Memleketinizin eski adını biliyor musunuz? Bir tanesi hiç değişmedi
Türkiye’nin 81 ilinin bugünkü isimlerinin ardında yüzyıllara uzanan farklı hikayeler yatıyor. Hititlerden Roma’ya, Bizans’tan Osmanlı’ya uzanan tarihi süreçte şehirlerin taşıdığı eski isimler dikkat çekiyor. Peki, yaşadığınız şehrin adı geçmişte neydi? İşte 81 ilin tarih sayfalarında kalan eski isimleri...
Türkiye coğrafyasının isim haritası tamamen değişiyor. Hititlerden Osmanlıya kadar onlarca medeniyete ev sahipliği yapan 81 ilin geçmişte kullanılan ve zamanla unutulan eski isimleri, kronolojik tarihi belgelerle ortaya çıktı. İşte yaşadığınız toprağın bilmediğiniz o ilk adı...
Adana
Kadim dönemlerde Antiochia ad Sarum olarak anılan şehir, nehir kenarındaki konumuyla bilinirdi. Mitolojide Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin isim kaynağı olan Adanos'tan gelen bu isim, zamanla evrildi. Kent, tarih boyunca Çukurova'nın en stratejik merkezi olma özelliğini korumuştur.
Adıyaman
Şehrin bilinen en eski isimlerinden biri, buradaki görkemli kaleden ötürü Hısn-ı Mansur olarak kayıtlara geçmiştir. Mansur'un Kalesi anlamına gelen bu ad, Osmanlı döneminde de resmiyetini korudu. Cumhuriyet döneminde ise bugünkü Türkçe ismini aldı.
Afyonkarahisar
Antik Çağ'da Akroinon olarak adlandırılan bölge, sarp kayalıkları ve savunma hatlarıyla ün kazandı. Selçuklular döneminde bölgedeki kara taştan yapılma kaleye atıfla Karahisar denildi. Şehir, haşhaş üretimiyle birleşerek bugünkü birleşik ismine kavuştu.
Ağrı
Bölge uzun yıllar boyunca Karaköse ismiyle anılmış ve bu ad idari kayıtlarda yer almıştır. İsmini, ovada kurulu eski bir yerleşim biriminden ve buradaki aşiret yapılarından aldığı bilinmektedir. Şehir, heybetli Ağrı Dağı'nın gölgesinde kurulduğu için sonradan bu doğa harikasının adını aldı.
Amasya
Antik dünyanın ünlü coğrafyacısı Strabon'un da doğduğu bu kent, tarih boyunca Amasia adını neredeyse hiç değiştirmeden taşıdı. İsim kökeninin Amazon kraliçesi Amasis'ten geldiğine dair rivayetler mevcuttur. Şehri ikiye bölen Yeşilırmak, bu tarihi ismin estetiğini asırlardır taşımaktadır.
Ankara
Türkiye'nin başkenti, Antik Çağ'da gemi çıpası anlamına gelen Ankyra kelimesinden türemiştir. Klasik dönemlerde Angora olarak da batı kaynaklarında kendine yer buldu. Tiftik keçisi ve ticari yolların kavşağı olmasıyla bilinen kent, yüzyıllar içinde Ankara halini aldı.
Antalya
Bergama Kralı II. Attalos tarafından kurulan kent, kurucusunun adından mülhem Attaleia olarak adlandırılmıştır. Osmanlı döneminde Adalya olarak telaffuz edilen bu liman kenti, Akdeniz'in en önemli ticaret merkezlerinden biri oldu. Zamanla fonetik değişime uğrayarak Antalya'ya dönüştü.
Artvin
Orta Çağ kaynaklarında Livane veya Corohi olarak anılan bu serhat şehri, sarp coğrafyasıyla bilinir. İsimlerin bir kısmı Çoruh Nehri'nin coğrafi yapısına ve bölgedeki eski krallıklara dayanmaktadır. Dik yamaçları ve ormanlarıyla meşhur kent, modern dönemde Artvin adını aldı.
Aydın
Antik Dönem'de Tralleis olarak kurulan ve büyük bir kültür merkezi olan kent, uzun süre bu isimle anıldı. 14. yüzyılda Aydınoğulları Beyliği'nin topraklarına katılmasıyla birlikte beyliğin kurucusunun adını aldı. Tarım topraklarının bereketiyle bilinen bu şehir, o günden beri Aydın olarak anılmaktadır.
Balıkesir
Şehrin eski adı olan Karesi, bölgede hüküm süren Karesi Beyliği'nden miras kaldı. Daha eski Bizans kaynaklarında ise bölgeye Palaeokastron (Eski Kale) denildiği bilinmektedir. Hem Ege hem Marmara kültürünü barındıran kent, zamanla Balıkesir ismini benimsedi.
Bilecik
Tarihte Agrilion ve Bizans döneminde Belokoma olarak adlandırılan bu kent, Osmanlı İmparatorluğu'nun kurulduğu topraklardır. Stratejik kalesiyle bilinen Belokoma ismi, Türk fethinden sonra ses uyumuna uğramıştır. Günümüzde Bilecik adıyla anılan şehir, kuruluşun beşiği olarak kabul edilir.
Bingöl
Geçmişte Çapakçur olarak bilinen bu Doğu Anadolu şehri, çalkantılı su veya berrak su anlamına gelen isim kökenine sahiptir. Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde de bu isimle geniş yer bulan yerleşim, bölgedeki göllerin çokluğuna ithafen Bingöl adını aldı. Coğrafi yapısı nedeniyle su kaynakları tarih boyunca önem arz etmiştir.
Bitlis
Büyük İskender'in komutanlarından biri olan Badlis tarafından inşa edildiği rivayet edilen kale nedeniyle şehre Badlis denmiştir. Zamanla bu isim Türkçedeki ses yapısına uyum sağlayarak Bitlis halini aldı. Tarihi taş evleri ve kültürel dokusuyla bilinen kadim bir yerleşimdir.
Bolu
Antik Çağ'da Claudiopolis olarak anılan kent, Roma İmparatoru Claudius'un adını taşımaktaydı. Bölge halkının buraya sadece "Polis" (Şehir) demesi ve zamanla Türkçeleşmesiyle Bolu kelimesi türedi. Doğal güzellikleri ve sık ormanlarıyla her dönem cazibe merkezi olduğu biliniyor.
Burdur
Antik dönemde Pisidya bölgesinde yer alan kentin eski adı Polydorion olarak bilinmektedir. İsmin Türkçe kelime haznesine uyarlanmasıyla önce Burdur formuna ulaştığı tahmin edilmektedir. Göller yöresinin bu sakin kenti, tarih boyunca tarım ve hayvancılıkla öne çıktı.
Bursa
Kent, kurucusu olan Bithynia Kralı Prusias'a ithafen Prusa adıyla kuruldu. Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkentlerinden biri olan şehir, Türk hakimiyetiyle birlikte Bursa olarak telaffuz edildi. Uludağ'ın eteklerinde yer alan kent, ipek ticaretiyle tarihe damga vurdu.
Çanakkale
Boğazın stratejik noktasında yer alan kentin eski adı, mitolojik ve coğrafi öneme sahip Dardanellos'tur. Osmanlı döneminde ise bölgede yapılan meşhur çanak çömlek zanaatından ötürü Sultaniye Kalesi veya Çanakkale adını aldı. Çanaksı yapısı ve kalesi kente bugünkü kimliğini kazandırdı.
Çankırı
Antik kaynaklarda Gangra olarak geçen bu İç Anadolu şehri, geçmişte Paphlagonia bölgesinin başkentliğini yaptı. Kaya tuzu rezervleriyle bilinen kent, yüzyıllar boyunca bu ismi korundu. Türkçedeki dil evrimi neticesinde Gangra ismi zamanla Çankırı'ya dönüştü.
Çorum
Eski dönemlerde Nikonya veya Çankırı Sancağına bağlı Çorum olarak anılan kentin adı hakkında farklı teoriler mevcuttur. Hitit medeniyetinin başkenti Hattuşa'ya ev sahipliği yapan bu topraklar, tarihi derinliğiyle bilinir. Kentin ismi zaman içinde bugünkü net haline kavuştu.
Denizli
Geçmişte Laodikeia antik kentinin yakınlarında kurulan yerleşim, Türk fethinden sonra Ladikolarak anılmaya başlandı. Bölgedeki su kaynaklarının bolluğu nedeniyle zamanla Denizli ismine dönüştüğü kabul edilmektedir. Tekstil ve ticaret tarihi, kentin antik dönemine kadar uzanmaktadır.
Diyarbakır
Roma döneminde Amida olarak adlandırılan kent, meşhur siyah bazalt surlarıyla tanınır. İslam ordularının fethinden sonra bölgeye yerleşen Bekr kabilesine atıfla Diyar-ı Bekr (Bekr'in Toprakları) dendi. Cumhuriyet döneminde bu isim Diyarbakır olarak güncellendi.
Edirne
Roma İmparatoru Hadrianus tarafından yeniden kurulduğu için şehre Hadrianapolis adı verildi. Osmanlıların kenti fethetmesiyle birlikte bu isim Edirne şeklini almış ve imparatorluğa uzun yıllar başkentlik yaptı. Mimar Sinan'ın eserleriyle taçlanan kent, Balkanlar'a açılan kapıdır.
Elazığ
Sultan Abdülaziz'in tahta çıkışının anısına şehre uzun süre Mamuretü'l-Aziz (Aziz'in İmar Ettiği Yer) dendi. Halk arasında bu isim Elaziz olarak kısaltılarak kullanıldı. 1937 yılında Atatürk'ün önerisiyle kentin adı, bolluk anlamına gelen Elazığ olarak değiştirildi.
Erzincan
Antik dönem kaynaklarında Eriza veya Erzican olarak geçen şehir, depremlerle sıkça sınanmış tarihi bir yerleşimdir. İpek Yolu üzerinde stratejik bir kavşak noktası olması, kentin önemini arttırdı. İsim, asırlar boyunca küçük ses değişimleriyle günümüze taşındı.
Erzurum
Doğu Anadolu'nun bu büyük kenti, Roma sınırları içindeyken Theodosiopolis olarak anılmaktaydı. Bölgeye yerleşen Müslümanlar, buraya "Arz-ı Rum" (Rum Toprağı) ismini verdi. Bu tamlama zamanla birleşerek Erzurum halini aldı.
Eskişehir
Antik Dönem'de Dorylaion adıyla bilinen ve kaplıcalarıyla ünlü olan bu kent, Bizans ve Selçuklu dönemlerinde büyük savaşlara sahne olmuştur. Türklerin bölgeyi aldığında buradaki eski yerleşime atıfla "Eski Şehir" demesiyle bugünkü adını almıştır. Porsuk Çayı kentin çehresini asırlardır belirlemektedir.
Gaziantep
Kentin asırlar boyu kullanılan tarihi adı Ayıntap olup, güzel pınar veya suyun gözü anlamına gelmektedir. Kurtuluş Savaşı'ndaki destansı savunması nedeniyle 1921 yılında TBMM tarafından kente "Gazi" unvanı verilmiştir. Şehir o tarihten bu yana Gaziantep olarak anılmaktadır.
Giresun
Karadeniz'in bu liman kenti, kirazın dünyaya yayıldığı yer olarak bilinir ve eski adı Kerasus'tur. İsim kökenini Yunanca boynuz veya kiraz kelimelerinden aldığı tahmin edilmektedir. Fındık üretimiyle öne çıkan kent, tarih boyunca deniz ticaretinin merkezlerinden biri oldu.
Gümüşhane
Bölgedeki zengin gümüş madenlerinden dolayı kentin eski adı Osmanlı arşivlerinde Argyropolis (Gümüş Şehir) olarak geçmektedir. Türk idaresinde maden ocaklarının varlığına atıfla Gümüşhane ismi kullanılmaya başlandı. Dağlık coğrafyası ve tarihi darphaneleriyle bilinir.
Hakkari
Geçmişte Çölemerik olarak adlandırılan yerleşim yeri, sarp dağların arasında korunaklı bir bölgede kuruldu. Hakkari ismi ise bölgede uzun süre hüküm süren Hakkar aşiretinden gelmektedir. Coğrafi izolasyonu sayesinde kendine has kültürünü korumayı başardı.
Hatay
Antik dünyada Antiokheia (Antakya) olarak bilinen kent, Roma İmparatorluğu'nun en büyük metropollerinden biriydi. Atatürk'ün yakından ilgilendiği bölgeye, Orta Asya'daki Hıtay Türklerinden mülhem Hatay adı verildi. Çok kültürlü yapısıyla bilinen kent, ana vatana 1939'da katıldı.
Isparta
Antik Çağ'da Baris olarak adlandırılan kent, Akdeniz'in iç kesimlerinde yer alıyor. İsmin zamanla bölgedeki yerel lehçeler ve dış etkilerle Isparta formuna dönüştüğü düşünülmektedir. Günümüzde gül ve halı üretimiyle küresel bir üne sahiptir.
Mersin
Antik dönemde Zephyrium adıyla bilinen liman bölgesi, modern kentin temelini oluşturuyor. Mersin ismi ise bölgede yoğun olarak yetişen mersin bitkisinden veya Mersinoğulları aşiretinden gelmektedir. Akdeniz'in en büyük ticaret ve liman kentleri arasında yer alır.
İstanbul
Bizans İmparatorluğu döneminde kurucusuna atıfla Konstantinopolis olarak anılan megakent, Osmanlı'da Dersaadet ve Asitane gibi isimlerle de anıldı. Şehre gitmek anlamındaki Yunanca "eis tin polin" kalıbından türeyen İstanbul, 1930 yılında kentin resmi ve tek adı oldu. İki kıtayı birleştiren yapısıyla dünya tarihinin merkezidir.
İzmir
Tarihin en eski liman kentlerinden biri olan bu yerleşim, Antik Çağ'da Smyrna adıyla kuruldu. Amazon kraliçesi Smyrna'dan adını aldığı yönünde güçlü rivayetler bulunmaktadır. Ege'nin incisi olarak bilinen kent, Türk döneminde fonetik evrimle İzmir oldu.
Kars
Kafkasya'ya açılan bu serhat şehrinin adı, eski kaynaklarda Chorsa veya Karsak unvanlı Türk boylarından gelmektedir. Uzun süre Rus işgalinde kalan kent, kendine has mimari planıyla dikkat çekiyor. Kış turizmi ve tarihi kalesiyle Doğu Anadolu'nun simgelerindendir.
Kayseri
Roma döneminde imparator kenti anlamına gelen Caesarea (Kaysariye) adıyla anılan şehir, Erciyes Dağı'nın eteklerinde kuruludur. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ticaretin kalbi olmuş, bu ismi Türk fonetiğine uyarlamıştır.
Kırklareli
Osmanlı döneminde Kırkkilise adıyla bilinen kent, Balkan coğrafyasının geçiş noktasında yer alır. Cumhuriyet döneminde, ismindeki dini çağrışımı değiştirmek amacıyla bölgedeki kırk azize veya şehit anısına Kırklareli yapıldı. Tarım ve hayvancılık kentin ana gelir kaynağıdır.
Kırşehir
Antik dönemde Mocissus adıyla kurulan, Bizans döneminde ise Justinianopolis olarak anılan kent, Türk fethinden sonra bozkır ortasındaki konumuna ithafen Kır Şehri adını aldı. Ahi Evran kültürünün merkezi olan yerleşim, Anadolu aydınlanmasının öncülerindendir. Zamanla ismi birleşik olarak Kırşehir halini aldı.
Kocaeli
Bölgenin antik adı Nikomedia olup, uzun süre Roma İmparatorluğu'na başkentlik yaptı. Türk hakimiyetine girdiğinde, bölgeyi fetheden Akçakoca Bey'in adına ithafen Kocaeli olarak adlandırıldı. Sanayinin ve Marmara ticaretinin en önemli merkezlerinden biridir.
Konya
Antik Çağ kaynaklarında kutsal tasvir veya heykel anlamına gelen Iconium adıyla geçen kent, Anadolu'nun en eski yerleşimlerindendir. Anadolu Selçuklu Devleti'ne başkentlik yaptığı dönemde ismi Konya olarak yerleşti. Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin felsefesiyle özdeşleşmiş bir kültür şehridir.
Kütahya
Antik dönemdeki adı Cotyaeum olan şehir, Frigya medeniyetinin önemli merkezlerinden biri oldu. Roma ve Bizans dönemlerinin ardından Germiyanoğulları Beyliği'ne merkezlik yaptı. Çini sanatı ve porselen üretimiyle dünya çapında tanınan bir kenttir.
Malatya
Hitit kaynaklarında Melid (Bal anlamına gelir) olarak geçen kentin adı, binlerce yıllık geçmişe sahiptir. Roma döneminde Melitene olarak kullanılan isim, Türk idaresinde Malatya'ya dönüştü. Kayısı üretimiyle dünya lideri olan kent, Fırat Nehri'nin bereketini taşır.
Manisa
Antik Çağ'da Magnesia adıyla kurulan kent, Spil Dağı'nın eteklerinde yer almaktadır. Osmanlı döneminde şehzadelerin eğitim gördüğü stratejik bir sancak merkezi haline geldi. Tarımsal üretimi ve üzüm bağlarıyla ünlü olan kent, tarih boyunca önemini korumuştur.
Kahramanmaraş
Eski adı Maraş olan kent, Hititlerden bu yana aynı isim kökünü korumayı başardo. Kurtuluş Savaşı sırasında halkın gösterdiği topyekun direniş sebebiyle 1973 yılında adına "Kahraman" unvanı eklendi. Dondurması ve geleneksel el sanatlarıyla tanınan bir Güney Anadolu şehridir.
Mardin
Süryanice kaynaklarda Marde (Kaleler anlamına gelir) olarak geçen şehir, taş mimarisiyle açık hava müzesi konumundadır. Farklı dinlerin ve dillerin asırlardır bir arada yaşadığı kültürel bir mozaiğe sahiptir. Mezopotamya ovasına hakim bir tepede kuruldu.
Muğla
Antik dönemde Karya bölgesinde yer alan yerleşimin eski adı Mobolla olarak bilinmektedir. Zamanla Türkmen aşiretlerinin bölgeye yerleşmesiyle isim Muğla halini aldı. Günümüzde uzun sahil şeridi ve turizm merkezleriyle küresel bir çekim noktasıdır.
Muş
Şehrin adı antik dönem kaynaklarında Taron bölgesi içindeki yerleşimler arasında anılmaktadır. İsim kökeninin Süryanice veya Ermenice eski kelimelere dayandığı tahmin edilmektedir. Malazgirt Ovası'na ev sahipliği yapan kent, Anadolu'nun kapılarının açıldığı tarihi bir eşiktir.
Nevşehir
Eski adı Muşkara olan küçük bir köy iken, Osmanlı Sadrazamı Damat İbrahim Paşa tarafından imar edilerek şehir statüsüne kavuşturuldu. Farsça "Yeni Şehir" anlamına gelen Nevşehiradı bu dönemde verildi. Kapadokya bölgesinin doğal ve tarihi turizm merkezidir.
Niğde
Antik dönemde Nahita adıyla bilinen kent, Kapadokya bölgesinin güney sınırını oluşturmaktaydı. Selçuklu döneminde önemli mimari eserlerle donatılan yerleşim, zamanla Niğde adını aldı. Tarım, özellikle de patates üretimiyle ülke ekonomisine katkı sağlar.
Ordu
Eski adı Kotyora olan bu Karadeniz liman kenti, fındık bahçeleriyle çevrilidir. Osmanlı döneminde bölgede kurulan askeri orgah veya ordugah yerleşiminden dolayı bugünkü adını aldı. Sahil şeridi ve doğasıyla bölgenin turizm potansiyeli yüksek şehirlerdendir.
Rize
Yunanca pirinç veya dağ eteği anlamına gelen Rhizios kelimesinden türediği tahmin edilmektedir. Dik yamaçları ve bol yağış alan iklimiyle çay tarımının Türkiye'deki merkezidir. Coğrafi yapısı, kentin kültürel ve ekonomik karakterini doğrudan şekillendirdiği biliniyor.
Sakarya
Adını bölgeden geçen Sakarya Nehri'nden alan kentin merkez ilçesinin eski adı Adapazarı'dır. Nehrin oluşturduğu adacıklar üzerinde kurulan pazar yerinden mülhem bu isim uzun süre kullanıldı. Günümüzde sanayi ve tarımın iç içe geçtiği dinamik bir Marmara şehridir.
Samsun
Antik Dönem'de İyonlar tarafından Amisos adıyla kurulan liman kenti, Karadeniz'in en büyük ticaret merkezi oldu. Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da buraya ayak basmasıyla Milli Mücadele'nin meşalesi yakıldı. Kent, tarihi misyonuyla "Güneşin Doğduğu Şehir" olarak anılır.
Siirt
Şehrin eski adı Keldani dilindeki Keert (Şehir anlamına gelir) kelimesine dayanmaktadır. Arapça kaynaklarda ise İs'ird olarak yer bulmuş tarihi bir yerleşimdir. Battaniye dokumacılığı ve fıstık üretimiyle bilinen kent, zengin bir kültürel geçmişe sahiptir.
Sinop
Adını mitolojik bir karakter olan su perisi Sinope'den aldığı rivayet edilen kent, Karadeniz'in tek doğal limanıdır. Tarih boyunca denizcilik ve tersanecilik faaliyetleriyle öne çıkmıştır. Türkiye'nin en kuzey noktası olan İnceburun bu il sınırları içinde yer alır.
Sivas
Antik dönemde Sebasteia adıyla kurulan kent, Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir eyalet merkeziydi. Selçuklular döneminde en parlak çağını yaşamış ve kültürel anıtlarla donatıldı. Sivas Kongresi'ne ev sahipliği yapmasıyla Cumhuriyet tarihinde kritik bir yere sahiptir.
Tekirdağ
Eski adı Bizanthe olan kent, Osmanlı döneminde Rodosçuk ve ardından Tekfur Dağı olarak anıldı. Tekfur kelimesinin zamanla halk dilinde Tekir halini almasıyla bugünkü ismine kavuştu. Trakya coğrafyasının Marmara Denizi'ne açılan önemli bir liman kentidir.
Tokat
Antik kaynaklarda Comana Pontica yakınlarında yer alan kentin eski adı Dokat veya Togar olarak geçmektedir. Kalesi ve tarihi hanlarıyla İpek Yolu üzerinde önemli bir konaklama merkezi oldu. Tarımsal çeşitliliği ve geleneksel yazmacılık sanatı dikkat çekmektedir.
Trabzon
Kent, coğrafi yapısının masa veya yamuk şekline benzemesinden ötürü Trapezus adıyla kuruldu. Karadeniz'in en köklü liman kentlerinden biri olarak Bizans ve Trabzon İmparatorluğu'na merkezlik yaptı. Tarihi Sümela Manastırı ve denizci kültürüyle tanınır.
Tunceli
Eski adı Dersim olan bölge, sarp dağları ve Munzur Vadisi ile bilinmektedir. 1935 yılında çıkarılan özel bir kanunla bölgenin idari yapısı yeniden düzenlenmiş ve adı Tunceli olarak değiştirilmiştir. Doğal güzellikleri ve endemik flora-faunası ile öne çıkan bir ildir.
Şanlıurfa
Antik Çağ'da Edessa adıyla bilinen ve inanç turizminin merkezi olan kent, uzun süre Urfa olarak anıldı. Kurtuluş Savaşı'ndaki yerel direniş başarısından dolayı 1984 yılında adına "Şanlı" unvanı dahil edildi. Göbeklitepe ve Balıklıgöl gibi dünya mirası alanlara ev sahipliği yapar.
Uşak
Bölgenin eski adı hakkında kesin veriler olmamakla birlikte, Frigya sınırları içindeki Flaviopolis yakınlarında yer aldığı bilinir. Kelime anlamı olarak "Aşıklar Diyarı" veya çocuk anlamına gelen Uşak ismi Osmanlı döneminden beri kullanılmaktadır. Türkiye'de ilk şeker fabrikasının kurulduğu endüstriyel geçmişe sahiptir.
Van
Urartu Krallığı'nın başkenti olan kentin tarihi adı Tuşpa'dır. Van Gölü'nün kıyısında yer alan bu kadim yerleşim, adını Urartu dilindeki yerel isimlerden alarak Van şekline dönüştü. Kedisi, kalesi ve eşsiz gölüyle Doğu Anadolu'nun turizm cazibe merkezidir.
Yozgat
Şehrin eski adı Bozok sancağı olup, bölgeye yerleşen Türkmen boylarının adını taşımaktadır. Yozgat ismi ise sonradan yerleşimin büyümesiyle resmiyet kazandı. Çamlık Milli Parkı ve tarihi konaklarıyla İç Anadolu'nun sakin kentlerinden biridir.
Zonguldak
Adının bölgedeki Zongalık (Sazlık) kelimesinden veya Fransız şirketlerinin bölgeye verdiği "Zone Geul-Dagh" isminden türediği teorileri vardır. Türkiye'nin en zengin taş kömürü havzasına sahip olan kent, tam bir emeğin ve sanayinin şehridir. Cumhuriyet döneminde il statüsü kazanan ilk yerleşim yeridir.
Aksaray
Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan'ın buraya yaptırdığı beyaz saraydan ötürü şehre Aksaray dendi. Antik dönem adı ise Archelais olarak kayıtlara geçti. İpek Yolu üzerindeki stratejik konumuyla tarih boyunca askeri ve ticari bir üs oldu.
Bayburt
Eski kaynaklarda Baberd veya Paypert adıyla geçen kent, Çoruh Nehri'nin kıyısında kuruludur. Tarihi kalesiyle bilinen yerleşim, Kafkasya ve Karadeniz arasındaki geçiş koridorundadır. Doğal yapısı ve Dede Korkut hikayelerindeki yeri ile kültürel öneme sahiptir.
Karaman
Larende olan eski adı, bölgede büyük bir devlet kuran Karamanoğulları Beyliği'nin anısına Karaman olarak değiştirildi. Türkçe dilinin resmi dil ilan edildiği bu topraklar, dil tarihi açısından büyük öneme sahiptir. Tarım ve gıda sanayisinde öncü kentlerdendir.
Kırıkkale
Kentin adı, yakınlarında bulunan Kırık köyü ile kentin merkezindeki Kaletepe'nin isimlerinin birleşmesiyle oluşturuldu. Cumhuriyet'in ilk yıllarında küçük bir yerleşimken, savunma sanayii fabrikalarının kurulmasıyla hızla büyüdü. Bugün Türkiye'nin önemli bir sanayi kavşağıdır.
Batman
Şehrin eski adı İluh köyü olup, 1950'li yıllarda bölgede zengin petrol rezervlerinin bulunmasıyla hızla kente dönüştü. Adını içinden geçen Batman Çayı'ndan aldı. Petrol sanayisiyle birlikte bölgenin en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri haline geldi.
Şırnak
Şehrin adının Nuh'un Gemisi'nin tufandan sonra yerleştiği inanılan Şehr-i Nuh (Nuh'un Şehri) ifadesinden türediği kabul edilir. Zamanla fonetik değişime uğrayarak Şırnak halini aldı. Cudi Dağı'nın eteklerinde, köklü bir geçmişe sahip sınır kentidir.
Bartın
Antik dönemde içinden geçen nehre atıfla Parthenios (Bakire Su) olarak adlandırılan kent, Karadeniz'in batısında yer alır. Türkiye'de üzerinde nehir taşımacılığı yapılabilen tek akarsuya ev sahipliği yapmaktadır. Tarihi ahşap evleri ve sahil kasabalarıyla tanınır.
Ardahan
Eski kaynaklarda Artaani olarak geçen bu serhat şehri, Gürcistan ve Ermenistan sınır hattına yakındır. Yüksek yaylaları ve soğuk iklimiyle hayvancılığın temel geçim kaynağı olduğu bir coğrafyadır. Çıldır Gölü kentin en önemli doğal simgelerinden biridir.
Iğdır
Adını Oğuz Han'ın torunu ve İğdir boyunun liderinden alan kent, Doğu Anadolu'nun en doğu ucundadır. Mikroklimal iklimi sayesinde bölgede pamuk ve kayısı gibi Akdeniz ürünleri yetişebilmektedir. Üç ülkeye sınırı olan coğrafi yapısıyla stratejik öneme sahiptir.
Yalova
Antik Çağ'da Pylai olarak bilinen liman bölgesi, kaplıcaları nedeniyle Roma döneminden beri şifa merkezi oldu. Yalova ismi ise sahil ovası anlamına gelen yalı ve ova kelimelerinin birleşmesiyle türetildi. Atatürk'ün "Benim Kentim" dediği ve sıkça vakit geçirdiği bir sayfiyedir.
Karabük
Adını coğrafi yapısını betimleyen "Kara" ve "Bük" (Çalılık yer) kelimelerinden alan yerleşim, eski bir köydü. 1937 yılında Türkiye'nin ilk ağır sanayi hamlesi olan Demir Çelik Fabrikası'nın kurulmasıyla şehirleşmiştir. Tarihi Safranbolu evleri bu ilin sınırları içinde yer alır.
Kilis
Bölgedeki diğer tüm kentler yüzyıllar içinde köklü isim değişikliklerine uğrarken, Kilis antik çağlardan Osmanlı dönemine ve günümüze kadar orijinal adını korumayı başardı. Resmi ve tarihi kayıtlara göre Bizans, Memlük ve Osmanlı belgelerinde doğrudan bugünkü ismiyle anılan kent, bu yönüyle Türkiye’nin en özgün tarihi kimliğine sahip şehirleri arasında yer alıyor.
Osmaniye
Eski adı Cebelibereket (Bereketli Dağ) sancağı olan kent, Çukurova'nın doğu uzantısında yer alıyor. Tarıma elverişli toprakları nedeniyle fıstık üretimiyle adını duyurdu. 1996 yılında yapılan idari düzenlemeyle tekrar il statüsüne kavuştu.
Düzce
99 depremlerinden sonra il statüsüne alınan kentin tarihi kökenleri Prusias ad Hypium (Konuralp) antik kentine dayanmaktadır. Ovada kurulu yapısından dolayı düz yer anlamında Düzce adı verildi. Tarım, orman ürünleri ve sanayinin hızla geliştiği bir Karadeniz kentidir.