ŞEHRİBAN KIRAÇ / NEFES

Türkiye sanayisi hem üretimde hem rekabette güç kaybediyor. Türkiye’nin Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi (RGE), 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 1.7 geriledi. RGE 2024 birinci çeyrekte 94.6 seviyesindeyken bu yılın birinci çeyreğinde 7.4 puan gerileyerek 87.2 seviyesine kadar geriledi ve tarihi dip seviyeye indi.

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) hazırladığı TÜSİAD-RGE’yi oluşturan 10 ihracatçı imalat sanayi sektöründen sadece ana metal sanayi rekabet gücünü artırırken, diğer sektörlerde rekabet gücü kaybı yaşandı. Gıda, kimyasal ürünler, kauçuk-plastik ve elektrikli teçhizat sektörlerine ait rekabet gücü endekslerindeki gerileme belirgin seviyeye geldi.

2024 birinci çeyrekte gıda sektöründe 99.6 olan RGE bu yılın aynı döneminde 81.3’e, tekstil giyim ve deride 96.1 olan endeks bu çeyrekte 87.6’ya, kimyasalda 101 olan endeks değeri bu yılın aynı döneminde 88.2 seviyesine kadar indi. Kauçuk ve plastikte 2024 birinci çeyrekte 95.5 seviyesinde olan RGE, bu yılın aynı çeyreğinde 85’e geriledi.

MALİYETLER ZİRVEYE ÇIKTI

TÜSİAD’a göre, bu yılın ilk çeyreğinde yurt içi ara malı maliyetleri bir önceki çeyreğe göre yüzde 3.4; rakip ülke maliyetleri ise yüzde 1.8 arttı. Bu dönemde dolar bazlı yurt içi işgücü maliyeti bir önceki çeyreğe göre yüzde 8.5 artarken, rakip ülke maliyetlerindeki artış yüzde 2.1 ile daha sınırlı kaldı. 2026’nın ilk çeyreğinde dolar bazında yurt içi finansman maliyeti yüzde 0.2 artarken, rakip ülkelerde yüzde 1.6 geriledi.

TÜSİAD’a göre, yurt içi enerji maliyetlerinin olumlu seyrine rağmen, ara malı ve işgücü maliyetlerindeki artışın rakip ülkelerin üzerinde gerçekleşmesi endeksin bu dönemdeki gerilemesinde belirleyici oldu. İşgücü verimliliği rakip ülkelere benzer düzeyde gelişim göstererek rekabet gücü üzerinde bir etki yaratmadı.

FİRMALAR YAŞAM MÜCADELESİ VERİYOR

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, sıkı para politikasında gevşeme adımları olması gerektiğini vurgulayarak, “Bazı sektörler çok daha fazla sıkıntıda. Sorunlar bence ortada dengeli gitmek lazım. Sadece yüksek faiz düşük kur değil de, gerekirse döviz dönüşüm desteğinin farklılaştırılması, yeni desteklerin ortaya konması gerekiyor. Sadece enflasyonu alıp üç yıldan beri inmediği seviyede esneme payı verilip yeni stratejiler olması gerekiyor. Oksijen azaldığı yerde firmalar yaşam mücadelesi vermek zorunda kalır” diye konuştu.