TARIK IŞIK / NEFES
Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde, ahşap bir kutu içinde sunulan, namlusuna sahibinin adı işlenmiş MKE yapımı Gümüşay .357 Magnum’un devlet ve hükümet başkanlarına hediye edilmesi tartışma konusu oldu. Ancak bu hediyeye Ankara’nın penceresinden bakınca ortada ne bir gaf var ne de düşünülmemiş bir jest. Tam tersine, “üzerinde kafa yorulmuş, mesaj yüklü bir hamle” olarak değerlendiriliyor. Katılırsınız ya da katılmazsınız, bakış açısı şu:
Türk devlet geleneğinde silah, öteden beri bir eşya değil, bir statü belgesi. Bozkır geleneğinden Selçuklu’ya, oradan Osmanlı’ya uzanan çizgide bu sembolizm devlet ritüeline dönüşür. Bizde hükümdar taç giymez, kılıç kuşanır. Bu bakışın halk kültüründe de karşılığı var. Silah, ancak güvenilen kişiye hediye edilir. Düşmanınızı silahlandırmazsınız. Ayrıca silah hediye etmek sadece Türklere özgü değil. Silah, bir ülkenin bağımsızlığının ve bu bağımsızlığı korumak için savunma sanayiindeki iddiasının da sembolü. NATO kâğıt üzerinde “silah arkadaşlığı” örgütü. Bu da müttefiklerin birbirinin namlusuna kefil olması demek. Zirvede konuşulan konular da ağırlıklı olarak silahlar. Hediyenin “klasik” bir silah olması istendiği için yerli üretim bir revolver seçildi. Erdoğan’ın jesti bu bakış açısına oturtulduğunda anlam berraklaşıyor.
Peki silah hediye edilenler ne düşünüyor? Ankara’nın yüklediği anlam ile hediyeyi alan liderlerin çıkardığı anlam birbirinden farklı olabilir. Semboller üzerinden siyaset yapmanın riski de bu: Mesajı gönderirsiniz ama nasıl okunacağına karşı taraf karar verir.
Yediği yemek zehir oldu
Muhabirimiz Haşim Kılıç, NATO Zirvesi’nden bir gün önce Ankara’ya gelen Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Gordana Siljanovska-Davkova’nın başına gelen talihsiz olayı aktardı. Davkova, 6 Temmuz akşamı Ankara’nın ünlü kebapçılarından birinde heyetiyle birlikte yemek yedi. 73 yaşındaki cumhurbaşkanının Ankara’daki zirve mesaisi, deyim yerindeyse o yemekten sonra altüst oldu. Davkova, birkaç saat sonra şiddetli karın ağrısı çekmeye başladı ve zehirlenme şüphesiyle hemen hastaneye kaldırıldı. Yapılan müdahalenin ardından kaldığı otele geri döndü. Kebabın ve çeşitli mezelerin tadına bakan konuk liderin zehirlendiği öne sürülüyor. Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanının zehirlenmenin etkisiyle iki gün boyunca halsizlik çektiği ve zirvenin ikinci gününün ardından basın toplantısını da kısa tuttuğu iddialar arasında yer alıyor.
Miçotakis’in yürüyüşü komşuyu da güldürdü
Y
unanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve eşi, NATO Zirvesi resepsiyonunda “Hep kahraman Türk milleti” dizesinin yer aldığı “Ceddin deden” marşıyla karşılandı. Karşılanma üslubu Yunanistan’da ve özellikle Kıbrıs Rum kesiminde tepki çekti. Zirvenin ikinci gününde toplantı salonuna doğru yürüyüşü kameralara yansıyan Miçotakis, bu defa sosyal medyada dillere düştü; mehter marşının etkisini atlatamadığı yönünde yorumlar yapıldı. Yunanistan’ın Ta Nea gazetesi, videonun Türkiye’de viral olduğunu, kullanıcıların bu yürüyüşü Kemal Sunal’ın “Sahte Kabadayı” filmindeki yürüyüşüne benzettiğini yazdı. Ta Nea’nın haberine yorum yapan bazı Yunanlılar da şunları yazdı:
-İletişimcilerinden biri ona daha kararlı yürümeye çalışmasını söylemiş, o da bu tavsiyeyi fazlasıyla ciddiye almış.
-Bizde başbakan yok, uluslararası kariyeri olan bir komedyenimiz var!
-Bir de Trump’ın yanında yürürken çekilen videoyu görseler. Sanki onunla sohbet ediyormuş izlenimi vermek için kendi kendine konuşuyor.
-Türkiye’dekiler başbakanın bel ağrısı çektiğini bilmiyor; sol trol takımı olan sizler de onlarla aynı fikirdesiniz.
NATO Zirvesi’nin “en”leri
- En kıdemli: 23 yıldır iktidarda olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
- En nevi şahsına münhasır: ABD Başkanı Donald Trump,
- En sabırlı: 32 lideri aynı anda idare etmek zorunda olan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte,
- En kararlı: Her zirvenin değişmez konuğu Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyy,
- En yeni: 12 Nisan 2026 seçimlerini kazanarak göreve gelen Macaristan Başbakanı Péter Magyar,
- En diplomatik: Meslekten diplomat Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre,
- En cesur: ABD Başkanı Trump’a, “Grönland satılık değil” diyen Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen,
- En gergin: Birbirleriyle kavgalı oldukları için Ankara’ya ayrı uçaklarla gelen Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel ile Başbakan Andrej Babiš,
- En alımlı: İtalya Başbakanı Giorgia Meloni,
- En yakışıklı: İspanya Başbakanı Pedro Sánchez,
- En centilmen: Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron,
- En genç ve en sempatik: 38 yaşındaki İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir,
- En uzun: 2,01 metrelik boyuyla Arnavutluk Başbakanı Edi Rama,
- En sportif: Triatlon tamamlamış Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb,
- En kedisever: Belçika Başbakanı Bart De Wever,
- En yalnız: Nişanlısı Arjantinli çim hokeyi oyuncusu Nicolás Keenan’ı getiremeyen Hollanda Başbakanı Rob Jetten,
- En kadirşinas: Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile eşi Kim Hea Kyung. Uçakları Ankara’ya indiğinde pilotlar kokpit penceresinden kendi bayraklarının yanı sıra Türk bayrağını dalgalandırdı. Kim Hea Kyung ayrıca Emine Erdoğan’ın hediye ettiği sof kumaşından şal ve çantayı kullandı,
- En sevimli: Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin Ankara kedisi Lokum, zirveye gelenler tarafından sevgiyle karşılandı.