ÖZEL HABER - REMZİ ÖZDEMİR

Türkiye’deki fon krizinin uluslararası boyutuna ilişkin tartışmalar sürerken, dünyanın en büyük varlık fonlarından Norveç Varlık Fonu’nun Türk hisselerindeki yatırımları dikkat çekiyor. Fonun yatırım yönetimini yürüten Norges Bank Investment Management’ın (NBIM) 30 Haziran 2026 tarihli kayıtlarına göre, Türkiye hisse senedi portföyünün piyasa değeri 2 milyar 65,7 milyon dolara ulaştı.

Fonun, fon krizi ve soruşturma tartışmaları kapsamında incelenen 18 şirketteki yatırımlarının toplam piyasa değeri ise 244,4 milyon dolar olarak hesaplandı. Bu tutar, Norveç fonunun Türkiye hisse portföyünün yaklaşık yüzde 11,83’üne karşılık geliyor. Ancak bu şirketlerin aynı hukuki veya soruşturma kapsamında değerlendirilmediğinin altını çizmek gerekiyor.

Asıl dikkat çekici nokta, fonun söz konusu hisselerdeki pozisyonlarının farklı tarihlerde nasıl değiştiği ve bu yatırımların hangi portföy yöneticilerinin görev dönemlerinde gerçekleştiği.

Norveç fonu mağdur rolünde: 244 milyon dolarlık hisse trafiğinin perde arkasında ne var? - Resim : 1

İSTANBUL PORTFÖY SONRASI DÖNEMDE NE OLDU?

Norveç Varlık Fonu’nun Türkiye’deki portföy yönetiminde yaşanan değişiklikler, yatırım kararlarının izini sürmek açısından önem taşıyor. İstanbul Portföy, fon adına yaklaşık 600 milyon dolarlık Türk hisse senedi yatırımını yönetiyordu. NBIM’in bu şirketle ilişkisinin Kasım 2025’te sona erdiği, daha sonra Bloomberg tarafından yayımlanan haberlerde yer aldı.

İstanbul Portföy ile yolların ayrılması ve şirket yöneticilerinden Tufan Deriner hakkında Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) verdiği idari para cezası da tartışmaların odağında. SPK, Deriner’e Batıçim ve Batısöke pay piyasalarındaki işlemleri nedeniyle 18 milyon 505 bin 450,02 TL idari para cezası uyguladı. İstanbul Portföy ise yönetim ilişkisinin sona ermesiyle söz konusu yaptırım arasında bağlantı kurulmasına itiraz etti.

NBIM’in yeni portföy yöneticisi Neo Portföy’ün fiilen Temmuz 2026’da çalışmaya başladığı bildirildi. Bloomberg’in haberlerinde, ABD merkezli TRG Management’ın da Norveç fonu adına Türk hisselerini yöneten kuruluşlar arasında bulunduğu aktarıldı.

Bu kronoloji, özellikle 2025 sonu ile 2026’nın ilk yarısı arasındaki yatırımları daha önemli hale getiriyor. Çünkü kamuya açıklanan portföy tabloları, hangi hisselerin hangi tarihlerde portföye girdiğine ilişkin genel bir çerçeve sunsa da alım emirlerini veren yöneticileri ve işlemlerin kesin tarihlerini göstermiyor.

ASTOR’DAKİ PAY İKİ YILDA YAKLAŞIK BEŞE KATLANDI

NBIM’in farklı dönemlere ait yatırım kayıtları karşılaştırıldığında, bazı hisselerde önemli pozisyon artışları görülüyor. ASTOR Enerji bunun en dikkat çekici örneklerinden biri.

Fonun ASTOR’daki ortaklık payı Haziran 2024’te yüzde 0,40 düzeyindeyken Haziran 2026’da yüzde 1,97’ye yükseldi. Aynı dönemde yatırımın piyasa değeri 11,62 milyon dolardan 116,52 milyon dolara çıktı.

Burada önemli bir ayrım bulunuyor: Piyasa değerindeki artış, aynı miktarda yeni para yatırıldığı anlamına gelmiyor. Hisse fiyatındaki yükseliş ve diğer piyasa hareketleri de portföy değerini etkiliyor. Gerçek alım miktarını ve fonun gerçekleşmiş kazanç ya da zararını hesaplayabilmek için işlem tarihleri, adetleri ve fiyatlarının bilinmesi gerekiyor.

Benzer şekilde ASTOR’un yanı sıra KUYAS, PEKGY ve TEHOL hisselerinde de Aralık 2025 ile Haziran 2026 arasında ortaklık paylarının yükseldiği görülüyor. ASTOR’daki pay yüzde 1,04’ten yüzde 1,97’ye, KUYAS’taki pay yüzde 0,19’dan yüzde 0,51’e çıktı. PEKGY ve TEHOL’de ise yüzde 0,12 düzeyindeki paylar yüzde 0,32’ye yükseldi.

Aynı karşılaştırmada EUPWR, GESAN, IEYHO, MAGEN ve PASEU hisseleri Aralık 2025 kayıtlarında görünmezken Haziran 2026 portföyünde yer aldı. Bu beş pozisyonun Haziran 2026 sonundaki toplam piyasa değeri yaklaşık 27,8 milyon dolar olarak hesaplandı.

Ancak bu hisselerin portföye hangi tarihte ve hangi yönetici döneminde eklendiği, yalnızca iki tarihli portföy kayıtlarından kesin olarak belirlenemiyor.

Norveç fonu mağdur rolünde: 244 milyon dolarlık hisse trafiğinin perde arkasında ne var? - Resim : 2

BÜTÜN HİSSELERDE AYNI TABLO YOK

Norveç fonunun Türk hisselerindeki yatırımları yalnızca artışlardan ibaret değil. Bazı şirketlerde ortaklık payları gerilerken, bazılarında portföyden çıkış ve daha sonra yeniden giriş işaretleri görülüyor.

Batıçim’de (BTCIM) fonun ortaklık payı Haziran 2024’te yüzde 1,67 düzeyindeyken Haziran 2026’da yüzde 0,12’ye geriledi. TERA Yatırım Teknoloji Holding’de (TEHOL değil, TERA kodlu şirket) Haziran 2025’te yüzde 1,52 olan pay da Haziran 2026’da yüzde 0,12 seviyesine indi.

ODINE’de ise farklı bir hareket yaşandı. Fonun şirketteki payı Aralık 2024’te yüzde 0,90’dan Haziran 2025’te yüzde 2,08’e yükseldi. Şirket Aralık 2025 kayıtlarında görünmezken Haziran 2026’da yüzde 0,08 payla yeniden portföyde yer aldı.

Bu farklı hareketler, bütün yatırımların tek bir stratejiyle veya aynı dönemde alınmış kararlarla açıklanamayacağını gösteriyor.

ALKLC, DSTKF, GRTHO, KTLEV, KUYAS, PEKGY, TEHOL ve VSNMD hisseleri de Haziran 2025 kayıtlarında yer almazken Aralık 2025 portföyünde göründü. Ancak bu iki tarih arasındaki dönem, İstanbul Portföy’ün görevden ayrıldığı Kasım 2025’i de kapsıyor. Dolayısıyla söz konusu pozisyonların görev değişikliğinden önce mi, sonra mı oluşturulduğu mevcut verilerle kesinleştirilemiyor.

Norveç fonu mağdur rolünde: 244 milyon dolarlık hisse trafiğinin perde arkasında ne var? - Resim : 3

YANIT BEKLEYEN SORU: YATIRIM KARARLARINI KİM VERDİ?

Norveç Varlık Fonu’nun Haziran 2026 itibarıyla söz konusu 18 şirketteki yatırımlarının piyasa değeri 244,4 milyon dolara ulaştı. Aynı grubun Aralık 2025’teki piyasa değeri yaklaşık 74,8 milyon dolardı. Aradaki fark, tek başına yeni alımların tutarı veya gerçekleşmiş kazanç olarak yorumlanamaz. Fiyat değişimleri, alım ve satımlar ile döviz hareketleri de toplam değeri etkiliyor.

Bununla birlikte portföydeki değişimlerin, Türkiye’deki fon soruşturması ve yönetici değişiklikleriyle aynı döneme denk gelmesi, yatırım kararlarının sorumluluk zincirini önemli hale getiriyor.

Burada yanıtlanması gereken soru, Norveç fonunun söz konusu hisselerde zarar edip etmediğinden ibaret değil. Hangi hisselerin hangi tarihte alındığı, işlemlerin hangi portföy yöneticisi tarafından gerçekleştirildiği ve kararların hangi kurumun yetki alanında verildiği de açıklığa kavuşturulması gereken başlıklar arasında.

NBIM’in kamuya açık kayıtları portföyün büyüklüğünü ve belirli tarihlerdeki dağılımını gösteriyor. Ancak bu kayıtlar, tek başına belirli bir yöneticinin belirli bir hisseyi hangi emirle satın aldığını kanıtlamıyor.

Norveç fonunun Türkiye yatırımlarına ilişkin tartışmaların sağlıklı biçimde sonuçlandırılabilmesi için işlem tarihleri, alım-satım miktarları ve portföy yöneticilerinin yetki dönemlerinin birlikte incelenmesi gerekiyor. Bu bilgiler olmadan ne fonun gerçekleşmiş zararı kesin olarak hesaplanabilir ne de yatırım kararlarının sorumluluğu belirli bir yöneticiye yüklenebilir.