve özellikle de eşinin başka bir kadınla yaşadığı ilişkiyi duyacağından çekindiği için kadını hastaneye götürmediği ifade edildi.
Kadının iç kanamadan ölmesi üzerine telaş halinde yardım istediği belirtilen iddianamede Kadir E.’nin ölümlü sonuca istemeyerek gittiği, Kübra’yı öldürmek amacına hizmet eden bir eylemi olmadığı, ancak Kübra ile yaşadığı hayat, ihmali hareketinin icrai hareketine denk sayılmasını gerektireceği kaydedildi.
ASIL OLAN RESMİ EVRAK DEĞİL HAYATIN KENDİSİDİR
İddianamede resmi nikâhlı ve nikâhsız evlilikle ilgili de önemli tespitlere yer verildi. Kadir ile Kübra arasında her ne kadar resmi olarak bir evlilik kaydı olmasa da, evli gibi bir hayatları olduğu, Kadir’in Kübra’nın ailesine ve kendisine ciddi maddi yardımlarda bulunduğu belirtildi.
Sanığın, Kübra’ya ve ailesine samimi sıcak bir güven tesis ettiği belirtilen iddianamede, Kübra’ya ev açarak hayatlarını birleştirdikleri, onu işe getirip götürdüğü, Kübra’nın hayatında bir koca gibi yer edindiği vurgulandı. Kübra'nın da Kadir'i benimseyerek ona güvendiği ve her zaman yanında olmasını istediği, bu haliyle artık ikili arasında sosyal yaşamdan kaynaklanan bir sözleşmenin varlığının kabul edilmesi gerektiği, zira asıl olanın resmi evrak değil, hayatın kendisi olduğunun altını çizen savcı, “Resmi evrak hayatta bir karşılık bulursa kıymetlidir, aksi halde değersiz bir kağıttan ibaret kalır. Bu haliyle sanığın TCK’nın 83/2-a maddesi uyarınca ihmali hareketle kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerekir” dedi.
SOMUT VE MADDİ DELİL YOK BERAATINA…
Kadir E. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı. İntihar olayında bir ihmali ve kusuru olmadığını belirterek, “Rahmetli benim için çok değerli ve kıymetliydi. Öldüğü için çok üzüntü duyuyorum. Beraatımı istiyorum” dedi.
Mahkeme heyeti her ne kadar ihmali davranışla kasten öldürme suçundan sanık hakkında dava açılmış ise de, her türlü şüpheden uzak, somut ve maddi delil bulunmadığından sanığın beraatına karar verdi.
BERAAT KARARINDA HUKUKA AYKIRILIK YOK
Ölen kadının annesi ve iki kız kardeşi ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatları da karara karşı İstinaf Mahkemesine itirazda bulundu. Bölge İstinaf Mahkemesi 1. Ceza Dairesi de, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olduğu ifade edildi. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığını belirten İstinaf Mahkemesi, delillerin uyumlu olarak kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığını, kanuni bağlamda belirlenip doğru biçimde uygulandığını, kurulan beraat hükmünde bir hukuka aykırılık bulunmadığına dikkat çekti.
AİLENİN BAŞVURUSU REDDEDİLDİ
Maktulün intihara meyilli olduğuna dair somut bir delil olmadığı, maktulün düşme sonucu hastaneye götürülmesi yerine konuta götürülüp durumu ağırlaşınca sağlık görevlilerinin aranması şeklinde gelişen olayda sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu ve cezalandırılması gerektiği yönündeki istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verip dosyayı kesin karar verilmek üzere Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderdi.