Fransa’da yapılan yeni bir araştırma, yoğurt, meyve suyu, tam tahıllı ekmek ve çok sayıda paketli üründe bulunan gıda koruyucularının kalp hastalığı ve yüksek tansiyon riskini artırabileceğini ortaya koydu.
European Heart Journal dergisinde yayımlanan çalışmada, koruyucu madde tüketimi en yüksek olan kişilerin kalp hastalığı, kalp krizi ve felç geçirme riskinin yüzde 16 daha fazla olduğu belirlendi. Aynı grubun yüksek tansiyon geliştirme riskinin ise yaklaşık yüzde 30 arttığı tespit edildi.
Araştırmacılar, yaygın kullanılan 17 koruyucu maddeden sekizinin doğrudan tansiyon yükselmesiyle bağlantılı olabileceğini vurguladı.
Çalışma kapsamında yaklaşık 112 bin 400 kişinin beslenme alışkanlıkları incelendi. Katılımcılar yedi ila sekiz yıl boyunca takip edilirken, her altı ayda bir son üç günde tükettikleri yiyecek ve içecekleri bildirdi.
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 99,5’i ilk iki yıl içinde en az bir gıda koruyucusu tüketti. Ancak yüksek sağlık riskleri yalnızca en fazla koruyucu tüketen grupta görüldü. Araştırmacılar, yüksek koruyucu tüketen kişilerin genel olarak daha fazla ultra işlenmiş gıda tükettiğini de belirtti.
Kalp riskindeki artışın özellikle potasyum sorbat, potasyum metabisülfit, sodyum nitrit ve askorbik asit gibi sekiz koruyucu maddeyle ilişkili olduğu ifade edildi. Bu maddeler işlenmiş et ürünleri, paketli ekmekler, meyve suları, dondurma ve çeşitli hazır gıdalarda yaygın olarak kullanılıyor.
Bilim insanları, koruyucu maddelerin hücresel hasar ve iltihaplanmayla bağlantılı “oksidatif stres” sürecini tetikleyebileceğini düşünüyor.
Bununla birlikte uzmanlar, çalışmanın gözlemsel nitelikte olduğunu ve koruyucuların doğrudan kalp hastalığına yol açtığının kesin olarak kanıtlanmadığını vurguladı.
Araştırmacılar, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) gibi kurumların gıda katkı maddelerine ilişkin risk-fayda değerlendirmelerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini belirtti.
Uzmanlar ayrıca, taze ve minimum düzeyde işlenmiş gıdaların tercih edilmesinin yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları riskini azaltabileceğini ifade etti.