Selenay YAĞCI - NEFES
Vatandaş pazarda bir kilo sebzenin, markette bir paket bakliyatın hesabını yaparken Türkiye’de artık sofralar ithal ürünle kuruluyor. Tencereye giren notun, pirincin, mercimeğin yolu tarladan değil gümrük kapılarından geçiyor. Emeğinin karşılığını alamayan çiftçi üretimi bırakırken, Türkiye; buğdayı Rusya’dan, mercimeği Kanada’dan, kuru fasulyeyi Mısır’dan, sarımsağı ve pirinci Çin’den, nohudu Meksika’dan alıyor. İthalat artarken vatandaşın sofrası ucuzlamıyor, temel gıdaya erişmek her geçen gün daha da zorlaşıyor.
Türkiye bu yılın ilk 8 ayında tarım, gıda ve içecek ithalatına 20 milyar 430 milyon dolar ödedi.
Bu dönemde Brezilya’dan yapılan ithalat 2 milyar 590 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. Brezilya’yı 2 milyar 553 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 1 milyar 656 milyon dolarla Ukrayna ve 1 milyar 596 milyon dolarla ABD izledi.
İlk 8 ayda en yüksek ithalat harcaması 1 milyar 57 milyon dolarla ayçiçek yağında gerçekleşti. Ayçiçek yağı ithalatı 758 bin 923 tona ulaştı.
Onu 909,2 milyon dolarlık faturayla buğday ve mahlut izledi. Rusya ve Ukrayna’dan alınan buğday ve mahlutun ithalatı 3 milyon 535 bin 736 tona ulaştı. Kanada, Kazakistan ve Rusya’dan ithal edilen 573 bin 881 ton mercimek için 299,4 milyon dolar ödendi.
151 MİLYON DOLAR
Bu dönemde Meksika, Kanada ve Kazakistan’dan 203 bin 543 ton nohut ithal edilirken 151 milyon doları aşan ödeme yapıldı. Sofraların vazgeçilmezi pirinç ithalatı 252 bin 782 tona ulaşırken faturası 155,3 milyon dolar oldu. Mısır ve Kanada’dan alınan 45 bin 319 ton kuru fasulye için 49 milyon dolar, 294 bin 191 ton bezelye için ise 84 milyon dolarlık ödeme yapıldı.
İthalat faturası bakliyatla sınırlı kalmadı. Kabuklu ve kabuksuz ceviz ithalatı için toplam 256,9 milyon doları aşan ödeme yapılırken bademde bu tutar 383,6 milyon doları geçti.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 21 üründe arz açığı bulunduğuna dikkat çekerek Türkiye’nin üretim açığını giderecek potansiyele sahip olduğunu söyledi.
En çok ödeme yapılan ithal ürünler
|
Ürün |
İthalat tutarı ($) |
|---|---|
|
Ayçiçek yağı |
1.057.211.000 |
|
Buğday |
909.179.166 |
|
Badem |
383.644.856 |
|
Mercimek |
299.406.956 |
|
Ceviz |
256.908.587 |
|
Nohut |
151.004.865 |
|
Pirinç |
155.341.200 |
|
Kuru bezelye |
83.962.000 |
|
Kuru fasulye |
49.022.000 |
|
Çeltik |
11.455.368 |
Daha pahalıya tüketiyoruz
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Murat Kapıkıran, gıda ithalatının vatandaşın daha ucuz gıdaya ulaşmasını sağlamadığına dikkat çekti. Üretim maliyetlerini düşürmeye yönelik adımların atılmadığını belirten Kapıkıran, gübre ve bitki koruma ilaçlarının fiyatlarına işaret ederek çiftçinin uygun maliyetle girdi temin etmesi gerektiğini vurguladı.
Kapıkıran, “Çiftçinin ucuz girdiye ulaşması lazım. Üretim maliyetleri çok yüksek. Üstüne bir de sürekli ithalat kılıcı çekilince çiftçiler her geçen gün toprağa küsüyor. Çiftçi ithalat kılıcıyla küstürüldükçe, vatandaş gıdaya daha pahalı ulaşıyor. Tam ürünün hasat zamanı ithalatının önü açılıyor” dedi.
Vatandaşın pahalı gıdaya ulaşmasının sorumlusunun çiftçi olmadığını vurgulayan Kapıkıran, “3 liralık domates pazarlarda 10 katından fazlaya satılıyor. Tedarik zincirinde sorun var. Vatandaşın direkt çiftçilerden alabileceği merkezi bir mevzuata ihtiyaç var” diye konuştu.
Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı Hidayet Muslu da 92 kalem üründen 80’inde ithalat yapıldığına dikkat çekti. İthalatın yerli üretimde emeğin çekilmesine yol açtığını belirten Muslu, “Birçok ithal ürün sanılanın aksine pahalı kalıyor” dedi.
Hayat pahalılığı çocuğu vurdu. İkinci çocuk hayal olduEkonomi
Türkiye 82 Euro Ukrayna 52 Euro ile sepeti dolduruyorEkonomi