2019 yılında yukarı Avusturya'daki Deinham köyü yakınlarında, Tuna'nın sağ kıyısında ilginç bir keşif yapıldı. Çakıl çıkaran işçiler, iş makinesinin çıkardığı paslanmış, çift uçlu demir nesneleri fark etti ve Avusturya Federal Anıtlar Dairesi'ne haber verdi.

Arkeologlar işçilerin çakıl yığınlarını elle taradı ve 193 tam külçe ile yüzlerce parça topladı. Parçalar birlikte en az 500 külçe ediyor. Külçeler söğüt yaprağına benziyor, bir ucu sivri, diğer ucu düz. Tam olanların her biri ortalama 30 santimden biraz kısa ve yaklaşık 2 kilo ağırlığında.



Nehirden çakıl çıkartırken külçe külçe buldular. Yetkililer bölgeye akın etti - Resim : 1

Külçelerin çoğu hala çakıl ve kumla kaplı. Yaklaşık üçte biri çakıl kırma tesisinde temizlenmişti. Araştırma 21 Eylül 2026'da Antiquity dergisinde yayımlandı.

BİR ORDUYU SİLAHLANDIRMAYA YETER

Külçeler MÖ 3. ya da 2. yüzyıla, geç Demir Çağı'na tarihleniyor. Bitmiş ürün değil, sonradan dövülerek eşyaya dönüştürülecek yarı işlenmiş parçalar olduğu düşünülüyor. Araştırmacılar yaklaşık bir tonluk demirin yaklaşık 500 kılıca ya da 8 bine kadar demir çiviye yeteceğini hesapladı. Innsbruck Üniversitesi'nden arkeolog Peter Trebsche, üretim kayıpları hesaba katılsa bile demirin büyük bir savaşçı grubunu silahlandırmaya yeteceğini söyledi.

KARŞILIĞINDA ALTIN YA DA SIĞIR ALDILAR

Külçelerin nehirde taşınırken batan bir tekneden kaldığı çok yüksek ihtimal olarak görülüyor. İş makinesi buluntunun özgün bağlamını bozduğu için teknenin izine rastlanmadı. Külçelerin nehirden aşağı giderken battığı ve büyük olasılıkla Bavyera'da üretildiği tahmin ediliyor.

Tek bir alışverişte bu kadar büyük bir demir partisinin taşınması olağan değil. Alıcının karşılığında altın, gümüş, at, sığır ya da askerlik hizmeti gibi çok değerli bir şey verdiği düşünülüyor. Element analizleriyle hammaddenin kaynağı belirlenmeye çalışılacak.