CHP’nin tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingleri devam ediyor. Bu kapsamda mitinglerin 87’ncisi Niğde Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi.
Mitingde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, emekli maaşları, asgari ücret ve enflasyon oranlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
'SEBEBİ ERDOĞAN'
Özel, en düşük emekli maaşının 20 bin lira, asgari ücretin 28 bin lira, çiftçi gelirinin ise ortalama 19 bin 700 lira seviyesinde olduğunu belirterek, açlık sınırının 31 bin lira, yoksulluk sınırının ise 102 bin lira olduğunu ifade etti. Özel, "Beş emekli, beş emekli bir olsa, paraları bir yere koysa, birine verse, biri bile yoksulluktan kurtulamıyor. Ve buradan size soruyorum; bunların sebebi kim? Erdoğan... " dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Özel, geçmiş yıllardaki açıklamalarına atıfta bulunarak emekli maaşlarının alım gücünün düştüğünü savundu. Özel, en düşük emekli maaşıyla alınabilen ekmek miktarının yıllar içinde azaldığını öne sürdü.
BEDDUA DEĞİL DUA ETTİ
Özel şunları söyledi:
"Bakın, buradan ilk kez Niğde’den hatırlatıyorum ve Erdoğan’a sesleniyorum. 2005 yılı gazetelerde manşet; diyorsun ki: 'Üç yıl öncesine göre daha az ekmek alıyorsanız bana beddua edin'. Bakın bugün 2026; en düşük emekli maaşı 20 bin ve bin 300 ekmek alabiliyor. Oysa üç yıl önce –diyor ya, 'üç yıl öncesine göre azalıyorsanız'– üç yıl önce en düşük emekli maaşı 7 bin 500 liraydı ve bin 500 ekmek alıyordu. Üç yılda 200 ekmek kayıp.
Hele hele o sözü söylediği 2005 yılında en düşük emekli maaşı 640 lira; 2 bin 100 ekmek alıyor. 2 bin 100 ekmek alan maaştan bin 300 ekmeğe düşmüşüz. 'Üç yıl öncesine göre azsa beddua edin' diyor ya; bin 500'den bin 300'e, son üç yılda 200 ekmek kaybetmişiz. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum: 'Daha az alırsam bana beddua edin' demişsin. O kötü söz... Beddua bize yakışmaz, beddua Niğde’ye yakışmaz, beddua emeklinin ağzına yakışmaz.
Ama dua ediyoruz, dua: 'Allah’ım sen bu emekliyi bu Erdoğan’ın yoksullaştırmasından, Erdoğan’ın iktidarından, AK Parti’nin kara düzeninden kurtar'. 'Allah’ım sen bu asgari ücretliyi açlık sınırına mahkum eden AK Parti’nin kara düzeninden kurtar'. 'Allah’ım bunların olması için bu ülkeyi sağ salim bir erken seçim sandığına kavuştur ya Rabbim!'.
TÜİK VERİLERİNE İLİŞKİN ELEŞTİRİ
Konuşmasında Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyon verilerini de eleştiren Özel, Aralık ve Ocak ayı enflasyon oranlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aylık enflasyon oranının yüksek olduğunu savunan Özel, memur ve emekli maaş zamlarının enflasyon karşısında eridiğini kaydetti.
CHP iktidarında en düşük emekli maaşının önce asgari ücret seviyesine, ardından 1,5 asgari ücrete çıkarılacağını belirten Özel, 1999-2002 yılları arasındaki dönemi örnek gösterdi.
Özel, konuşmasında emekli maaşlarının altın karşısındaki alım gücünün de gerilediğini anlattı.
Özel şunları söyledi:
"TÜİK'i biliyor musunuz, TÜİK'i? Neyin kısaltması bu TÜİK? 'Tayyip’i Üzmeyen İstatistik Kurumu'. Emekliyi üzüyor. Bu TÜİK ne yaptı biliyor musunuz? Aralık ayında iki şey yaptılar. Bunlar aralıkta zam yapabilecekleri birçok şeye zam yapmayıp ocağı beklediler.
TÜİK de fiyat alırken aralıktaki fiyatı görmeyip kasıma yakın bir fiyat söyledi, enflasyon bir anda %1’lere geriledi. Ne oldu? Ocak ayı enflasyonu TÜİK’e göre bile %4,8. Gerçekte %6,5-7 çıktı. Ne oldu? Emeklinin cebinden, memurun cebinden %5’lik farkı çaldılar. Şimdi bakın, aylık enflasyon %5’e yakın, %4,8. Türkiye’nin bir aylık enflasyonu dünyadaki 100 ülkenin yıllık enflasyonundan fazla.
Aylık enflasyona numara çekerek emekliye ve memura %12 zam yaptılar; bu %12’nin yarısını ocak ayında geri aldılar. Bu yüzden Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında önce şunun sözünü veriyoruz, her yerde bilin; CHP iktidarında en düşük emekli maaşı önce bir asgari ücret, sonra 1,5 asgari ücret olacak. Bunda inanmayacak, şaşacak, şaşıracak, tartışacak bir şey yoktur.
Niye? Çünkü o beğenmedikleri, dalga geçtikleri, 'Yaşlısın deyip görevi bırak, ölünce mi bırakacaksın?' dedikleri rahmetli Ecevit’in, Mesut Yılmaz ve Sayın Bahçeli ile kurduğu 1999-2002 arası iktidarda en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bunu hiç ellemeseler, bugün bu meydanda en düşük emekli maaşı alanlar 20 bin lira değil, 42 bin lira alıyor olacaklardı.
Hemen şurada kuyumcu var, hemen şurada. Gidin o kuyumcuya sorun: Tayyip Bey geldiği gün çeyrek altın kaç para, sizin maaş kaç para? En düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu; şimdi sizin 20 bin liranız 1,5 çeyrek altın alıyor.
Öyle böyle değil; emeklinin öfkesi boşuna değil. 8 çeyrek altından 1,5 çeyrek altına geriletmek öyle alım gücü kaybı falan değildir. Türkiye’deki 16 milyon emeklinin geleceğini çalmaktır, huzurunu çalmaktır, ekmeğini, aşını çalmaktır!"