Ünlü ekonomist Nouriel Roubini, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yaşanan gerilimi azaltmak yerine tırmandırma ihtimalinin daha yüksek olduğunu ifade etti.
İtalya’nın Como Gölü kıyısında düzenlenen ekonomi toplantısında konuşan Roubini, “Temel senaryom, tırmanmanın yüzde 50’den fazla olasılığa sahip olduğu yönünde” dedi.
Bloomberg'in aktardığına göre Roubini, ABD ve İsrail’in gerilimi artırması halinde kısa vadede petrol fiyatlarının yükselebileceğini ancak orta vadede rejim değişikliği gibi sonuçların daha olumlu bir tablo yaratabileceğini savundu.
TIRMANMA RİSKİ VE OLASI SONUÇLAR
Roubini’ye göre, ABD ve İsrail’in daha sert adımlar atması durumunda İran’da rejim çöküşü ihtimali ortaya çıkabilir. Bu senaryonun kısa vadede maliyetli olsa da orta vadede daha iyi sonuçlar doğurabileceğini belirten ekonomist, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile Trump’ın bu nedenle tırmanmayı tercih edebileceğini dile getirdi.
Öte yandan İran ile İsrail arasındaki karşılıklı füze saldırıları sürerken, Tahran’ın Körfez ülkelerini hedef aldığı bildirildi. Bu gelişmeler, Trump’ın İran’a yönelik yeni bir süre tanımasının ardından geldi.
KÜRESEL EKONOMİ İÇİN UYARI
Roubini, savaşın devam etmesi halinde küresel ekonominin ciddi zarar görebileceğini vurguladı. ABD ve İsrail’in gerilimi artırması durumunda İran’ın enerji altyapılarına daha fazla saldırabileceğini belirten ekonomist, bunun 1970’lerdeki petrol krizine benzer bir tabloya yol açabileceği uyarısında bulundu.
Savaşın etkisiyle ülkelerin büyüme beklentilerini aşağı çektiği ve enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle enflasyon baskısının yükseldiği ifade ediliyor. Roubini, “Savaş yarın sona erse bile petrol fiyatları eski seviyelerine dönmeyecek” dedi. Ancak yüzde 10-15 aralığında bir artışın “felaket olmayacağını” da ekledi.
MERKEZ BANKALARI İÇİN ZOR DÖNEM
Artan enerji maliyetleri ve düşen ekonomik güven göstergeleri nedeniyle özellikle Almanya ve İtalya gibi ülkelerde büyüme görünümü baskı altında. Avrupa Merkez Bankası’nın da bölge ekonomisine ilişkin daha temkinli bir değerlendirme yaptığı belirtiliyor.
Roubini, Avrupa Merkez Bankası’nın nisan ve muhtemelen haziran aylarında faiz artırmak zorunda kalabileceğini, benzer şekilde İngiltere Merkez Bankası’nın da sıkılaşmaya gidebileceğini söyledi.
ABD’de ise Federal Reserve’ün zor bir dengeyle karşı karşıya kalabileceğini belirten Roubini, enflasyon beklentilerinin kontrolden çıkmasını önlemek için faiz artışlarının gündeme gelebileceğini ifade etti.
Roubini, 2022 yılında faiz artırımlarında geç kalınmasının Fed’in kredibilitesini zedelediğini hatırlatarak, mayıs ayında görevi devralması beklenen Kevin Warsh’ın, mevcut Başkan Jerome Powell’ın yerine geçmesiyle birlikte daha temkinli ve sıkı bir politika izlemek zorunda kalabileceğini söyledi.