Tera Grubu’na yönelik fon soruşturmasında Kerem Alkin ve Emre Alkin’in savcılık ifadeleri dosyadaki dikkat çekici ayrıntıları ortaya koydu. Savcılık, Tera Yatırım’ın yaklaşık 1,4 milyar liralık piyasa değerinin bir yıl içinde 280 milyar liraya ulaşmasını sorgularken, iki kardeşin fon krizi öncesinde bir gün arayla istifa etmesi de gündeme geldi. Kerem Alkin’in hazırladığı 54 sayfalık risk raporunda ise toplu fon çıkışı halinde şirketin sorun yaşayabileceğine ilişkin uyarılar bulunduğu belirtildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen 2026/149004 sayılı soruşturma kapsamında Kerem Alkin ve Emre Alkin’in 22 Eylül 2026’da verdiği ifadelerin ayrıntıları ortaya çıktı. Savcılık, iki kardeşe Tera Grubu’ndaki yönetim yapısı, hisse ve fon işlemleri, yatırım kararları, şirketin piyasa değerindeki yükseliş ve görevlerinden ayrılma süreçleri hakkında sorular yöneltti.
FON KRİZİ ÖNCESİ İSTİFA ETTİLER
Dosyaya yansıyan en dikkat çekici ayrıntılardan biri, Kerem ve Emre Alkin’in görevlerinden bir gün arayla ayrılması oldu. Emre Alkin, Tera Portföy Yönetim AŞ’de Temmuz 2026’da bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak göreve başladığını ve 17 Eylül 2026’da istifa ettiğini söyledi. Yaklaşık iki aylık görev süresinde yalnızca bir tanışma toplantısı yapıldığını belirten Alkin, daha sonra yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirilmediğini ve şirketin imza sirkülerinde de adının bulunmadığını ifade etti. Kerem Alkin ise Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’de Mayıs 2025’te bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak göreve başladığını ve 18 Eylül 2026’da istifa ettiğini belirtti. Savcılık, iki kardeşin peş peşe istifalarını fon kriziyle birlikte değerlendirdi ve aralarında bağlantı olup olmadığını sordu. Kerem Alkin, istifalar ile sonrasında yaşanan gelişmelerin “birbirinden bağımsız” olduğunu savundu.
SAVCILIKTAN 280 MİLYAR LİRALIK PİYASA DEĞERİ SORUSU
Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri Tera Yatırım’ın piyasa değerine ilişkin oldu. Savcılık, iki kardeşe de şirketin yaklaşık 1,4 milyar liralık piyasa değerinin bir yıl içerisinde 280 milyar liraya ulaşmasının nedenini sordu. Emre Alkin, Tera Holding’in büyümesiyle iştiraklerinin de değer kazanacağı yönünde bir algı oluşmuş olabileceğini söyledi. Ancak borsa işlemlerine ilişkin doğrudan bilgisi bulunmadığını belirtti. Kerem Alkin ise hisse ve fonlara kimlerin yatırım yaptığı veya satış gerçekleştirdiğine ilişkin verilerin SPK raporlarıyla daha net ortaya çıkabileceğini söyledi. Alkin, piyasa değerindeki yükselişte arz-talep ilişkisinin de etkili olabileceğini ifade etti. Kerem Alkin’in ifadesinde Tera Yatırım’daki yönetim kurulu toplantılarının sayısı da gündeme geldi. Alkin, Mayıs 2025 ile Eylül 2026 arasındaki yaklaşık 16 aylık görev süresinde, yanlış hatırlamıyorsa yalnızca üç yönetim kurulu toplantısı yapıldığını söyledi. Toplantıların düzenli gerçekleştirilememesini Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in yoğunluğuna bağlayan Alkin, hisse alım-satım süreçlerine katılmadığını ve işlemlerin şirketin ilgili ekipleri tarafından yürütüldüğünü savundu.
54 SAYFALIK RİSK RAPORU
Dosyadaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise Kerem Alkin’in hazırladığı risk raporları oldu. Alkin, görevi kapsamında 2025 Kasım ayında bir, 2026 yılında ise iki risk raporu hazırladığını söyledi. Bunlardan 2026 yılının ikinci yarısına ilişkin raporun 54 sayfa olduğu belirtildi. Alkin, kendi sorumluluk alanında hazırladığı raporlar dışında şirket hakkında olağan dışı veya anormal herhangi bir durum saptamadığını ifade etti. Ancak müdafii, raporlarda menkul değerler, likidite oranları ve ani çıkış risklerine ilişkin ayrıntılı uyarılar bulunduğunu söyledi. Müdafi ayrıca raporlarda, fonlardan toplu para çıkışı olması halinde şirketin sorun yaşayabileceğine ilişkin değerlendirmelerin yer aldığını belirtti. Bu nedenle soruşturma açısından, söz konusu risklerin ne zaman tespit edildiği, raporların kimlere ulaştırıldığı ve yönetimin uyarılar üzerine herhangi bir işlem yapıp yapmadığı önem taşıyor.
“SERMAYE PİYASASI HAKKINDA YETERLİ BİLGİM YOK"
Kerem Alkin’in savcılık ifadesindeki bir diğer dikkat çekici bölüm ise sermaye piyasalarına ilişkin bilgi ve yatırım faaliyetleriyle ilgili oldu. Alkin, kendisinin ve çekirdek ailesinin borsa, sermaye piyasası veya fonlarda yatırım yapmadığını söyledi. Alkin ayrıca “Sermaye piyasası hakkında yeterli bilgim bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı. Yaklaşık 16 ay boyunca bir yatırım şirketinde bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan Alkin’in bu yöndeki beyanı da soruşturma tutanağına yansıdı.
Kerem Alkin’in müdafii, müvekkilinin bağımsız yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle Tera Yatırım nezdinde odası, kartviziti ve kurumsal mail adresi bulunmadığını söyledi. Savunmada, bunun Alkin’in şirket yönetimine karşı bağımsız ve mesafeli konumundan kaynaklandığı ileri sürüldü.
TERA'YA DAVET SÜRECİNDE GÜRKAN PARLAKAÇ DETAYI
Kerem Alkin, Tera Yatırım’daki bağımsız yönetim kurulu üyeliği teklifinin nasıl geldiğini de anlattı. Alkin, Gürkan Parlakaç’ı daha önceden tanıdığını ve Parlakaç’ın Mayıs 2025 sonunda kendisini arayarak Tera Yatırım’da bağımsız yönetim kurulu üyesi olmasını istediğini söyledi. Alkin, teklif sonrasında araştırma yaptığını ve görevi kabul ettiğini ifade etti.
YATIRIM KARARLARINDA EMRE TEZMEN'İN ADI ÖNE ÇIKTI
Savcılık, Alkin kardeşlere Tera Holding bünyesinde yatırım kararlarının kimler tarafından alındığını da sordu. Kerem Alkin, yatırım kararlarında yönetim kurulu başkanı, icradan sorumlu yönetim kurulu üyesi, genel müdür ve genel müdür yardımcılarının rol aldığını belirtti. Şirketle ilgili kararların Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, genel müdür ve genel müdür yardımcıları tarafından alındığını söyledi. Emre Alkin de hisse senedi kararları konusunda bilgisi olmadığını savunurken, şirketin alım ve satımına ilişkin müzakerelerin Emre Tezmen tarafından yürütüldüğünü belirtti.
EMRE ALKİN, "TANIŞMA TOPLANTISINDAN SONRA HİÇ TOPLANMADIK"
Emre Alkin, Tera Portföy Yönetim AŞ’deki yaklaşık iki aylık görev süresinde yalnızca bir tanışma toplantısı yapıldığını söyledi. Alkin, “Bir defa tanışma toplantısı yaptık. Sonrasında hiçbir yönetim kurulu toplantısı yapılmadı.” dedi. Ayrıca şirketin imza sirkülerinde adının bulunmadığını ve 17 Eylül’de görevinden ayrıldığını ifade etti.
Emre Alkin’in ifadesinde Tera Grubu ile Doğa Sigorta arasında planlanan iş birliği de yer aldı. Alkin, Doğa Sigorta’nın bağımsız yönetim kurulu üyesi olduğunu ve Nihat Kırmızı’nın Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı ile üniversitenin mütevelli heyeti başkanı olduğunu anlattı. Tera Grubu ile Doğa Sigorta arasında planlanan iş birliğine ilgili düzenleyici otoritenin onay vermediğini öğrendiklerini belirten Alkin, bunun üzerine henüz başlamamış olan iş birliğinin sona erdiğini söyledi.
Alkin kardeşlerin müdafileri, müvekkilleri hakkında kendilerine gösterilmiş herhangi bir para transferi, SPK raporu veya MASAK raporu bulunmadığını savundu. Müdafiler ayrıca kardeşlerin görevlerinden önce veya sonra mal varlığı devri yapmadıklarını ve mal varlıklarında olağan dışı zenginleşme bulunmadığını ileri sürdü.
Soruşturmanın odağında hangi sorular var?
Alkin kardeşlerin ifadeleri sonrasında soruşturma kapsamında öne çıkan başlıklar şöyle:
1. Tera Yatırım’ın yaklaşık 1,4 milyar liradan 280 milyar liraya çıktığı belirtilen piyasa değeri hangi yatırımcı ve işlemlerle oluştu?
2. Toplu fon çıkışı riski şirket içerisinde ne zaman biliniyordu?
3. 54 sayfalık risk raporundaki uyarılar kimlere iletildi?
4. Yönetim bu uyarılar doğrultusunda hangi tedbirleri aldı?
5. Hisse ve fon işlemlerinde karar mekanizması nasıl işliyordu?
6. Bağımsız yönetim kurulu üyelerinin şirket içerisindeki fiili rolü neydi?
7. Kerem ve Emre Alkin’in peş peşe istifaları ile fon krizi arasında soruşturma açısından herhangi bir bağlantı bulunuyor mu?
Soruşturma sürerken, savcılığın bu başlıklara ilişkin yapacağı incelemeler ve dosyadaki diğer delillerin değerlendirilmesi bekleniyor.
Fon soruşturmasında 5 kişi tutuklandıEkonomi