Japon devlet tahvillerinde geçen hafta yaşanan sert hareketlilik, küresel finans piyasalarında büyük yankı uyandırdı.
Uzun vadeli tahvil getirileri tek bir işlem gününde çeyrek puan yükselerek rekor seviyelere çıktı. Bu hareket, yıllardır durağan seyreden Japon tahvil piyasasının artık eski güvenli liman rolünü yitirdiğini gösteriyor.
Enflasyonun yeniden gündeme gelmesi ve Başbakan Sanae Takaichi’nin seçim öncesi açıkladığı yüksek harcama ve vergi indirimleri planları, zaten devasa boyutlara ulaşmış kamu borcu hakkındaki endişeleri artırdı.
Bu gelişmeler, 40 yıllık tahvil faizini yüzde 4’ün üzerine taşırken, 30 yıllık tahvillerde günlük ortalamanın 8 katı kadar sert bir yükseliş yaşandı.
Uzmanlar, Japonya’nın 8 Şubat’ta yapılacak erken seçim sürecinde daha da sert dalgalanmalar bekliyor. Mitsubishi UFJ Asset Management’tan Masayuki Koguchi, “Bu sadece başlangıç, daha büyük şoklar yaşanabilir” değerlendirmesinde bulundu.
AMERİKA'DA DA HİSSEDİLDİ
Tahvil piyasasındaki sarsıntı, ABD’den Avrupa’ya kadar faizleri yukarı yönlü baskılarken, Davos’ta toplanan küresel finans liderlerinin gündemine de oturdu.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama’yı arayarak satış dalgasının Amerikan piyasalarında da hissedildiğini aktardı. Goldman Sachs’ın analizine göre, Japon tahvillerindeki her 10 baz puanlık şok, ABD ve diğer büyük piyasalarda faizleri 2-3 baz puan yukarı çekiyor.
Uzmanlar, Japonya’nın yurtdışında değerlendirdiği yaklaşık 5 trilyon dolarlık sermayeyi ülkeye geri çekme ihtimalinin, küresel finans dengelerini uzun vadede daha da zorlayabileceği uyarısında bulunuyor.
DAHA BÜYÜK ŞOKLAR GELEBİLİR
Mitsubishi UFJ Asset Management’ın baş fon yöneticisi Masayuki Koguchi, Japon tahvil piyasasında yaşanan sert dalgalanmaların henüz başlangıç olduğunu vurguladı. Koguchi’ye göre getiriler hâlâ yeterince yükselmedi ve önümüzdeki dönemde daha büyük şokların yaşanması ihtimali oldukça yüksek.
Rowe Price’ın yatırım direktörü Arif Husain ise Japonya’daki yükselen faizleri “finansal San Andreas fay hattı”na benzetti. Husain, her sarsıntının küresel piyasalarda yeni spekülasyon dalgaları yarattığını ve “büyük depremin” ne zaman geleceğine dair endişeleri artırdığını belirtti. ,