Afrika ülkesi Fas, yedi yıldır etkisini sürdüren kuraklığın ardından içme suyu arzını güvence altına almak ve tarım arazilerini korumak için deniz suyu arıtmasına dayanan kapsamlı bir ulusal strateji uyguluyor.

KURAKLIKTA ACİL ÖNLEMLER ALINDI

Dünya genelinde artan su kıtlığı, hükümetleri su politikalarını yeniden gözden geçirmeye ve sertleşen iklim koşullarına karşı yeni çözümler geliştirmeye zorluyor. Fas da bu tabloya karşı hazırlıklı olabilmek için deniz suyunun tuzdan arındırılmasına dayanan geniş kapsamlı bir strateji oluşturdu. Tuzlu deniz suyunu içilebilir hâle getiren bu teknoloji, ülkenin tekrarlayan kuraklıklarla mücadelesinde ve gelecek yıllarda su arzının sürekliliğinde kritik bir araç olarak öne çıkıyor.

Son dönemin en ağır kuraklıklarından birini yaşayan Fas'ta olumsuz etki yedi yıl boyunca sürdü. Barajlardaki su seviyeleri tarihî düşük noktalara gerilerken tarım sektörü de büyük baskı altında kaldı. Bu tablo karşısında hükümet, ülkenin yağışlara ve geleneksel tatlı su kaynaklarına olan bağımlılığını azaltmayı hedefleyen kapsamlı bir ulusal planı yürürlüğe koydu.

2030 HEDEFİ YÜZDE 60

Plana göre Fas, 2030 yılına kadar içme suyunun yüzde 60'ını doğrudan denizden temin etmeyi hedefliyor. Kıyı kentlerinin su ihtiyacı, Atlantik Okyanusu'ndan elde edilecek arıtılmış deniz suyuyla karşılanacak. Barajlardaki rezervler ile yağmur suları ise iç kesimlere ve tarımsal açıdan kuraklığa karşı daha kırılgan bölgelere yönlendirilecek.

AFRİKA'NIUN EN BÜYÜK TESİSİ KAZABLANKA'DA

Planın öne çıkan projelerinden biri, Kazablanka'nın yaklaşık 40 kilometre güneyinde yükseliyor. Acciona şirketinin yaklaşık 650 milyon dolarlık yatırımıyla hayata geçirilen deniz suyu arıtma tesisi, tamamlandığında kıtanın en büyük tesisi unvanını taşıyacak. Büyük bir rüzgâr enerjisi santralinden sağlanacak temiz enerjiyle çalışması planlanan tesisin 2027'de faaliyete geçmesi, 2028'de ise tam kapasiteye ulaşması öngörülüyor.

Tesisin yılda yaklaşık 79 milyar galon içme suyu üretmesi bekleniyor. Bu üretimin, Kazablanka metropol bölgesinde yaklaşık 7,5 milyon kişinin su ihtiyacını karşılamaya ve yaklaşık 20 bin dönümlük tarım arazisinin sulanmasına yeteceği belirtiliyor.

14 MİLYAR DOLARLIK ULUSAL PLAN

Kazablanka'daki mega proje, yaklaşık 14 milyar dolar değerindeki ulusal su planının yalnızca bir parçasını oluşturuyor. Plan kapsamında yeni barajların inşa edilmesi, atık suların yeniden kullanılması ve "su otoyolları" olarak adlandırılan büyük boru hatlarının kurulması da yer alıyor. Bu sistemle ülkenin kuzeyindeki fazla suyun, daha kurak olan güney bölgelerine taşınması amaçlanıyor.

Fas'ta hâlen 17 deniz suyu arıtma tesisi faaliyet gösteriyor, 11 tesis ise planlama ya da inşaat aşamasında bulunuyor. Ülkedeki arıtılmış deniz suyu üretimi son birkaç yılda dokuz kat artarak yıllık yaklaşık 108 milyar galona ulaştı. Bu artış, Fas'ın su yönetim modelini ne denli hızlı dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor.

ÇEVRESEL MALİYET ENDİŞE YARATIYOR

Deniz suyu arıtmasının başlıca sorunlarından biri, yöntemin yüksek enerji ihtiyacı ve çevresel etkileri. Tesislerin büyük bölümü, sudaki tuzu ayrıştırmak için yoğun enerji gerektiren ters ozmoz sistemlerini kullanıyor. Uzmanlar, arıtma sürecinde ortaya çıkan yoğun tuzlu atık suyun yönetimine de dikkat çekiyor. Her litre tatlı su üretimi, yüksek oranda tuz ve kimyasal içeren belirli miktarda atık su oluşturuyor. Bu atıkların doğru yönetilmemesi hâlinde deniz ekosistemleri ciddi zarar görebiliyor, okyanusta oksijen seviyesinin ciddi biçimde düştüğü bölgeler ortaya çıkabiliyor.

EN BÜYÜK SINAV TARIM SEKTÖRÜNDE

Fas'ın su konusunda karşılaştığı en büyük sorunlardan biri tarım sektörü. Ülkedeki toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 87'si tarımda gerçekleşiyor. Yıllardır süren kuraklık, tarımsal üretimin yanı sıra kırsal bölgelerdeki istihdamı da olumsuz etkiledi. Bu nedenle deniz suyu arıtması, özellikle tarım bölgelerinde önemli bir çözüm olarak öne çıkıyor.

Souss-Massa gibi tarımın yoğun olduğu bölgelerde arıtılmış deniz suyu sayesinde ihracata yönelik üretimin korunması, hatta bazı alanlarda artırılması mümkün hâle geliyor. Ancak bu yöntemin geleneksel su kaynaklarına kıyasla daha yüksek maliyetli olması, Fas'ın önündeki önemli sorunlardan biri olmaya devam ediyor.