Devlet Memurları Konfederasyonu’na bağlı Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN) üyeleri, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı’nın 5 yıldır yapılmaması nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yaptı.
Türkiye genelinde eş zamanlı gerçekleştirilen eylemlerde sendika üyeleri, diplomalarını çamaşır ipine asarak duruma tepki gösterdi.
TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel, burada yaptığı açıklamada, son unvan değişikliği sınavının üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçtiğini belirterek, bu sürenin çalışanlar açısından önemli mağduriyetlere yol açtığını ifade etti.

Kariyer hakkının yalnızca bireysel bir mücadele olmadığını söyleyen Demirel, “Son yapılan unvan değişikliği sınavının üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçmiştir. 5 yıl, bir çalışanın hayatında çok büyük bir süredir. 5 yıl içinde insanlar evlenir, çocuk sahibi olur, şehir değiştirir, aile düzeni kurar, ekonomik plan yapar, kariyer hedefi belirler. 5 yıl içinde kurumların ihtiyaçları değişir. Personel planlaması değişir. Teknik hizmet ihtiyacı artar. İdari kadrolarda boşluklar oluşur ama ne yazık ki bu süre içinde kariyer sınavları düzenli ve öngörülebilir bir zemine kavuşturulamamıştır” dedi.
Bu durumun yalnızca çalışanlar açısından değil, kurum açısından da kayıp olduğunu belirten Demirel, nitelikli personelin hak ettiği unvanlara kavuşamaması nedeniyle kurum içi verimliliğin düştüğünü savundu.
Demirel, eğitimini tamamlamış, diplomasını almış, teknik bilgiye ve idari tecrübeye sahip binlerce eğitim çalışanının kuruma daha fazla katkı sunabilecekken bekletildiğini ifade etti.

Sınav sorularının görev tanımlarıyla uyumlu olması gerektiğini dile getiren Demirel, son yapılan görevde yükselme sınavlarında ilan edilen bin 552 memur ve 288 şef kadrosunun önemli bir bölümünün boş kaldığını söyledi.
Demirel, “Çünkü sınav sorularının zorluk derecesi, sınav süreçlerindeki sorunlar ve uygulamadaki aksaklıklar nedeniyle binlerce çalışan bu kadrolara ulaşamamıştır. Bir sınavın amacı liyakati ölçmek, bilgi ve tecrübeyi adil biçimde değerlendirmek, görevin gerektirdiği yeterliliği tespit etmektir. Ama sınavlar, kadroların boş kalmasına yol açacak kadar aşırı zorlaştırılırsa, burada ölçme değerlendirme değil, mağduriyet oluşur” diye konuştu.
Sınav sorularının açık, anlaşılır ve ölçülebilir olması gerektiğini belirten Demirel, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının çalışanlar için yalnızca bir sınav değil, yılların emeğinin karşılığı olduğunu kaydetti.
“SINAVLAR MERKEZİ, STANDART, OBJEKTİF VE ADİL BİÇİMDE YAPILMALIDIR”
Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavları’nın merkezi, standart, objektif ve adil biçimde yapılması gerektiğini vurgulayan Demirel, tüm kamu kurumlarında ortak esasların belirlenmesini istedi.
Demirel, sınav süreçlerinin tek merkezden ve eşit standartlarla yürütülmesi gerektiğini belirterek, derece sınırlamaları ile keyfi uygulamaların ortadan kaldırılması çağrısında bulundu.
Sınavla atanması gereken kadrolara sınavsız atama yapılmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyleyen Demirel, “Kamu yönetiminde güven, ancak adaletle sağlanır. Liyakat, sadece söylemde değil, uygulamada hayat bulmalıdır. Sınava tabi kadrolara sınav yapılmadan atama yapılması kabul edilemez. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi ileri sürülerek sınavla atanması gereken kadrolara yapılan atamalar, kariyer ve liyakat ilkesine zarar vermektedir. Bu uygulamalar çalışanların devlete olan güvenini sarsmaktadır” ifadelerini kullandı.