Polonya'nın Pien kasabası yakınlarında bulunan yaklaşık 400 yıllık bir mezarlıkta yürütülen arkeolojik kazılar, 17. yüzyılda halkın "ölülerin geri döneceği" korkusuyla uyguladığı sıra dışı defin ritüellerini gün yüzüne çıkardı.
Nicolaus Copernicus Üniversitesi Orta Çağ ve Erken Modern Dönem Bölümü öğretim üyesi Prof. Dariusz Polinski'nin başkanlığındaki ekip tarafından 2005 yılından bu yana sürdürülen kazılarda, nekropolde bulunan 100'den fazla mezarın en az 30'unda "vampir karşıtı" olarak değerlendirilen uygulamalara rastlandı.
Araştırmacılar, 2022 yılında ayaklarına üçgen biçimli bir asma kilit takılmış genç bir kadının mezarını keşfetmişti. Kısa süre sonra ise aynı bölgede yüzüstü gömülmüş ve ayaklarına kilit takılmış 5 ila 7 yaşlarında bir çocuğun kalıntıları bulundu.

Kazılarda bazı iskeletlerin göğsüne veya boyun hizasına orak yerleştirildiği de tespit edildi. Dönemin inanışına göre mezardan kalkmaya çalışan kişinin boynu orak tarafından kesilecek, ayaklara takılan ağır kilitler ise ölünün mezardan çıkmasını engelleyecekti.
Prof. Polinski, bu uygulamaları doğrudan "vampir mezarı" olarak tanımlamaktansa, yaşayanları ölülerden korumaya yönelik geleneksel ritüeller olarak değerlendirmeyi tercih ettiğini söyledi.
YÜZÜSTÜ GÖMME RİTÜELİ
Araştırmacıya göre söz konusu kadın fiziksel ya da zihinsel bir rahatsızlığa sahip olabilir veya komşuları tarafından ölümünden sonra korku yaratacağı düşünülen biri olarak görülmüş olabilir. Ani ve şiddetli ölümler yaşayan kişiler ile vaftiz edilmeden ölen ya da boğularak hayatını kaybeden çocukların da dönemin toplumunda korku uyandırdığı belirtiliyor.
Dönemin batıl inançlarına göre yüzüstü gömülen kişilerin mezardan çıkamayacağına, toprağı ısırarak canlılara zarar veremeyeceğine inanılıyordu. Bazı bölgelerde ise ölülerin başlarının veya bacaklarının kesildiği, cesetlerin taşlarla ezildiği ya da yakıldığı biliniyor.
Araştırmacılar, mezarlığın toplum tarafından dışlanan veya ölümünden korkulan kişilerin gömüldüğü özel bir alan olabileceğini değerlendiriyor.
Bununla birlikte, ayaklarına kilit takılan genç kadının tamamen toplum dışına itilmiş biri olmadığı da ortaya çıktı. Kadın, değerli metal ipliklerle dokunmuş ipek bir başlıkla gömülmüştü ve bu durum yüksek sosyal statüye sahip olduğuna işaret ediyor.
Adli antropoloji uzmanları ise Orta Çağ'ın sonları ve Erken Modern Dönem'de salgın hastalıkların yayılmasının zaman zaman "vampirlerin aile bireylerini ve komşularını hedef aldığı" inancıyla açıklanmaya çalışıldığını belirtiyor.
Uzmanlara göre Pien'deki mezarlık, 17. yüzyıl Avrupa'sında ölüm, salgın hastalıklar ve doğaüstü varlıklara ilişkin korkuların cenaze geleneklerini nasıl şekillendirdiğini gösteren en dikkat çekici arkeolojik alanlardan biri olarak değerlendiriliyor.