ABD Başkanı Donald Trump bir süre önce İran'daki yeni yönetimi "çok farklı ve çok daha mantıklılar" diye övmüştü ancak İran'da, ABD'yle uzlaşıya sıcak bakmayan isimler hızla yükseliyor.

İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney, ülkenin güvenlik yapılanmasında ABD'yle sonuna kadar savaşı savunan altı sertlik yanlısı ismi üst düzey görevlere atadı.

Bu adım, Tahran'ın daha saldırgan bir dış politika ve daha sıkı bir iç güvenlik yaklaşımına yöneldiği yorumlarına neden oldu.

TEMKİNLİ CAYDIRICILIKTAN ÇATIŞMACI POLİTİKAYA GEÇİŞ

Yeni görev alan isimlerin çoğunun kariyerlerini İran'ın dış düşmanlarına karşı mücadele ve ülke içindeki muhalefetin bastırılması alanlarında geçirmesi dikkat çekiyor. Değişiklikler, Mücteba Hamaney'in babası Ali Hamaney dönemindeki daha temkinli caydırıcılık anlayışından farklı bir çizgiye geçiş olarak değerlendiriliyor.

CNN International'ın haberine göre, Hollanda merkezli Clingendael Enstitüsü'nden Hamidreza Azizi, yeni yapılanmanın iki temel önceliğe işaret ettiğini söyledi: İran'ı daha çatışmacı bir dış ortam için hazırlamak ve ülke içindeki güvenlik mekanizmalarını daha da güçlendirmek.

Azizi'ye göre saldırı kapasitesine, birleşik komuta yapısına ve daha hızlı karar almaya yapılan vurgu, Tahran'ın geleneksel caydırıcılık politikasından daha "saldırgan bir caydırıcılık" anlayışına geçmek istediğini gösteriyor.

İran uzmanı Vali Nasr da, yeni yönetimin önceki döneme kıyasla daha fazla risk almaya hazır olduğunu belirtti.

ÇATIŞMAYI SÜRDÜRME STRATEJİSİ

Yeni atamaların en dikkat çekenlerinden biri, uzun yıllardır ABD'ye karşı direnişi savunan eski Devrim Muhafızları komutanı Muhsin Rezai oldu. Rezai mart ayında, ABD'nin İran'ın elektrik altyapısına saldırması halinde Tahran'ın misillemesinin çok daha ağır olacağı uyarısında bulunmuştu.

George Washington Üniversitesi'nden Sina Azodi, Rezai'nin Devrim Muhafızları içindeki grubunun ABD'den taviz koparmanın yolunun çatışmayı sürdürmek, Washington üzerindeki baskıyı artırmak ve ABD Başkanı Donald Trump'a sürekli bedel ödetmek olduğuna inandığını söyledi.

Bu yaklaşımın, İran'ın savaşı uzatma ve Trump'ın müttefiklerinin ara seçimlerde yenilgiye uğramasını sağlama stratejisinin bir parçası olabileceği değerlendiriliyor.

Yeniden görevlendirilen isimlerden biri de Devrim Muhafızları'na bağlı Besic milisinin başına getirilen eski istihbarat yetkilisi Hüseyin Taib oldu. Taib'in, özellikle önceki yıllarda protestoların bastırılmasında önemli rol oynayan sert güvenlik aygıtıyla yakın ilişkileri bulunuyor. ABD, 2009'daki seçimlerin ardından yaşanan protestoların bastırılmasındaki rolü nedeniyle Taib'i 2010'da yaptırım listesine almıştı.