Kahramanmaraş'ta Hürriyetçi Eğitim-Sen üyeleri ve veliler, saldırının yaşandığı Ayser Çalık Ortaokulu’na giderek karanfil bıraktı. Daha sonra İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, beraberindeki heyetle okula gelip velilerle görüştü.
Bu sırada Okul Aile Birliği Başkanı Hülya Çevik, İsa Aras Mersinli’nin sorunlu bir çocuk olduğunu ve bunun da bir süre önce tayini çıkan müdür yardımcısı Alparslan Yıldırım tarafından bilindiğini söyledi. Çevik, "Bu çocuk kalemle avucuna batıran, açkıyla elini kesen, kendi boğazını kesen, agresif hareketleri olabilen biriydi. Bu çocuk zaten Alparslan hocamın takibindeydi ve ‘Korkmayın. Ben o çocuğun çantasını yoklamadan içeri almıyorum’ derdi” dedi.

"1 AY ÖNCE KENDİSİNİ JİLETLEMİŞ"
İsmini açıklamak istemeyen başka bir veli ise Turhan Çömez'e saldırganla ilgili bilgiler verirken, şunları söyledi:
- "1 ay önce çocuk kadın doğum hastanesine kendini jiletlemiş, gitmiş. Orada adli vaka olarak gireceklermiş, babası emniyet mensubu olduğu için bunu sicile işletmemişler. Bunu da arkadaşımın eşi doktor, o söyledi bana.
- Çocuklar yatıyor yerlerde, oğlanı bulamadık içeride sandık, eşim tüm sınıfları gezmiş. 'Okulda kimse yok' diyor. Çocukların ayakkabılarına baktım, hangisi benim çocuğumun ayakkabısı diye. Arıyorum yok.
- 20 dakika sonra telefonum çaldı, oğlum bahçeye saklanmış. Bahçede beden eğitimi dersindelermiş. Öğretmen silah sesini duyunca ‘Kaçın’ demiş. Ben geldiğimde 2 polis arabası, 1 ambulans vardı.
- Ben geldiğim gibi direkt okula girdim. Ben çocuğumu aramaya girdim, ben olayın bu kadar büyük boyutta olduğunu bilmiyordum. İçeri girdim ki fecaat. Anlatılacak gibi değil. Ben geldiğimde hoca hanım ölmüştü."

ÇÖMEZ: ÇOCUĞUN BÜTÜN AYRINTILARINI BİLEN YÖNETİM NEDEN GÖREVDEN ALINDI?
Daha sonra açıklama yapan Turhan Çömez, okula gelmeden önce hastaneye uğrayıp yaralı öğrencileri ziyaret ettiğini belirtti. Olayla ilgili cevap bekleyen bir soru olduğunu ifade eden Çömez, şunları söyledi:
- "Sorgulamamız gereken konular var. Asıl bulunma sebebimiz, bu hadiseler başka bir defa daha gerçekleşmesin. Sorumlular varsa ortaya çıkarılsın. Millet adına hesap sormak için geldik.
- 14 yaşında bir çocuk silaha nasıl ulaşır? 5 silah ve 7 şarjörü değiştirebilecek nasıl kapasiteye ulaşır? Bu çocuğun elinde kalem olması lazım. 14 yaşındaki bir çocuktan nasıl bir cani bir katil çıkabilir? Silahlara nasıl ulaştı? Biz bunun peşindeyiz.
- Bu çocuk emniyet müdürlüğüne ait olduğunu öğrendiğimiz bir poligonda nasıl atış yapabilir? 14 yaşındaki çocuğun eline nasıl silah verilir? Bu çocuğun bazı psikolojik sorunlarının olduğu konuşuldu, paylaşıldı. Ailesi tarafından paylaşıldı. Okul yönetimi aileyi de uyardı. Hassasiyet gösterdi, ‘Tedbir alın, gerekeni yapın’ dedi. Gereken yapılmadı.
- Son derece profesyonel şekilde okul basıldı, küçücük çocuklar ve onları korumak için onların üzerine kapanan bir öğretmen katledildi. Bir ay önce bu okulun yöneticileri, müdürü, müdür yardımcıları, öğretmenleri neden görevden alınmıştır? Bunu ailelere soracağım. Okulu yıllardır tanıyan, haklarında hiçbir şikayet bulunmayan, bütün ayrıntıları bilen ve bu katliamı yapan çocuğun bütün ayrıntılarını bilen yönetim neden görevden alınmıştır?
- Eski yönetim çocuğun durumunu bildiği için ilgili yerleri ve aileleri uyardı. Bu çocuk uzun süre oyun konsolu karşısında zaman geçiren çocuktu. Okulda sıkıntıları vardı. Son derece haklı ve yerinde bir uygulama ile bu çocuğun her gün okula girişinde üzeri ve çantası aranıyordu, yönetim tarafından. Ne oldu eski yönetim görevden alındı da bu katliam gerçekleştirildi?”

ÇEVİK: ESKİ YÖNETİM BURADA OLSAYDI BU OLAY YAŞANMAZDI
Okul Aile Birliği Başkanı Hülya Çevik, şunları söyledi:
- "Zaten bu olaya biraz da sebep olan şey okuldaki o idari boşluk olabilir. Çünkü daha önce bir norm fazlası öğretmenlerin okuldan gönderilmesi gerektiği için gönderilmek istendiğinde asılsız şikayetlerle müdürü, 2 müdür yardımcısını, 2 öğretmenimizi toplam 5 kişiyi, buranın tam da bel kemiği olan 5 kişiyi apar topar görevlerinden alıp başka yerlere verdiler. Bu konuda çok itiraz ettik, sesimizi duyurmaya çalıştık ama hiçbir şey yapamadık.
- Mesela Alparslan hocam çocuğun çantasını yoklamadan sınıfa göndermiyordu. Çünkü kendine zarar veriyormuş, o kendisine zarar vermesinden korktuğu için bunu yapıyordur. Hiç kimse böyle büyük bir şey beklemiyordu ama o kendine zarar vermekle kalmayıp bütün okulu kana buladı. Yani okuldaki her öğrenciyi bu idarecilerimiz çok iyi biliyordu. İdarenin boş kalması, bu olayın olmasına büyük bir sebep oldu. Eski yönetim burada olsaydı bu olay yaşanmazdı belki de."
O ANLARI ANLATTI
Saldırı anını olay tanığı ve öğrenci velisi olan Necmettin Bekçi anlattı. Necmettin Bekçi, yıllık izinde olduğu için 2 çocuğunun da eğitim gördüğü okulun yakınındaki evinde bulunduğu sırada silah sesleri duyduğunu anlattı.
Bekçi, silah seslerinin okuldan geldiğini fark edince koşarak gittiğini söyledi. Çocuklarına ulaştıktan sonra içinin rahat ettiğini ve silah seslerinin geldiği kısma yöneldiğini belirten Bekçi, yaşananları şöyle anlattı:
- "Evimin yakınındaki okulda iki çocuğum vardı. Çocuklarımdan birisi 6’ncı sınıf öğrencesi birisi de anaokulu öğrencisi. Yıllık izinde olduğumuz için o an evdeydim ve bir hastane işimiz vardı.
- Saat 13.00’ten sonraydı. Sesler gelmeye başladı. Sesler devam etmeye başladı. Biz önce inşaattan geldiğini düşündük. Balkondan baktığımda çocukların pencerelerden atlamaya başladığını tellerden çıkmaya çalıştıklarını gördüm.
- Olayı görünce eyvah okula girdiler diye evden fırladım. Sokağa indiğimde silah sesleri devam ediyordu. Kantin tarafından okula girdim. Merdivenlerden çıktığımda iki öğretmen ve kantinci abinin mücadele ettiğini gördüm. Onlara destek olmak için girdim.
- O an için şahsı etkisiz hale getirip güvenlik güçlerine teslim etmek mantığıyla. Lavabolara saklanan çocuklar vardı. Güvenlik güçlerine teslim ettik şahsı. Çocuklarım aklıma geldi o an.
- 6D sınıfındaki oğlum Alperen’in sınıfına gittim. Çantası sıranın üzerindeydi iyi kaçmış dedim. Alt katta anasınıfına gittim. Öğretmen çocukları saklamış. Dışarıdan haber geldi, Alperen oğlum bulundu diye.
- Sonra güvenlik güçlerimiz geldi. Oğluma sorduğumda kendisini lavaboya kilitlediğini söyledi. ‘Öğretmenim seslenince çıktım’ dedi. Tekrarında okula giremedik.”
"DUYDUĞUM SON SÖZÜ ‘AFFET BENİ’ OLDU"
Bekçi, saldırgan İsa Aras Mersinli’nin güvenlik güçlerine teslim edildiği anlarda "Affet beni" sözlerini duyduğunu belirterek, “Kendi çocuklarım olmasa dahi girerdim o gün okula. Şahısla iki öğretmen ve kantinci abi mücadele ediyordu. Bende müdahale ettim. Şahıs yere yattı. Ben üzerine baskı uygulamaya başladım dizlerimle kalkmasın diye. Kalkmaya çalışıyordu. Üzerinde bomba da olabilirdi. Bizi de patlatabilirdi. Güvenlik güçlerine teslim ettiğimizde ‘affet beni, affet beni’ cümlelerini duydum” diye konuştu.
"ÇOCUKLARIM DA BEN DE SÜREÇTEN OLUMSUZ ETKİLENDİK"
Kendisinin ve 2 çocuğunun bu süreçten dolayı psikolojik olarak etkilendiklerini söyleyen Bekçi, “Çocuklarımın psikolojisi bu durumdan çok etkilendi. Bundan dolayı çocuklarımı kırsalda bir akrabama getirdim. Çocuklarımla konuştum. Silah seslerinden çok korktuklarını anlattı. Olay yerinde çok kargaşa vardı benim dışımda diğer veliler de girmek istediği için kargaşa çıktı” açıklamasında bulundu.
Kriz kapıda: 6 haftalık yakıt kaldıEkonomi
Gülistan Doku soruşturmasındaki 41 sayfalık raporda dikkat çeken görüntülerGündem