Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adana’nın Çukurova ilçesinde bulunan Sami Bey Apartmanı’nın yıkılması sonucu 40 kişi yaşamını yitirirken, 2 kişi de yaralandı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın müteahhidi ve teknik uygulama sorumlusu Abdullah Aybaba ile kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu 4 sanık hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan dava açtı.

DEPREMDEN BİR GÜN SONRA KAÇTI

Yargılama sürecinde Abdullah Aybaba’nın depremden bir gün sonra İstanbul Havalimanı üzerinden yurt dışına çıktığı ve geri dönmediği tespit edildi. Hakkında kırmızı bülten çıkarılan Aybaba, Tayland’da gözaltına alınmasının ardından 15 Mayıs’ta Türkiye’ye getirildi.

SEGBİS aracılığıyla Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarılan Aybaba’nın tutuklanmasına karar verildi.

ANKA Haber Ajansı’nın ulaştığı savunmasında suçlamaları kabul etmeyen Aybaba, 1977 yılından bu yana inşaat mühendisi ve müteahhit olarak görev yaptığını, bugüne kadar 50’den fazla bina inşa ettiğini söyledi.

Sami Bey Apartmanı’nın hem mühendisi hem de müteahhidi olduğunu belirten Aybaba, binanın belediyeden alınan onay ve projeye uygun şekilde yapıldığını savundu.

Aybaba, ifadesinde şu sözlere yer verdi:

“Binadaki karot değerleri yönetmeliğe uygundur ve olması gereken değerdedir. Adana’da yaptığım binalardan hiçbirisi yıkılmadı. Dava konusu bina da yıkılmamış, ikiye ayrılmıştır.”

"KOLON KESİLMİŞ OLABİLİR"

Bilirkişi raporlarını kabul etmediğini belirten Aybaba, binanın yapımından sonra taşıyıcı sistemde değişiklik yapılmış olabileceğini iddia etti.

Doğalgaz hattı çalışmaları ya da sonradan yapılan müdahalelerin yapıyı zayıflatmış olabileceğini öne süren Aybaba, şöyle konuştu:

“Bina yapımından sonra kiriş ve kolon kesimleri gerçekleşmiş olabilir. Bu da binanın önce ikiye ayrılmasına, sonra yıkılmasına sebebiyet vermiş olabilir. Binaya sonradan doğal gaz hattı geçirilmiş olup bunların nereden geçirildiğini bilmiyorum. Kirişlerden veya kolonlardan bir tane demir ya da betonun zayıflatılması sonucu ortaya çıkmış olabilir.”

Ayı zamanda aynı dönemde ve aynı şartlarda yapılan yakındaki başka bir binanın ayakta kaldığını ifade eden Aybaba, bunun da yapının sağlam inşa edildiğini gösterdiğini savundu.

Mahkeme heyetinin, Abdullah Aybaba hakkında “kuvvetli suç şüphesi, suçun niteliği, beklenen ceza ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı” gerekçesiyle tutuklama kararı verdiği öğrenildi.