Marmara'yı otoparka çevirdiler: Süreç uzarsa Türkiye'nin dev filosu yok olacak
Ukrayna geriliminin tırmanmasıyla Karadeniz'e giremeyen yüzlerce gemi Marmara'da demirledi. Uzmanlar enflasyon ve çevre felaketi riskine dikkat çekti. Karadeniz'deki saldırılarda son 4 ayda 206 gemi hedef alındı. Türk sahipli 150 nehir-deniz tipi gemi atıl durumda kaldı.
Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimin tırmanması, Karadeniz'deki deniz ticaretini durma noktasına getirdi; güvenlik gerekçesiyle bölgeye giremeyen yüzlerce ticaret gemisi İstanbul'un demirleme sahalarına yığıldı ve oluşan yoğunluk kıyı şeritlerine kadar yansıdı.
Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Can, Karadeniz'deki güvenlik krizinin Marmara'daki gemi yoğunluğunu kat kat artırdığını belirtti. Can, "Marmara'da demir sahaları doldu, gemiler açıkta bekliyor" dedi.
Konuya ilişkin değerlendirmesini sürdüren Can, Türkiye'nin sahip olduğu takip altyapısına dikkat çekerek şunları söyledi: "Türkiye'nin gemi trafik kontrol istasyonları ve Ankara'dan tüm sahil şeridini anlık takip eden güçlü bir altyapısı var. Ancak Karadeniz tarafında büyük bir sıkıntı yaşanıyor. Ukrayna, bayrak ayrımı yapmaksızın Rusya bağlantılı gördüğü her gemiyi hedef alıyor. Bu durum Karadeniz ticaretimizi neredeyse tamamen durdurdu. Normal şartlarda 72 saat süren geliş kontrolleri tamamlanan gemilerin yüzde 90'ı demir sahaları tamamen dolduğu için Marmara Denizi açıklarında 'drift' yaparak (sürüklenerek) beklemek zorunda kalıyor."
Sektör temsilcileri de Ukrayna'nın bayrak gözetmeksizin Rusya bağlantılı gördüğü gemileri hedef almasının küresel tedarik zincirini bozarak dünya genelinde enflasyonu tetikleyebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Karadeniz'deki saldırıların Türk sahipli filoya ağır zarar verdiğini belirten Can, bilançoyu şöyle özetledi: "Son 4 ayda Ukrayna bölgede 206 gemiyi vurdu. Bunların yaklaşık 40 tanesi Türk sahipli veya Türk bayraklı gemilerden oluşuyor. Bölgemizde hizmet veren yaklaşık 150 nehir-deniz tipi Türk gemimiz var. Bu gemiler başka rotalara kaydırılamadığı için tamamen atıl kaldı ve sefer yapamaz hale geldi. Eğer bu süreç 3-4 ay daha uzarsa, Türkiye'nin devasa nehir tipi gemi filosu yok olacak ve hepsi hurdaya gidecek. Ticaret gemilerinin hedef alınması açıkça bir savaş suçudur ve hukukçularımız bu konuda gerekli çalışmaları yürütmektedir."
Ham petrol yüklü tankerlerin de saldırı riski altında olduğuna dikkat çeken Can, olası bir sızıntının büyük bir çevre felaketine yol açabileceğini vurguladı: "Vurulan bir tankerden sızacak ham petrolün Türk Boğazlarına doğru ilerleme riski var. Bu durum ciddi bir ekolojik tehdittir. Öte yandan, lojistik rotaların tıkanması alternatif ve pahalı yolların kullanılmasına yol açacak. Bu aksama navlun fiyatlarını artırarak doğrudan enflasyonumuza negatif etki yapacaktır."
Gemi trafiğindeki düşüşün devlet gelirlerine de yansıdığını belirten Can, şunları kaydetti: "Daha önce Boğazlarımızdan günde ortalama 200 gemi geçerdi. Şimdilerde ise bu sayı 30-40 gemiye kadar düşmüş durumda. Karadeniz adeta bomboş. Türkiye'nin Boğazlardan elde ettiği yıllık gelir 800 milyon doları aşmış, 1 milyar dolara doğru gidiyordu. Bu kriz sebebiyle gelirlerimizin 200 milyon dolar seviyelerine gerileyeceğini ve ancak masrafları karşılayabileceğini öngörüyoruz."
Dışişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın konuyu yakından takip ettiğini belirten Can, geçmişte Türkiye öncülüğünde kurulan Tahıl Koridoru'na benzer yeni bir "Ticaret Koridoru" oluşturulması gerektiğini vurguladı. İstanbul Ticaret Odası'ndan da sektöre destek beklediklerini ifade eden Can, olası bir başkanlık döneminde yetkili makamlara Marmara'daki yoğunluğu ve seyir emniyeti risklerini en kısa sürede çözüme kavuşturacak öneriler sunacağını söyledi.