Güvenlik görevlisi olarak başladığı şirkette direktörlüğe kadar yükselen işçinin 22 yıl sonra açtığı davada Yargıtay, herkesin önünde edilen ağır küfürler ve kırılan telefon nedeniyle verilen 5 bin TL’lik manevi tazminatı az buldu.

İş yerinde çalışanına herkesin önünde ağır hakaretlerde bulunan ve telefonunu yere fırlatarak kıran işveren yetkilisiyle ilgili dava Yargıtay’a kadar taşındı.

Dosyada yalnızca hakaret ve manevi tazminat değil; kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili ve genel tatil alacakları da tartışıldı.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise özellikle manevi tazminat konusunda verilen kararı yeterli bulmadı. İşçiye yönelik eylemlerin ağırlığı karşısında 5 bin TL’lik tazminatın çok düşük olduğuna hükmeden Daire, miktarın artırılması gerektiğini belirterek kararı bozdu.

22 YILDA GÜVENLİKTEN DİREKTÖRLÜĞE YÜKSELDİ

Davacı işçi şirkette çalışmaya 1998 yılında güvenlik personeli olarak başladı. Yıllar içinde önce güvenlik şefi, ardından güvenlik müdürü ve idari işler müdürü oldu. Çalışmasının son iki yılında ise direktör unvanıyla görev yaptı.

Sorumluluğunda alışveriş merkezlerinin güvenlik, temizlik, tadilat ve onarım işleri bulunuyordu. Aynı gün içinde üç ayrı merkezin işleriyle ilgileniyordu.

İşçi, çalışma hayatının sabahlara kadar uzayan mesailerle geçtiğini, bayramlarda da çalışmaya devam ettiğini ve hak ettiği izinleri kullanamadığını ileri sürdü. Mesainin bazı günler gece 24.00’e kadar devam ettiğini belirtti.

Ancak iş ilişkisini kopma noktasına getiren yalnızca çalışma saatleri ve parasal alacaklar olmadı.

İşçi, işverenin ağır hakaretlerine maruz kaldığını ve başkalarının yanında küçük düşürüldüğünü öne sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshetti. Ardından kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacakları ile manevi tazminat talebiyle dava açtı.

İŞVEREN: KENDİSİ İSTİFA ETTİ, FAZLA MESAİ İSTEYEMEZ

İşveren tarafı ise suçlamaları kabul etmedi. Zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini istedi.

Savunmada işçinin 29 Haziran 2020’de kendi isteğiyle istifa ettiği, 2013-2020 yılları arasında operasyon yöneticisi olarak üst düzey yönetici pozisyonunda çalıştığı belirtildi.

İşveren, çalışanın asgari ücretin çok üzerinde maaş aldığını, çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini ve bu nedenle fazla mesai talebinde bulunamayacağını savundu.

İşçinin daha önce başka davalarda tanıklık yaparken haftalık 45 saati aşan çalışma bulunmadığını söylediği de savunmaya dahil edildi.

Şirket ayrıca 2011’de davacının ev alabilmesi için 40 bin TL ödeme yapıldığını, bu paranın da alacaktan düşülmesi gerektiğini ileri sürdü.

TELEFONUNU YERE FIRLATIP KIRDI, HERKESİN ÖNÜNDE KÜFÜR ETTİ

İlk Derece Mahkemesi dosyadaki deliller ve tanık anlatımlarını değerlendirdi.

Davacının çalıştığı şirketlerin aynı gruba bağlı ve aralarında organik bağ bulunduğu sonucuna varılarak işçilik alacaklarından birlikte sorumlu oldukları kabul edildi.

Ücret hesabında ise işçinin daha önce başka bir mahkemede ücretinin tamamının banka üzerinden ödendiğini kabul etmiş olması nedeniyle bordroda yer alan brüt 22 bin 100 TL esas alındı.

Mahkeme, işçinin mesai saatlerini tamamen kendisinin belirlemediği sonucuna da vardı. Çalışma saatlerinin işverenler tarafından denetlendiği, giriş ve çıkışların e-postalar üzerinden takip edildiği tespit edildi ve haftada 33 saat fazla çalışma yapıldığı kabul edildi.

Davada hakaret iddiasıyla ilgili iki tarih öne çıktı.

30 Mayıs 2020’de işveren yetkilisi İ.G.’nin diğer çalışanların gözü önünde işçinin cep telefonunu alıp yere fırlatarak kırdığı; 29 Haziran 2020’de ise yine çalışanların bulunduğu ortamda işçiye bağırdığı, azarladığı ve ağır küfürler ettiği kabul edildi.

Mahkeme bu davranışların çalışanın şeref ve haysiyetini zedelediğine hükmetti. İşçilik alacaklarının ödenmesine ve davacı lehine 5 bin TL manevi tazminata karar verdi.

İSTİNAF HAKLI FESİH TESPİTİNİ YERİNDE BULDU

Karar taraflarca istinafa götürüldü.

Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi’nin haklı fesih ve manevi tazminat konusundaki temel değerlendirmelerini yerinde buldu. İşçinin üst düzey yönetici konumunda olsa dahi çalışma saatlerinin patronların denetiminde olduğu da kabul edildi.

Mali hesaplamalarda ise bazı değişikliklere gidildi.

2011’de işçiye verilen 40 bin TL’lik “ev parası”nın yasal faiziyle birlikte alacaktan mahsup edilmesi gerektiği belirtildi.

Pandemi döneminde “diğer” açıklamasıyla ödenen 19 bin 250 TL’nin avans olduğunun işveren tarafından kanıtlanamadığı, bu nedenle söz konusu tutarın mahsup edilmesinin hatalı olduğu sonucuna varıldı.

5 bin TL olarak belirlenen manevi tazminat da tarafların sosyoekonomik durumları bakımından değerlendirilerek kararda revizyona gidildi.

YARGITAY 5 BİN TL’Yİ YETERSİZ BULDU

Dosya temyiz üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi.

Daire, kararın manevi tazminata ilişkin bölümünde önemli bir değerlendirme yaptı.

İşveren yetkilisinin toplum içinde çalışanın kişiliğini ve saygınlığını zedeleyen ağır küfürlerde bulunması ile telefonunu fırlatıp kırması birlikte değerlendirildi. Bu eylemlerin ağırlığı karşısında hükmedilen 5 bin TL manevi tazminatın “son derece yetersiz” olduğu sonucuna varıldı.

Yargıtay, manevi tazminat miktarının yaşanan eylemlerin ağırlığı ve ortaya çıkan sonuçlar dikkate alınarak artırılması gerektiğine karar verdi.

Dosya bu nedenle bozularak yeniden değerlendirilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderildi.

FAZLA MESAİ İÇİN DE DOSYANIN YENİDEN İNCELENMESİNİ İSTEDİ

Yargıtay’ın bozma gerekçesi yalnızca manevi tazminatla sınırlı kalmadı.

Davacının üç ayrı alışveriş merkezinde güvenlik, temizlik ve bakım işlerini organize ettiği, gün boyunca farklı merkezler arasında hareket ettiği dikkate alındı.

Bu nedenle farklı iş yerlerinde bulunan tanıkların davacının gün içindeki çalışma süresinin tamamını bilmelerinin mümkün olmadığı değerlendirildi.

Yargıtay, davacının operasyon yöneticisi olarak çalışmaya başladığı kesin tarihin belirlenmesi için tanıkların yeniden dinlenmesi gerektiğine hükmetti. Bu tarihten sonraki dönem açısından ise fazla çalışma yaptığını ispatlayamadığının kabul edilmesi gerektiğini belirtti.

Böylece dosyada hem manevi tazminat miktarının yükseltilmesi hem de fazla mesai hesabının yeniden ele alınmasının yolu açıldı.