Aykut COŞKUN | NEFES

Slavia Prag beraberliğiyle Şampiyonlar Ligi’nde ağır bir yara alan, Galatasaray derbisi öncesi yeni bir krize giren Fenerbahçe bir türlü huzur bulamıyor. Camia yaşanan hayal kırıklıklarında farklı isimleri sorumlu tutuyor ancak kimsenin suçsuz olmadığı da ortada…

YÖNETİMİN AVRUPA HEDEFİ YOK

“Fenerbahçe'yi bu yıl şampiyon yapmaya geldim, gelecek sezon yokum” diyen Başkan Aziz Yıldırım için Şampiyonlar Ligi’ne dair tek düşüncenin elemeleri geçip UEFA gelirini kasaya koymak olduğu, üst turlara dair bir hedefin olmadığı açıklamalardan belli.

Bu nedenle kadro planlaması lig ve Avrupa’yı birlikte götürecek kapasitede kurulmadı. Stoper ve orta sahadaki nitelik eksikliği, yapılamayan transferler ile gözden çıkarılan oyuncuların özelliklerinin ceremesini yoğun fikstürde üst üste maçlara çıkmak zorunda kalan kadronun kilit isimleri çekiyor.

TEKNİK HEYET DERS ÇIKARMIYOR

Teknik Direktör İsmail Kartal kadro planlaması yapılırken hesapta yoktu ancak eldeki malzemeyi kullanış biçimi de pek parlak değil.

Takımın fizik kapasitesinin Avrupa’da rakiplerle mücadele etmekte zorlandığı ortada. Geriden oyun kurulumunda yaşanan sorunlara yapılan fahiş hatalara rağmen çözüm üretilememesi, her maç öncesi “Rakibi iyi analiz ettik” diyen Kartal’ın ders çıkarmadığını gösteriyor. Oyuncularla problemleri ayyuka çıkan, taraftarın büyük bölümüyle bağı kopan Kartal’ın bu stres yükünü taşıyıp takımı başarıya ulaştırması zor gözüküyor.

KALİTELERİNİN KARŞILIĞI BU MU?

Yaşananlarda futbolcuların bireysel performansları da göz ardı edilemeyecek kadar fazla. Sorunlara rağmen birçok maçta kazanacak fırsatları yakalayan Fenerbahçe ya atması gereken golleri atamadı ya da yapmaması gereken hataları yaparak puan kayıpları yaşadı.

Mali sorunu olmadığı bilinen kadronun maç konsantrasyonlarındaki bu dalgalanmalar, kalitelerini sahaya yansıtamamalarına neden oluyor. Yönetim ve teknik heyetin oyuncuları hedefe odaklayacak, kapasitelerini zorlayacak takım içi birlikteliğini oluşturamadığı sahada net şekilde gözüküyor.

KADIKÖY’ÜN HAVASI NORMAL DEĞİL

Yönetimler, teknik heyetler, futbolcular… son dakika travmalarında hepsinin payı var, peki ya tribünler?

Tüm bu travmaların ağırlıkla Kadıköy’de yaşanması sadece tesadüf mü? Biletle, formayla maddi fedakârlık yapan taraftarlar, maçın önemi ve skoruna bakmaksızın rakibi baskı altına alması gerekirken sabırsızlığıyla kendi takımını daha büyük bir strese sokuyor.

Önde olduğu maçta dahi futbolcusunu ıslıklayan bir topluluk takıma nasıl ekstra güç olsun? Taraftarın da aynaya bakması ve camianın bir an önce tüm unsurlarıyla aynı amaç etrafında birleşmesi gerekiyor.

DERBİ SONRASI MEÇHUL

Slavia maçında tribünlerin istifa tezahüratlarına “Derbiyi kazanırız, barışırız” karşılığını veren İsmail Kartal için Galatasaray maçı kader sınavı olabilir. Daha önce Başkan Aziz Yıldırım’ın istifadan döndürdüğü ve “Ben görevde olduğum sürece takımın başında olacak” dediği Kartal’a yönetim içinden karşı seslerin yükseldiği kulislerde konuşuluyor. Derbide alınacak olası bir yenilginin ardından Kartal’ın görevine son verilebileceği belirtiliyor.