Mısır’ın İskenderiye kenti açıklarında yürütülen kazılarda ilginç bir keşif yapıldı. Akdeniz’de su altında keşfedilen yüzüğün antik dünyanın yedi harikası arasında adı geçen İskenderiye Feneri’nin resmedildiği bronz bir yüzük olduğu düşünülüyor.

“Live Science” bilim haberleri sitesinin aktardığına göre, Avrupa Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü (IEASM) ile Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı’nın birlikte yürüttüğü çalışmalarda keşfedilen söz konusu nesne, bugün sular altında kalmış olan Antirhodos Adası’ndaki bir sarayın kalıntılarında bulunup gün yüzüne çıkarıldı. IEASM ekibi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, üzerinde deniz feneri görseli bulunan bir mühür yüzüğünün ilk kez keşfedildiğini kaydetti.

SİKKELERİN ÜZERİNDEKİ TASVİRLERE BENZİYOR

IEASM temsilcileri, yüzükteki görselin daha önce 2. yüzyıla ait sikkeler üzerinde bulunan deniz feneri tasvirleriyle benzerlik gösterdiğine dikkat çekti.

Gizemli yüzük bulundu. Dalgıç eline aldığında hissetti - Resim : 1

Enstitü Başkanı Franck Goddio, e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, "Mühür yüzüğünün keşfi, bir zamanlar güç merkezi olan Antirhodos Adası’nın efsanevi sarayında gün ışığına çıkarılmış olması dolayısıyla çok daha büyük bir önem teşkil ediyor" ifadelerini kullandı.

SARAY VE FENERİN BAĞLANTISI NE?

Yüzüğün kalıntıları arasında çıkarıldığı saray, Büyük İskender’in generallerinden birinin soyundan gelen ve milattan önce 304 ile 30 yılları arasında tarihlenen Ptolemaios Hanedanı döneminde hüküm süren Mısır firavunları tarafından kullanılmıştı. Deniz feneri ise yine milattan önce 280 civarında Pharos Adası üzerine inşa edilmiş ve 100 metreyi aşan yüksekliğiyle ulaşmıştı.

Fener dünyanın harikaları arasında sayılmış, depremler ve erozyon ile yıkıma uğrayıp deniz altında kaybolana kadar Ortaçağ boyunca kullanılmaya devam etmişti.

Gizemli yüzük bulundu. Dalgıç eline aldığında hissetti - Resim : 2

Yapılan değerlendirmelere göre, keşfi heyecan yaratan mühür yüzüğünü takan kişi, kil veya balmumu gibi yumuşak malzemeler üzerine baskı yaparak bir mühür oluşturmak amacıyla bu yüzüğü kullanıyor olabilirdi.

IEASM temsilcileri, yüzüğün Antirhodos’taki saray kalıntılarında bulunmasının bu sarayın deniz feneriyle bağlantılı idari işlevler için kullanıldığına işaret ettiğini ifade etti.

DUMAN DA RESMEDİLMİŞ OLABİLİR

Araştırma ekibinde yer almayan ancak deniz feneri üzerine yazılar kaleme alan London Üniversitesi Sanat Tarihi ve Arkeoloji bölümünden emeritus profesör Doris Behrens-Abouseif, yüzükteki işlemenin biraz aşınmış olmasına rağmen büyük olasılıkla deniz fenerini resmettiğini kaydetti.

Bilim insanı, e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, "İskenderiye’den çıkan ve deniz fenerinin benzer bir tasvirini taşıyan binlerce sikke var" diyerek bu sikkelerin Ptolemaios veya Roma dönemlerine tarihlendiğine vurgu yaptı.

Görüş bildiren diğer bilim insanları da Live Science’a bu yüzüğün deniz fenerini resmettiğine inandıklarını belirtti. Bu isimlerden iki araştırmacı, fenerin tepesindeki lambadan çıkan dumanın da resmedilmiş olabileceğine dikkat çekti.

Bağımsız araştırmacı Andrew Chugg da konuya ilişkin olarak, "Yeni mühür yüzüğündeki kazıma taşın en ilgi çekici yanı, tepe noktasındaki asimetrik ayrıntıdır. Bu ayrıntı, zirvedeki heykelin elinde tuttuğu yağ lambasından yükselen bir duman bulutunu resmediyor olabilir" ifadelerini kullandı.

California Üniversitesi (Irvine) Sanat Tarihi ve Klasik Çağ Araştırmaları bölümünden emeritus profesör Margaret Miles da duman imgesine dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı: "Bu yüzük, İskenderiye’deki konumunu belirtmek için fenerin siluetini kullanan bir İskenderiyeli tüccar tarafından mühür yüzüğü olarak kullanılmış olabilir. Deniz feneri çok ünlüydü, bu yüzden şehrin simgelerinden biri haline gelmişti."

İskenderiye kıyılarında son birkaç yılda yürütülen araştırmalar ile birlikte 22 devasa bloğun keşfi, deniz fenerinin tam olarak nasıl göründüğü de dahil olmak üzere birçok yeni bilgiyi gün ışığına çıkarmış oldu. Elde edilen veriler, yapıyı dijital ortamda yeniden canlandırmaya çalışan araştırmacıların çalışmalarına da büyük katkı sağlıyor.