Kolombiya'da bir kadın, iki yaşındaki ikiz oğulları için Kolombiya Ulusal Üniversitesi'ndeki Nüfus Genetiği ve Tanımlama Laboratuvarı'na giderek babalık testi yaptırdı.

BBC Türkçe'nin haberine göre laboratuvar rutin bir babalık testi yaptı. Sonuç o kadar şaşırtıcıydı ki, tamamen emin olmak istedikleri için testi tekrarladılar. Ancak sonuç aynıydı: İkizlerin annesi aynıydı, ancak babaları farklıydı.

Teoride mümkün olduğunu bilseler de, daha önce ilk elden böyle bir vakayla hiç karşılaşmamış olan uzmanlar, bilimsel olarak bu olayı inceleme altına aldı.

Bu olaya tıpta "heteropaternal süperfekondasyon" adı veriliyor.

O kadar nadir görülüyor ki bilimsel literatürde tüm dünya genelinde kayda geçen yalnızca 20 kişi bulunuyor.

OLAĞANÜSTÜ BİR SONUÇ

Kolombiya'daki bu ikizler vakasında bilim insanları, annenin, iki bebeğin ve test için gelen bir babanın DNA'larındaki 17 mikrosatelliti analiz etti.

Erkeğin DNA'sının çocuklardan biriyle eşleştiğini, diğeriyle ise eşleşmediğini buldular.

Protokol gereği ekip, herhangi bir işlem hatası ya da örneklerin karışması ihtimalini elemek için testi baştan sona tekrarladı. Sonuç tamamen aynıydı.

BENZER BİR VAKA TÜRKİYE'DE YAŞANDI

Türkiye'de 2010 yılında bir boşanma davasına konu olmasıyla ortaya çıkan olay gündemi uzun süre meşgul etmişti. Sabah gazetesi muhabiri Neslihan Keskin'in haberine göre 2006 yılında görücü usulü evlendiği karısının kendisini aldattığından şüphelenen A.K. komşularından yabancı bir erkeğin sık sık evine girdiğini öğrendi.

Bunun üzerine ikiz çocukları için DNA testi yaptıran baba A.K. inanılmaz bir sonuçla karışı karşıya kaldı. Yapılan testte ikizlerden biri kendi çocuğu diğeri ise eşinin evlenmeden önce ve evlikleri boyunca ilişki yaşadığı sevgilisindendi.

Boşanma davası açan A.K. kendisine ait olmayan çocuğu da nüfusundan düşürmek için talepte bulundu. Özel laboratuvarda yapılan DNA testini yeterli görmeyen mahkeme, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor istedi.

Adli Tıp da aynı yönde görüş bildirince mahkeme baba A.K.'nin nüfusundan bebeği düşürdü. Anne C.K. ise can güvenliği gerekçesiyle o dönem devlet korumasına alındı.