Silivri açıklarında meydana gelen gemi kazasında, batan 'Tuğberk İmamoğlu' gemisinde kaptan dahil 10 personel bulunuyor. Denizcilik Genel Müdürü Ünal Baylan, personelin tamamının Türk vatandaşı olduğunu bildirdi.

Baylan, kazaya ilişkin değerlendirmelerini Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezinde (AAKKM) paylaştı.

İLK SİNYAL UYDU SİSTEMİNDEN GELDİ

Genel Müdür Baylan'ın aktardığına göre kazaya ilişkin ilk sinyal, saat 03.26'da COSPAS-SARSAT uydu yardımlı arama kurtarma sisteminden ulaştı. Yapılan incelemede sinyalin 'Tuğberk İmamoğlu' gemisine ait olduğu belirlendi.

Ekipler önce gemiyi telsizle çağırdı, ancak yanıt alamadı. Bunun üzerine gemideki personelin telefonları arandı; bu aramalar da karşılıksız kaldı.

Baylan, sürecin devamını şöyle anlattı:

"Bütün bu işlemler yapıldıktan sonra telefonlara da cevap alınmayınca artık bu geminin battığını, sinyal gönderemediğini, ciddi bir sıkıntıda olduğunu anladık. Merkezimiz arama kurtarma faaliyetini başlattı. Ülkemizde deniz yolunda arama kurtarma faaliyetleri bakanlığımız Kıyı Emniyeti ve Sahil Güvenlik Komutanlığımız tarafından yapılmakta. Onlar da ivedilikle olay mahalline hem deniz unsurlarını hem de arama kurtarma ekiplerini gönderdiler."

"SİSTEMLER GEMİNİN BATTIĞINI TEYİT EDİYOR"

Çarpışmaya karışan 'Alsu' gemisi de Türk bayraklı. Baylan, bu geminin herhangi bir hasar almadığını, 'Tuğberk İmamoğlu'nun ise çok kısa sürede battığının değerlendirildiğini söyledi.

Genel Müdür, bu değerlendirmeyi iki saat verisine dayandırdı:

"Sistemler yüzde 99 geminin battığını teyit ediyor. Çünkü kaptanın beyanında 03.15'te 'Tuğberk İmamoğlu' gemisine çarptığını beyan ediyor. Bize gelen sinyal 03.26. Arada çok kısa bir zaman var. Geminin çok hızlı battığını buradan yorumlayabiliyorum."

KAZA TRAFİK AYRIM ROTASI İÇİNDE MEYDANA GELDİ

Baylan, çarpışmanın Marmara'daki trafik ayrım rotasının içinde gerçekleştiğini belirtti. Telsiz kayıtlarında iki gemi arasında konuşma bulunduğunu aktaran Baylan, kuralları kara yolu benzetmesiyle anlattı:

"Separasyon hattını kara yolları gibi düşünün. Bu kara yolunda giden bir gemi var, bir de bu hatta giren gemiler var. Bu gemilerin denizcilik kurallarında, biz buna denizde 'Çatışma Önleme Tüzüğü kuralları' diyoruz. Belli rotalarda girip birbirleriyle konuşmaları lazım. Telsiz kayıtlarında konuşma olmuş. Bu iki gemi birbiriyle konuşmuş. Bu durum iki kaptanın birbirini gördüğünü, o an birbirlerine aykırı hareket etmeden rotalarına gidebilmek için de konuştuklarını, bir rota ayarlaması yaptıklarını şu anda söyleyebilirim. Ama ses kayıtları dinlenecek. Ben diğer geminin kaptanının arama kurtarmaya verdiği beyan üzerinden bunu söylüyorum."

Baylan, bu tespitlerin ön değerlendirme niteliği taşıdığını, kazanın kesin nedeninin yapılacak incelemelerin ardından belirleneceğini vurguladı.

"ALSU, İSKELEYİ KIR DEMİŞTİM"

Battığı değerlendirilen Tuğberk İmamoğlu gemisinde, kazadan hemen önceki telsiz konuşmaları ortaya çıktı.

Ses kayıtlarında kaptanın çarpışmayı önlemek için diğer gemiye 'Alsu, iskeleye kır demiştim' diyerek uyardığı anlar yer aldı.

SANCAKTA GÖREN YOL VERMELİYDİ

Denizde güvenli geçiş ve yol verme kuralları, [Uluslararası Denizde Çarpışmayı Önleme Kuralları (COLREG)] kanalındaki esaslara dayanır. İki motorlu tekne kafa kafaya karşılaştığında, her iki taraf da rotasını sancak (sağ) tarafına çevirerek diğerinin iskele (sol) tarafıattan geçer. Kendi sancak (sağ) tarafında başka bir tekne gören tekne, yol vermek zorundadır; diğerinin geçişini bekler. Başka bir tekneyi arkadan gelerek geçen (yetişen) tekne, önündeki teknenin yoluna engel olmamalıdır; geçişi güvenli bir şekilde tamamlamakla yükümlüdür. Yelkenli tekneler, manevra kısıtlı tekneler ve balıkçı tekneleri genellikle motorlu teknelere karşı [geçiş üstünlüğüne sahiptir]