Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) yeni Adalet ve İçişleri Bakanları'nın yemin töreni sırasında çıkan kavgada yaralanan CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, yaşananların ardından ilk kez konuştu.

Bilindiği üzere dün kürsü işgali sırasında siyasetçiler birbirlerine girmiş, AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek, Tanal'a yumruk atmıştı.

Mahmut Tanal'dan kavga açıklaması - Resim : 1

"Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ortaya çıkan manzaralar hiçbirimizi memnun etmemiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi kavganın değil, müzakerenin meclisi olmalıdır.

Buna karşılık Türkiye’de cumhuriyetimize, demokrasimize ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik saldırılar bardağı taşırmıştır.

Dolayısıyla bu saldırıları yönetenlerin memleketin en önemli ve en güzide bakanlıklarına getirilmesi kamu vicdanını yaralamıştır. Kürsü işgali bu Meclis’te ilk kez yapılan bir eylem değildir. Üstelik çok uzun yıllara dayanmaktadır.

Geçmişte, bugün millî görüşün temsilcisi olarak Meclis’te olduğunu iddia edenlerin eski temsilcileri tarafından Meclis kürsüsü defalarca işgal edilmiştir. Bu, demokratik tahammül çerçevesinde değerlendirilmiş bir eylem biçimidir.

'TOPLUCA KOŞTULAR'

Ancak dünkü olayda kamuoyuna yansıtılanın aksine, kürsüyü ilk fiilen işgalli hâle getiren Cumhuriyet Halk Partisi grubu değildir. Grup Başkan Vekilimiz Murat Emir kürsüye doğru ilerlerken, AKP’li milletvekilleri topluca ve eş zamanlı biçimde koşarak kürsünün etrafını kapatmış, kürsü çevresini blokaj altına almıştır.

Böylece kürsüyü fiilen işgalli hâle getiren ilk hareket AKP grubu tarafından gerçekleştirilmiştir. Yaşanan gerilim bu organize tutumun sonucudur. Dün Meclis nöbetçi başkanvekili Pervin Buldan iken, görev değişikliği yapılarak Bekir Bozdağ başkanvekilliği görevine getirilmiştir.

'BEKİR BOZDAĞ'IN GÖREVLENDİRİLMESİ DİKKAT ÇEKİCİ'

Bu değişiklik dahi sürecin ne kadar planlı ve organize olduğunun açık göstergesidir. Bugüne kadar Meclis’te en tartışmalı ve hukuka aykırı iş ve işlemlerin altına imza atılan süreçlerde Bekir Bozdağ’ın görevlendirilmiş olması dikkat çekicidir.

Dün yaşanan hukuk dışı işlemin içerisinde de organizasyonun bir parçası olarak yer almıştır. Böyle bir ortamda Meclis Başkanı Bekir Bozdağ’ın, İçtüzük uyarınca görüşmelere ara vermek yerine Adalet Bakanı’nı yemin etmek üzere fiilen kapatılmış olan kürsüye davet etmesi, olayların daha da büyümesine neden olmuştur.

'SİSTEMLİ BİR SALDIRIYA UĞRADIM'

Bu süreçte sistemli bir saldırıya uğradım. Kamuoyunun vicdanına bırakıyorum ki Osman Gökçek ve Mahmut Tanal tek başlarına karşı karşıya kalsalar ne olacağını tahmin etmek zor değildir. Karşımızda çok sayıda kişiyle planlanmış bir müdahale vardı.

'BENİ TUTANLARIN DA ETKİSİYLE DENGEMİ KAYBETTİM'

Bu esnada beni tutanların da etkisiyle dengemi kaybetmem sonrasında çeşitli görüntüler ortaya çıkmıştır. Ben Türkiye’de demokrasinin ve Atatürk Cumhuriyeti’nin temel ilkelerinin müdafaa ve muhafaza edilmesi için fedakârca çalıştım.

Bundan sonra da fedakârca çalışmaya devam edeceğim. Şu bilinsin ki Türkiye, bu saldırıları içeride ya da dışarıda yapanların yanına bırakmayacak kadar büyük bir ülkedir. Biz her zaman demokrasi ve Cumhuriyet’in yanında bulunmaya, bu değerleri savunmaya ve bu değerler için gerekli mücadeleyi sonuna kadar vermeye devam edeceğiz."

PERVİN BULDAN: BEKİR BEY'DEN BEN RİCA ETTİM, DAHA ATAMALAR YAPILMAMIŞTI

Buldan, Tanal'ın mesajının ardından Meclis Genel Kurulu'nda bir açıklama yaptı. Aynı gün İmralı heyeti olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşeceklerini, bu nedenle Bekir Bozdağ'dan kendisi yerine oturumu yönetmesini rica ettiğini duyurdu.

Buldan, bu ricayı ilettiğinde henüz bakan atamalarının gerçekleşmediğini de vurguladı:

"O kavganın, o manzaranın bize yakışmadığını düşünüyorum. Bize yakışmadı. Bir daha yaşanmaması umuduyla, bir daha tekrarlanmaması arzusuyla şunu ifade etmek istiyorum; gerçekten üzüldüm. Biz Sayın Cumhurbaşkanı'ndan iki gün önce randevu talep etmiştik.

Ben Meclis'i yönettiğim için, henüz bakanlar atanmamışken, Sayın Celal Adan'ı aradım ilk. Kendisi bir cenazeye katılacağı için Ankara dışında olacağını belirtti. Bunun üzerine ben Bekir Bey'den rica ettim. O günün akşamı atamalar yapıldı. Ben bu görevden kaçan biri değilim. Bu meseleyi bilmeden Bekir Bey'den rica ettim. Bakan atamaları vesaire bundan sonra gerçekleşti. Planlı yapılmış bir şey değil."