İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran İslam Devrimi’nin 47. yılı için düzenlenen ve Bakanlar Kurulu üyelerinin katıldığı törende gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Pezeşkiyan konuşması sırasında "İran'da hiçbir gruba ayrıcalık tanınmamasını ve adalet ilkesinden taviz verilmemesini" isteyerek şu ifadeleri kullandı:

"Eğer halk genel olarak memnun olmazsa belirli bir azınlığın memnuniyetinin hiçbir faydası olmaz. Adalet ilkesiyle hareket eden bir hükümeti ve milleti hiçbir güç yıkamaz. Halka karşı davranış biçimimizi değiştirmemiz gerekiyor. Onları emir verdiğimiz kimseler olarak değil hizmet sunduğumuz kimseler olarak görmeliyiz."

'BÖYLE KONUŞMA' DİYE UYARIYORLARMIŞ

Kendisine daha önce sık sık “Bu şekilde konuşma” uyarısı yapıldığını hatırlatan Pezeşkiyan, “Peki neler söylemeliyim? Bu yapılması gerekenleri zaten yapmış olmalıydık. Sergilediğimiz tutum ile yerine getirmemiz gerekenler uyumlu olsaydı süreç acı bir hale gelmezdi” dedi.

"Bazılarının rant yoluyla büyük servetler elde ederken, halkın geniş kesimlerinin geçim sıkıntılarıyla boğuşmasının kabul edilemez olduğunu" söyleyen Pezeşkiyan, “Ayrıcalıkların ortadan kaldırılması ve kaynakların adil dağıtılması için Meclis'in, din adamlarının, siyasetçilerin ve sivil toplum örgütlerinin samimi desteğine ihtiyaç duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Pezeşkiyan kendisi dahil tüm yetkililerin barışçıl protestocuların sesini dinlemek ve sorunlarını çözmekle görevli olduğu hatırlatmasında bulunarak, "Milletin sadakati toplumun parçalanmasına yönelik planları boşa çıkarsa da bu durum yöneticilerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz" diye konuştu.

'PROTESTOCULARI SİLAHLANDIRIYORLAR'

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, İran’daki protestoların şiddet eylemlerine dönüşmesi hakkında da açıklamalarda bulundu.

Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bazı Avrupa ülkelerinin, protestolar sırasında bazı unsurları silahlandırarak şiddet eylemlerine sebep olduğunu iddia etti.

İranlı lider konuya dair şu ifadeleri kullandı: “Halk arasında ayrışma meydana getirmek istediler. Normal protestocu eline silah almaz, emniyet güçlerini öldürmez ve ambulanslar dahil hiçbir yeri ateşe vermez. Herkes biliyor ki mesele yalnızca toplumsal protestolar değildi. Mevcut sorunlarımızı kullanarak toplumu kışkırtıyorlar ve toplumu bölmek istiyorlar."

NE OLMUŞTU?

İran'da 28 Aralık 2025'te yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesi nedeniyle Tahran Büyük Çarşı'da esnafın öncülüğünde başlayan gösteriler ülke geneline yayılmıştı.

Başkent Tahran'da 8 Ocak'ta şiddetlenen protestolar sırasında çıkan olaylar sonucu ülke yönetimi internet erişimini engellemişti.

İran Şehit ve Gaziler Vakfı, Adli Tıp Kurumuna dayandırdığı 21 Ocak'taki açıklamasında, gösterilerde güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

Bu kişilerden 2 bin 427'sinin "silahlı terör grupları" tarafından öldürülen güvenlik güçleri ile sivil vatandaşlar olduğu ifade edilirken 690 kişi hakkında ise bilgi verilmemişti.