Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma sürerken, ailesinin avukatları Abdurrahman Karabulut ile Şahin Cangüleç, Van’da bir otelde basın toplantısı gerçekleştirdi.

Toplantıda Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş’in yanı sıra DEM Parti Van milletvekilleri Gülcan Kaçmaz Sayyiğit ve Gülderen Varlı, yerine kayyım atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Neslihan Şedal, DEM Parti Van İl Eş Başkanı Gülşen Kurt, DBP Van İl Eş Başkanı Gönül Uzunay ile siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri yer aldı.

SORUŞTURMADA TALEPLERİN ÇOĞU KABUL EDİLDİ

Avukat Abdurrahman Karabulut, Cumhuriyet Savcısı ile yaklaşık iki saat görüştüklerini ve daha önce soruşturma kapsamında sundukları taleplerin hangi aşamada bulunduğuna dair bilgi aldıklarını söyledi. Karabulut, dosyanın çözülebilecek nitelikte olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Aslında kolay bir dosya. Çözülmesi belki bir ay içerisinde mümkün olan bir dosya. Rojin kızımız bugün bir rektörün, bir valinin ya da siyasi ileri gelenlerden birinin kızı olmuş olsaydı üç günde bu dosya çözülürdü. Dosya üzerinde maalesef yeterince araştırma yapılmamış. İsteksiz bir soruşturmanın nasıl yürütüldüğüne, üstünkörü araştırmaların nasıl yapıldığına, dosyanın daha çok intihar algısı yaratılarak bu çerçevede soruşturulmaya çalışıldığına şahit olduk.”

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarının kendileri için umut verici olduğunu ifade eden Karabulut, savcıyla yaptıkları son görüşmede taleplerinin araştırıldığını gördüklerini dile getirdi.

Karabulut, 10 Temmuz’dan bu yana yaklaşık 30 konuda başvuru yaptıklarını ve iki ya da üç talep dışında başvurularının kabul edildiğini belirterek, “Dosya aslında kolay ama bir elin dosyayı zorlaştırdığının çok iyi farkındayız. Bu zorlaştırma, dosyayı adeta samanlıkta iğne aramak gibi bir noktaya getirmiş durumda. Ama gerekirse o samanlık yakılır, üzerine su dökülür ve o iğne bulunur” dedi.

415 KİŞİNİN DNA ÖRNEĞİ İNCELENDİ

Avukat Şahin Cangüleç, soruşturma kapsamında şimdiye kadar 415 kişiden DNA örneği alındığını açıklayarak, “Sonuçlar geldi, herhangi bir veriye rastlanmadı” dedi.

Savcılığın ayrıca 50 kişilik yeni bir liste hazırladığını belirten Cangüleç, kimlikleri tespit edilen bu kişilerden de DNA örnekleri alınacağını kaydetti.

Cangüleç, Rojin Kabaiş’in cesedinin sodalı suda ne kadar süre kaldığının belirlenmesine yönelik inceleme yapılması taleplerinin kabul edildiğini söyledi. Bu incelemede su ve hava sıcaklığı, Kabaiş’in kıyafetleri ile cesette meydana gelen izlerin değerlendirileceğini aktaran Cangüleç, uzman görüşünün ardından ilgili kurumlara yazı gönderileceğini belirtti.

CESETTEKİ DNA ÖRNEKLERİ YENİDEN İNCELENECEK

Cangüleç, savcılığın cesette tespit edilen iki DNA örneğinin sodalı su koşullarında ceset üzerinde kalıp kalamayacağı konusunda ayrıca araştırma yapacağını açıkladı.

Rojin Kabaiş’in cesedinin Mollakasım Mahallesi’nde bulunmasına ilişkin Karadeniz Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan önceki raporda akıntı ihtimaline dikkat çekildiğini söyleyen Cangüleç, bu değerlendirmeye katılmadıklarını belirtti. Cangüleç, cesedin Bardakçı ile Mollakasım arasındaki Çarpanak Adası çevresinden sürüklenmiş olabileceğinin yeniden incelenmesi yönündeki taleplerinin ise reddedildiğini ifade etti.

Cangüleç, üniversite rektörü ve yeğeninden tükürük ile kıl örneği alınarak DNA incelemesi yapılmasını istemelerine rağmen bu taleplerinin de savcılıkça kabul edilmediğini söyledi.

DARALTILMIŞ BAZ ÇALIŞMASINDA SON AŞAMA

Rojin Kabaiş’in telefonunun bulunduğu bölgeyle ilgili daraltılmış baz istasyonu çalışmasının devam ettiğini belirten Cangüleç, telefondaki veri akışının, sinyal alınan saatlerin ve son sinyalin tespit edildiği yerin araştırıldığını kaydetti.

Çalışmanın son aşamasına geldiğini aktaran Cangüleç, “Adalet Bakanı’nın ekibi burada. Bugün yaptığımız görüşmede, daraltılmış baz çalışmasının birkaç güne kadar sonuçlandırılacağı belirtildi” dedi.

TELEFONUN KONUMUYLA İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN TESPİT

Dosyadaki bilirkişi raporunda önemli tespitler bulunduğunu belirten Cangüleç, Kabaiş’in telefonu hakkında şu bilgileri paylaştı:

“Rojin Kabaiş’in telefonunun koordinatlarıyla ilgili bir tespit var. Telefonun bulunduğu yer ile kaybolduğu süreçte belirlenen konumu arasında 323 metrelik mesafe bulunuyor. Bu önemli bir tespit. Görüntüler ve görüntülerde birtakım eylemler var. Tespit edilen kişiler ve araçlar var. Görüntülerin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar bulunuyor. Bunların ayrıca araştırılmasını savcılıktan talep edeceğiz.”

Telefonun şifresini açmak için birkaç yöntem üzerinde çalışıldığını ifade eden Cangüleç, “Kısa süre içinde telefonu açmayı düşünüyoruz” diye konuştu.

ŞÜPHELİ OLARAK DEĞERLENDİRİLEN KİŞİLER ARAŞTIRILIYOR

Cangüleç, soruşturma dosyasında aynı ad ve soyada sahip dört kişinin belirlendiğini söyledi. Bu kişilerden birinin doktor olduğunu ve olay tarihinde Van’da bulunmadığının tespit edildiğini aktaran Cangüleç, diğerlerinin ise imam, ilahiyat fakültesinde görev yapan akademisyen ve başka bir kişi olduğunu ifade etti.

Bu dört kişiden üçünün farklı bölgelerde baz istasyonu sinyali verdiğini ve şüpheli olarak görünmediğini belirten Cangüleç, “Bizim de şüphelendiğimiz, belki bugüne kadar bilgisine ulaşamadığımız için şüpheli bulduğumuz bir kişi daha var. Onunla ilgili araştırmanın sonucu bekleniyor” dedi.

BABA KABAİŞ: “BUNLAR İKİ YIL ÖNCE DE YAPILABİLİRDİ”

Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, soruşturmada son dönemde ilerleme yaşandığını belirterek, "İki sene önce de bunlar yapılabilirdi. Neden bu acıyı bize çektiriyorlar? Biz çok zor durumdayız. Adalet Bakanı bize büyük bir umut verdi. İnşallah telefonun daraltılmış baz istasyonu çalışmasından bir sonuç elde edilir. Soruşturma daha önce çok eksik yürütüldü” dedi.

Kabaiş, üniversite yönetimine ilişkin iddialarını da dile getirerek soruşturmanın siyasi değil, vicdani bir konu olduğunu söyledi ve “Herkes bu olayın çözülmesini ve faillerin bulunmasını istiyor. Cesette iki erkeğe ait DNA tespit edilmişse artık intihardan bahsetmesinler. Rojin’i katletmişler” ifadelerini kullandı.