Mutfak tasarımında bir devir kapandı: Bu 8 trend geride kaldı
Kusursuz görünen gri dolaplar, dev mermer adalar, kulpsuz yüzeyler ve her ayrıntısı birbiriyle uyumlu mutfaklar yıllarca lüksün simgesi oldu. Ancak iç mimarlara göre mutfak tasarımında devir değişiyor.
Yıllarca modern mutfağın sembolü kabul edilen steril, minimalist ve pürüzsüz görünümler artık geçerliliğini yitiriyor. Sektörün önde gelen iç mimarları ve tasarım yöneticileri, mutfakların "yaşanılan, sosyalleşilen ve ev sahibinin kişiliğini yansıtan" alanlara dönüşmesi gerektiğini vurguluyor. İşte uzmanlara göre mutfak tasarımında geride bırakılan 8 popüler detay ve yerlerini alan yeni yaklaşımlar...
ŞELALE TİPİ MUTFAK ADALARI
Bir dönem lüks mutfakların en önemli statü göstergelerinden biri olan şelale tipi mutfak adaları popülerliğini kaybetmeye başladı. Uzmanlar tezgah taşının adanın yanlarından aşağı süzüldüğü bu modelin mekana ağır ve aşırı tasarı havası kattığını belirtiyor. Yüksek malzeme maliyetine rağmen bir işlevi olmayan bu devasa mermerler yerine artık basit bir çıkıntı, kıvrımlı bir kenar veya farklı bir malzemeyle kontrast yaratılması öneriliyor.
BAŞTAN AŞAĞI GRİ MUTFAKLAR
Soğuk gri tonlardaki mutfaklar yıllardır modern mutfakların vazgeçilmezlerinden biri. Ancak uzmanlar gri dolapların, kulpsuz kapakların ve aşırı minimalizmin mekanı kişisellikten uzaklaştırdığını belirtiyor. Mutfakların yaşayan kişileri yansıtması gerektiğini vurgulayan uzmanlar doğal dokular, daha dikkat çekici kulp ve donanımlar ile mekana bireysellik kazandıran renkler öneriyor.
KULPSUZ DOLAPLAR
Mutfak dolaplarında kulbun olmadığı, tamamen düz yüzey anlayışı da miadını doldurdu. Uzmanlar ev sahiplerinin artık doku ve karakter aradığını söylüyor. Tamamen kulpsuz kapaklar yerine eskitilmiş pirinç ve cilalı nikel gibi yüzeylere sahip kenar kulplarının daha rafine bir alternatif sunduğunu belirtiyor.
SERGİ SALONU KUSURSUZLUĞU
Her şeyin birbiriyle birebir uyumlu olduğu, tüm mutfak aletlerinin ve yaşam izlerinin kapaklar arkasına gizlendiği "görünmez mutfak" konsepti geride kalıyor. Tasarımcılar, mobilyaların tek bir katalogdan alınmış gibi görünmesi yerine dekoratif aydınlatmalar, sanat eserleri, antikalar ve zaman içinde toplanmış özgün eşyaların mutfağa entegre edilmesini öneriyor.
TEZGAHLAR ÜZERİNDEKİ CİHAZ KİRLİLİĞİ
Kahve makineleri ve kettle'ların tezgah üzerinde sergilenmesi alanı daraltıyor. Kent içinde alanın önemli olduğu konutlarda mutfak tezgahlarının daha kıymetli hale geldiğini belirten uzmanlar, büyük cihazların sürekli tezgah üzerinde tutulması alışkanlığının gözden düştüğünü söylüyor. Bu cihazlar tasarım açısından şık olsalar bile görsel karmaşa yaratabiliyor ve yemek hazırlamak için kullanılabilecek alanı daraltıyor. Çözümü ise pek çok işlevi yerine getirebilen cihazlar kullanmak.
HATALI PLANLANMIŞ SARKIT AYDINLATMALAR
Mutfak adasının üzerine sarkıt lambalar kullanmak son yılların tasarım tercihlerinden biri olmuştu. Uzmanlara göre sarkıt lambaların estetik görüntü düşünülerek kullanılması bir hata. Lambaların fazla aşağıya asılması, aralarındaki mesafenin yanlış belirlenmesi veya mutfağa uygun olmayan boyutların seçilmesi hem görüş alanını hem de mutfağın kullanımını olumsuz etkileyebiliyor.
MUTFAK ÜÇGENİ KURALI
Klasik ocak-lavoba-buzdolabı kuralı da uzmanlara göre bugünlerde insanların yaşam biçimini yansıtmıyor. Uzmanlar açık plan yaşam alanlarının yaygınlaşmasıyla insanların mutfakta yaşama, yemek pişirme ve hareket etme biçimlerinin değiştiğini belirtiyor. Üç sabit nokta etrafında tasarım yapmak yerine mutfağın kullanım biçimine göre bölgelere ayrılması öneriliyor. Yemek pişirme, hazırlık, depolama ve sosyalleşme için ayrı alanlar oluşturulabilir.
'EV SATILIRSA' KAYGISIYLA YAPILAN TASARIMLAR
Gelecekteki potansiyel alıcıyı düşünerek sürekli nötr, riskiz ve kişiliksiz seçimler yapma devri kapandı. Uzmanlar ev sahiplerinin artık kendileri için mutfak tasarladığını ve renk konusunda cesurlaştığını vurguluyor. Toz pembe, sıcak sarı, mürdüm ve patlıcan moru gibi katmanlı tonlar, lüks mutfaklara karakter katmak için sıkça kullanılıyor.