Siyaset dünyası iktidara yakınlığı ile bilinen Sabah Gazetesi’nin yazarı Okan Müderrisoğlu’nun “Nasılsa Reis başımızda. O, bir şekilde seçimi kazanmanın formülünü bulur ezberi ile garanti mesafe alınacak günlerde değiliz” sözlerini tartışıyor. CHP grup başkanvekilleri Murat Emir ve Gökhan Günaydın ile siyasal iletişim danışmanı Suat Özçelebi, iktidar kanadındaki tartışmayı NEFES’e değerlendirdi:
TESPİTTEKİ TEŞHİS YANLIŞ
Gazeteci Müderrisoğlu’nun tespitindeki teşhisin yanlış olduğunu vurgulayan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir şunları kaydetti:
“Müderrisoğlu, Erdoğan’ın ‘yükünü alacak’ kadrolar arıyor. Oysa bugün Türkiye’nin sırtındaki en büyük yük, bizzat bu ucube sistemin ve o sistemin başındaki kişinin ta kendisidir. ‘Reis her yolu bulur’ efsanesi çöktü; çünkü Erdoğan’ın başvurduğu her yol, çözdüğünden on kat fazla sorun üretiyor. Bugün Türkiye’nin yaşadığı ekonomik çöküşün, hukuk devletin cenazesinin ve kurumsal çürümenin mimarı saraydan başkası değildir. Bir lider hem sorunun kaynağı hem de çözümü olamaz.”
ARTIK SORUMLU ERDOĞAN
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise eskiden AKP’nin oyları eridiğinde vatandaşın AKP’li yöneticileri suçladığını vurgulayarak, şunları söyledi: “Son dönemde yurttaş ‘Tek karar verici Erdoğan, yapılan işlerin sorumlusu Erdoğan’ diye düşünüyor. Bir geriye gidişleri söz konusu. Bakanların ve bürokratik yapıların Erdoğan’a yardım etmesi gerektiğine ilişkin söylem, aslında AKP’nin nasıl bir tek parti kurduğuna ilişkin de bir söylem. Türkiye’nin yönetilemediğine ilişkin oy oranları yüzde 65’e dayanmış durumda. Tek seçenekleri kaldı. Rıza üretmeyen iktidar, CHP’yi kriminalize edip baskılayarak seçim kazanma umudunu taşımaya gayret ediyor.”
Parti içinde ve bürokraside zamana yayılmış şiddetli bir deprem geliyor
SİTA Politik Danışmanlık A.Ş. Genel Müdürü ve siyasal iletişim danışmanı Suat Özçelebi şunları kaydetti:
- Psikolojik üstünlüklerini yitirdiler. Parti ve bürokratik unsurlar artık yük haline geldi, Erdoğan artık herkesi sürükleyemez yaklaşımı, ‘vagonların’ bir kısmı ya hafifleyecek ya da kopacak anlamına geliyor. Kabine değişiklikleri ve yenileri parti içinde de yaşanacaktır. Yani bu, yaklaşan tasfiye, yeniden dizayn sinyali olarak düşünülmeli. Kapsamlı düşünülmesi gereken bir uyarı da ‘Cumhurbaşkanımıza yük olmayacak, yükünü alması gereken kadrolar’. Herkes hesabını yapsın, artık Erdoğan’a oy kaybettiren, sahada karşılığı olmayan, kendi kariyerini önceleyen, parti içi kliklerle çatışma yaratan kimsenin gözünün yaşına bakılmayacak, anlaşılan.
BİATA DÖNÜLÜYOR
- AK Parti yeniden, belki bir süre hafiflemiş görünen merkeziyetçi, biat odaklı günlere daha sert biçimde dönüyor. ‘Kişiselliğe, bireysel beklentilere, siyasi kariyer planlamalarına asla yer yok’ derken aslında bu tartışmaları körükleyen zemini kendisinin yarattığını unutmuş görünüyor. Bu kadrolar ya da bariz çelişki uzun yıllar liyakat yerine sadakatin ödüllendirilmesiyle ortaya çıktı.
- Erdoğan artık herkesi sırtında taşıyacak bir siyasi konfor alanı yaratamıyor. Kaçınılmaz olarak halka yansıyacak olsa da zayıflığı giderme değil, yenilenme, tazelenme ve güçlenme olarak pazarlanacak. AK Parti içinde ve bürokraside zamana yayılmış şiddetli bir deprem geliyor.