Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde kurulan Milli Eğitim Akademisi’nin ikinci dönem zorunlu ortak dersleri arasında yer alan “İnsanın Varlık Tasavvuru ve Anlam Arayışı” başlıklı dersin içeriği tartışma yarattı.

NEFES’in incelediği resmi ders tanımlama formunda, toplam 20 saat olarak planlanan zorunlu dersin amacının, “insanın anlam arayışını keşfetmek”, “Türk İslam geleneğinde sanat, mimari ve ritüellerdeki anlamı yorumlamak”, “modern çağın inanç krizlerini analiz etmek” ve “ahlaklı ve erdemli bir şahsiyet geliştirmek” gibi başlıklardan oluştuğu görüldü.

HADİS DERSİ ZORUNLU

Müfredatın haftalık konu dağılımı incelendiğinde ise tartışma yaratan diğer başlıklar dikkat çekiyor. “Vahiy, Kur’an-ı Kerim ve Hadis Okuma Biçimleri”, “Mimari Sembolizm ve Mekan”, “İbadetlerin Psikososyal İşlevi”, Modern Çağın Anlam Krizi: Ateizm, Deizm, Hedonizm, Popülizm” başlıkları zorunlu ders kapsamında işleniyor. Programın son haftasında ise öğretmen adaylarına “Merhamet, Adalet ve Hikmet Ekseninde Kapsamlı Bir Dünya Görüşü: Türk İslam Medeniyeti” başlığı anlatılıyor.

SEÇME HAKKI YOK

NEFES’e konuşan bir öğretmen adayı, “Milli Eğitim Akademisi’nde almayı beklediğimiz eğitim, sınıf yönetimi, ölçme-değerlendirme, eğitim teknolojileri gibi mesleki alanlara yönelik olmalıydı. Ancak bizler ders programında dini referansların merkeze alındığı bir içerikle karşılaşıyoruz. Bu dersi almak istemeyenlerin herhangi bir seçme hakkı bulunmuyor. Kamu görevine başlayabilmek için bu müfredatı zorunlu olarak tamamlamak zorundayız. Çağdaş ve laik eğitimden uzak. Bize pedagoji değil, ideoloji öğretiyorlar” dedi.

Öğretmen adayı sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle ‘Modern Çağın Anlam Krizi: Ateizm, Deizm, Hedonizm’ başlığı bizi rahatsız ediyor. ‘Vahiy, Kur’an-ı Kerim ve Hadis Okuma Biçimleri’ ile ‘İbadetlerin Psikososyal İşlevi’ gibi başlıkların pedagojik eğitim yerine ilahiyat derslerini çağrıştırıyor. Milli Eğitim Akademisi’nin amacı nitelikli öğretmen yetiştirmek olmalı; belirli bir dünya görüşünü zorunlu eğitim haline getirmek olmamalı.”