Kredi kartıyla yapılan harcamalarda en büyük yanılgılardan biri, düşük tutarlı ödemelerin bütçeye etkisinin sınırlı olduğu düşüncesi oldu. Birkaç yüz liralık alışverişler, kahve ve yemek ödemeleri, ulaşım giderleri ya da dijital abonelikler tek başına değerlendirildiğinde önemli bir yük oluşturmadı. Ancak aynı işlemler günler ve haftalar boyunca tekrarlandığında toplam tutar dikkat çekici seviyelere ulaştı.

Özellikle kartla ödeme sırasında paranın fiziksel olarak el değiştirmemesi, bazı harcamaların daha az hissedilmesine yol açtı. Böylece tüketiciler, yüksek tutarlı tek bir alışveriş yapmadan da ay sonunda beklemedikleri bir kredi kartı borcuyla karşılaşabildiKredi kartı kullanan herkesi ilgilendiriyor. Küçük harcamalar nasıl büyük borca dönüştü? - Resim : 1Basit bir hesaplama bile tabloyu ortaya koydu. Her gün 100 liralık küçük bir harcama yapılması durumunda 30 günlük toplam 3 bin liraya ulaştı. Günlük harcama 150 liraya çıktığında ise aynı süre içerisinde toplam 4 bin 500 liralık bir ödeme oluştu.

EN BÜYÜK SORUN TEKRARLANAN HARCAMALAR OLDU

Kredi kartı borcunu artıran harcamalar her zaman yüksek fiyatlı alışverişlerden oluşmadı. Gün içerisinde tekrarlanan küçük ödemeler de toplam faturanın önemli bölümünü oluşturdu.

Örneğin iş çıkışında alınan kahve, verilen yemek siparişi, marketten yapılan küçük alışveriş veya kullanılmayan bir dijital platformun aylık ücreti ilk bakışta bütçeyi zorlayacak bir kalem olarak görülmedi. Ancak bu ödemeler bir araya geldiğinde aylık harcama tablosu değişti.

Bu nedenle kredi kartı ekstresindeki toplam borcun neden yükseldiğini anlamak isteyen tüketicilerin yalnızca yüksek tutarlı alışverişlere odaklanmaması gerektiği belirtildi. Tekrarlanan düşük tutarlı işlemler de ayrıca incelendi.

“ÖDEME ACİSI” HARCAMA DAVRANIŞINI ETKİLEDİ

Davranışsal ekonomi alanındaki araştırmalar, ödeme biçiminin tüketicilerin harcama kararlarıyla ilişkili olabileceğini gösterdi. Toronto Üniversitesi Rotman School of Management'tan davranışsal ekonomi ve pazarlama alanında çalışmalar yapan Dilip Soman, ödeme yönteminin şeffaflığının tüketim davranışıyla bağlantılı olduğunu ortaya koyan çalışmalar yürüttü. Soman'ın araştırmasında ödeme yönteminin daha az görünür hâle gelmesinin tüketim ve harcama miktarıyla ilişkili olduğu görüldü.

Carnegie Mellon Üniversitesi'nden ekonomist ve psikolog George Loewenstein de kredi kartlarının ödeme sırasında hissedilen maliyet duygusunu azaltabildiğine dikkat çekti. Loewenstein, kredi kartıyla ödeme yapıldığında harcamanın nakit ödemeye kıyasla daha az hissedilebildiğini ifade etti.

BİLİMSEL ARAŞTIRMA DİKKAT ÇEKEN SONUCU ORTAYA KOYDU

Ödeme yöntemleriyle tüketici davranışları arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalar da bu konunun yalnızca kişisel bütçe alışkanlığı olmadığını gösterdi.

2019 yılında Information & Management dergisinde yayımlanan bir çalışmada nakit, kredi kartı ve farklı elektronik ödeme yöntemleri karşılaştırıldı. Araştırmacılar, ödeme sürecinin tüketicinin yaptığı işlemi algılama biçimini ve ödeme sırasında hissedilen rahatsızlığı etkileyebildiğini belirledi.

Ancak bilimsel literatürün tamamının kredi kartının mutlaka daha fazla harcamaya neden olduğu sonucuna ulaşmadığı da görüldü. 2021'de yayımlanan ve toplam 692 katılımcının yer aldığı dört deneysel çalışmada, daha önce ortaya atılan kredi kartı etkisi yeniden test edildi. Araştırmacılar, önceki etkinin günümüzde daha zayıf olabileceğini ve her koşulda tekrarlanmadığını bildirdi.Kredi kartı kullanan herkesi ilgilendiriyor. Küçük harcamalar nasıl büyük borca dönüştü? - Resim : 2Bu nedenle kredi kartının tek başına borçlanmaya yol açtığını söylemek yerine, ödeme biçiminin harcama davranışını etkileyebilen unsurlardan biri olduğu değerlendirildi.

ABONELİKLER VE OTOMATİK ÖDEMELER GÖZDEN KAÇTI

Küçük harcamaların büyümesinde düzenli abonelikler de önemli bir yer tuttu. Kullanılmayan dijital platformlar, uygulama üyelikleri, çevrim içi hizmetler ve otomatik yenilenen paketler kredi kartına her ay yansıdı.

Bu ödemelerin çoğu için tüketicinin yeniden alışveriş yapması gerekmedi. Sistem tarafından otomatik olarak gerçekleştirilen tahsilatlar, ekstre incelenmediği sürece uzun süre fark edilmeden devam edebildi.

Bu nedenle kredi kartı ekstresinde yalnızca en yüksek tutarlı işlemlerin değil, her ay tekrar eden ödemelerin de kontrol edilmesinin önemli olduğu belirtildi.

EKSTREDE SADECE TOPLAM BORCA BAKMAK YETERLİ OLMADI

Uzmanların önerdiği bütçe kontrolünün temel noktalarından biri harcamaların kategorilere ayrılması oldu. Market, ulaşım, yemek, eğlence, alışveriş ve abonelikler ayrı ayrı değerlendirildiğinde paranın hangi alanlarda yoğunlaştığı daha net görüldü.

Özellikle küçük tutarlı işlemler toplandığında ortaya çıkan rakamın tüketiciyi şaşırtabildiği belirtildi. Bu yöntem, “Büyük bir alışveriş yapmadım ancak kredi kartı borcum neden yükseldi?” sorusunun yanıtını bulmayı da kolaylaştırdı.

Sonuç olarak kredi kartında bütçeyi zorlayan unsur yalnızca tek seferde yapılan yüksek tutarlı alışverişler olmadı. Küçük görünen, sık tekrarlanan ve çoğu zaman üzerinde fazla düşünülmeden gerçekleştirilen ödemeler de ay sonunda önemli bir toplam oluşturdu.

Bu nedenle kredi kartı kullananların harcama kontrolünü yalnızca ekstre kesildiğinde değil, ay boyunca düzenli olarak yapmasının bütçe yönetimini kolaylaştırabileceği değerlendirildi.