NİSANUR YILDIRIM / NEFES
NATO Zirvesi sonrası Türkiye-ABD savunma ilişkilerinde yaşanan yeni gelişmelere bağlı olarak Türkiye’ye uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılması karşılığında S-400’lerin üçüncü bir ülkeye devredilebileceği iddiaları gündeme geldi. S-400 füze savunma sisteminin BAE ya da Katar gibi bir körfez ülkesine satılacağı iddia edilirken Rusya’dan “Konu çok hassas Türkiye ile görüşmeler sürüyor” açıklaması geldi.
NEFES, yaklaşık 10 yıldır süren S-400 krizinde geçmişten bugüne yaşananları derledi. Türkiye neden S-400 almak istemişti? Türkiye’nin hava savunma sistemini güçlendirmek istemesinin sebebi neydi?
SURİYE SAVAŞI İHTİYAÇ DOĞURDU
Türkiye, Suriye’deki savaşın sivil ölümlere yol açmasının ardından 2012 sonunda NATO’dan hava savunma takviyesi talep etti. Bu kapsamda, 2013-2015 yılları arası Gaziantep’te ABD, Kahramanmaraş’ta Alman ve Adana’da Hollanda Patriotları görev yaparak geri döndü. Ancak Suriye’nin kuzeyinde, terör örgütü YPG’ye yönelik 2018’deki Barış Pınarı ve 2019’daki Fırat Kalkanı harekâtları sonrası, İspanya dışında tüm ülkeler bu sistemleri geri çekti. Sadece Adana’daki İspanya’ya ait Patriot füzeleri kaldı. Bu geçici çözümün, yetersiz kaldığı değerlendirilmesinin ardından, Türkiye kalıcı bir çözüm için arayışa girdi.
SAVUNMA SİSTEMİ İÇİN İHALE
Bu süreçte hava savunma sistemi için ihaleye giden Türkiye’nin şartı, ortak üretim ve teknoloji transferiydi. 2013 yılı sonunda sonuçlanan ihaleyi 3.4 milyar dolar ile Çin’in CPMIEC şirketi kazandı. Ancak şirketin ABD yaptırım listesinde olması ve NATO’dan gelen itirazlar sonucunda geri adım atıldı ve Türkiye, 15 Kasım 2015’te ihaleyi iptal etti. Öte yandan, aynı ihalede yer alan ABD yapımı Patriot sistemleri hem pahalı olması hem de üretici Raytheon şirketinin teknoloji transferine yanaşmaması nedeniyle elenmişti.
RUSYA İLE ANLAŞMA
Türkiye, Aralık 2017’de Rusya ile biri opsiyonlu iki adet S-400 sisteminin satın alınması için 2.5 milyar dolarlık anlaşma yapıldığını açıkladı. Milli Savunma Bakanlığı ise 12 Temmuz 2019’da S-400’ün ilk parçalarının Türkiye’ye ulaştığını bildirdi. Kısa, orta ve uzun menzillerde füzeleri aynı anda kullanabilen S-400’ler 600 kilometre mesafedeki hedefleri vurabildiği vurgulandı. Aynı yıl Türk Hava Kuvvetleri’nden 100 personel Rusya’ya gönderilerek S-400 hava savunma sistemi için eğitim faaliyetlerine başladı.
ABD ve NATO, Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemi almasına karşı çıktı. ABD bu nedenle 17 Temmuz 2019’da Türkiye’yi, proje ortağı olduğu F-35 yeni nesil savaş uçaklarının üretim sürecinden çıkardığını duyurdu. ABD bu duruma gerekçe olarak, Türkiye’nin elinde bulunan S-400 sisteminin F-35’ler ile aynı ortamda kullanılması durumunda F-35’lere ait hassas bilgilerin Rusya tarafından çalınabilme ihtimalini gösterdi. Öte yandan, Türkiye F-35 uçaklarının birçok parçasını üretiyordu ve yaklaşık 100 F-35 uçağı sipariş etmişti. Türkiye’nin S-400 almasının ardından Türk pilotların F-35’leri kullanmak için aldığı eğitimler de aynı yılın temmuz ayında sonlandırıldı. Türkiye’ye yaptırım kararı, ABD Kongresi’nde Aralık 2020’de kabul edildi. Bir süre sonra ABD Hazine Bakanlığı, CAATSA yaptırımları kapsamında dönemin Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir’in de dahil olduğu üst düzey bürokratlara yönelik yaptırım kararı açıkladı.
Şimdi ne olacak?
ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldıracağını söylemesinin ardından gözler Rusya’dan alınan S-400’lere çevrildi. ABD, bu yaptırım kararlarını S-400 nedeniyle almıştı. Yaptırımlar kaldırılırsa ABD’nin Türkiye’ye F-35 satıp satmayacağı ise Türkiye’nin S-400’leri ne yapacağına bağlı. Çünkü Washington, NATO üyesi olan Türkiye’nin S-400’leri kullanmasına en baştan beri karşı. Türkiye, S-400’leri alsa bile 7 yıldır hiç kullanamadı ve bu sistem fiilen depoda bekliyor.
Rusya: Konu son derece hassas

Moskova, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemini bir Körfez ülkesine satacağına ilişkin iddiaları doğruladı. Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov, “S-400’lerin üçüncü bir ülkeye satışı konusunda Türkiye ile temas halindeyiz. Burada söyleyebileceğim tek şey bunun son derece hassas bir konu olduğudur” dedi.