ABD Başkanı Donald Trump’ın salı günü Kongre’de yapacağı Birliğin Durumu konuşmasında ikinci döneminin ilk yılına ilişkin icraatlarını öne çıkarması beklenirken, kamuoyunda daha önce tartışma yaratan “Proje 2025” belgesi yeniden gündeme geldi.

2024 başkanlık seçimlerinden aylar önce Trump, muhafazakar düşünce kuruluşu The Heritage Foundation tarafından yayımlanan 900 sayfalık politika önerileri belgesi Proje 2025 ile arasına mesafe koymuştu. Trump o dönemde, belgeyi kimin yazdığını bilmediğini ve bazı önerilere katılmadığını söylemişti.

YARISINDAN FAZLASI HAYATA GEÇTİ

BBC'nin haberine göre Trump’ın ikinci döneminde hayata geçirilen birçok uygulamanın, söz konusu belgede yer alan önerilerle örtüşmesi dikkat çekti.

Göç politikalarında sertleşme, Venezuela’ya yönelik politikalar ve federal kurumlarda geniş çaplı personel azaltımı bu başlıklar arasında gösteriliyor.

Sol eğilimli düşünce kuruluşu Center for Progressive Reform tarafından yayımlanan analizde, Proje 2025’te yer alan politikaların yüzde 53’ünün Beyaz Saray tarafından “başlatıldığı veya tamamlandığı” öne sürüldü. Farklı bir metodoloji kullanan başka bir izleme çalışması ise bu oranı yüzde 51 olarak hesapladı.

Belgede yer alan ve uygulamaya konan başlıca öneriler şunlar:

- Milyarlarca dolarlık dış yardımın durdurulması
- Federal çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) programlarının sona erdirilmesi
- Göçmenlik denetimlerinin kapsam ve ölçeğinin artırılması
- NPR ve PBS gibi kamu yayıncılarına federal fon sağlanmasının sonlandırılması

Proje 2025 ayrıca başkanlık yetkilerinin genişletilmesini, federal bürokraside köklü kesintiler yapılmasını ve muhafazakar sosyal politikaların güçlendirilmesini öngörüyordu.

DİKKAT ÇEKEN TÜRKİYE BÖLÜMÜ

Proje 2025'te Türkiye ile ilgili kısımda bugünden bakıldığında dikkat çekici. ABD'nin Orta Doğu'daki önceliklerinden birinin "Türkiye'yi Batı'nın yanında ve NATO müttefiki olarak tutmak" olduğunu belirten Proje 2025'te şu ifadeler yer alıyor:

"Bir diğer önemli öncelik, Türkiye’yi Batı bloğunda tutmak ve bir NATO müttefiki olarak kalmasını sağlamaktır. Bu, Türkiye’yi Rusya veya Çin’e karşı ‘denge politikası’ izlemekten caydırmak amacıyla yoğun bir çaba gerektirir. Bu, Ankara’nın güvenliği için varoluşsal bir tehdit olarak gördüğü YPG/PKK güçlerine yönelik ABD desteğinin yeniden düşünülmesini gerektirebilir.”

BELGEYİ YAZANLAR YÖNETİMDE

Tartışmalı belgeye katkı sunan bazı isimler bugün Trump yönetiminde görev yapıyor. Bunlar arasında CIA Direktörü John Ratcliffe, Federal İletişim Komisyonu (FCC) Başkanı Brendan Carr, “sınır sorumlusu” Tom Homan, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) Başkanı Paul Atkins ile ticaret danışmanı Peter Navarro yer alıyor.

Ayrıca, federal bütçeyi yöneten kurumun başındaki Russell Vought da Proje 2025 kapsamında bürokrasinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin bir bölüm kaleme almıştı.

Projenin eski direktörü Paul Dans, belgenin muhafazakar çevrelerde artık “bir rehber niteliği taşıdığını” savunurken, dış gözlemciler uygulamaya geçmeyen çok sayıda öneri bulunduğuna dikkat çekiyor. Bunlar arasında kürtaj haplarının onayının geri çekilmesi, ABD nüfus sayımına vatandaşlık sorusu eklenmesi ve Avrupa’daki ABD askerî varlığının azaltılması gibi başlıklar yer alıyor.