ABD’de federal savcılar, Katar tarafından hediye edilen yeni başkanlık uçağındaki güvenlik açıklarını konu alan iki haberin kaynaklarını açıklamaları amacıyla 5 New York Times gazetecisine celp gönderdi.
New York Times’ın açıklamasına göre celpler, cuma günü geç saatlerde Julian E. Barnes, Adam Goldman, Eric Lipton, Tyler Pager ve Eric Schmitt’e iletildi.
Gazete, hafta içinde yayımladığı haberlerde, ABD Gizli Servisinin Başkan Donald Trump’a NATO toplantısının ardından Türkiye’den dönüş yolculuğunda eski Air Force One uçağını kullanmasını tavsiye ettiğini yazmıştı.
Haberde, Katar’ın hediye ettiği yeni uçağın, eski başkanlık uçağında bulunan füze savunma sistemleri dahil bazı gelişmiş güvenlik özelliklerine sahip olmadığı belirtilmişti. Kararın, İsrail’in İran’ın Trump’a yönelik bir suikast planı hazırladığı yönünde uyarıda bulunduğuna ilişkin haberlerin ardından alındığı aktarılmıştı.
GAZETE CELPLERE KARŞI MÜCADELE EDECEK

New York Times’ın hukuk müşaviri David McCraw, celpleri gazetecileri sindirmeye yönelik bir girişim olarak nitelendirdi.
McCraw, yaptığı yazılı açıklamada, “Bu pervasız eylem, gazetecileri sindirerek kamuoyunun ülkede neler yaşandığını öğrenmesini engelleme girişiminden başka bir şey değildir.” ifadelerini kullandı.
New York Times İcra Editörü Joe Kahn da gazetenin çalışanlarına gönderdiği ve Bloomberg tarafından görülen mesajında, celplere karşı mücadele edeceklerini ve davayı kazanmayı beklediklerini bildirdi.
Soruşturmanın, haberde yer alan bilgileri kimin sızdırdığını belirlemek amacıyla yürütüldüğü ve süreci FBI Direktörü Kash Patel’in denetlediği belirtildi.
ADALET BAKANLIĞI: GAZETECİLER SORUŞTURMANIN HEDEFİ DEĞİL

ABD Adalet Bakanlığından yapılan açıklamada, gazetecilerin devam eden soruşturmanın hedefi olmadığı savunuldu.
Açıklamada, basının ülkedeki önemli rolüne değer verildiği belirtilerek, “Burada doğal bir gerilim yaşanabileceğinin farkındayız. Ancak yasaları görmezden gelmeyecek ve yönetimde çalışırken ulusal güvenliği etkileyen gizli bilgileri sızdırmanın kabul edilebilir olduğunu düşünen kişileri soruşturmaktan vazgeçmeyeceğiz.” denildi.
Adalet Bakanlığının kendi politikalarında, gazetecilere celp gönderilmesinin yalnızca son çare olarak başvurulması gereken “olağanüstü bir adım” olduğu belirtiliyor. Bu tür işlemlerin, neredeyse tüm durumlarda başsavcının onayını gerektirdiği ifade ediliyor.
HABERİN YAYIMLANMASINI ENGELLEME GİRİŞİMİ

New York Times’ın haberine göre üst düzey bir FBI yetkilisi, haberler yayımlanmadan önce gazeteyle iletişime geçerek ulusal güvenlik kaygılarını gerekçe gösterdi ve haberlerin yayımlanmamasını istedi. Yetkilinin ayrıca gazetenin kaynaklarını açıklamasını talep ettiği belirtildi.
FBI konuya ilişkin yorum yapmadı.
Beyaz Saray Sözcüsü Steven Cheung, hafta içinde Air Force One’a ilişkin benzer haberleri yayımlayan diğer gazetecileri de eleştirmişti. Cheung, söz konusu haberlerde herhangi bir güvenlik endişesi bulunduğu iddialarını reddetmişti.
Beyaz Saray ise celplere ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.
BASIN ÖRGÜTLERİNDEN TEPKİ
Basın Özgürlüğü Vakfı Savunuculuk Direktörü Seth Stern, ortaya çıkan bilgilerin ulusal güvenlikle ilgisi bulunmadığını savundu.
Stern, Trump yönetiminin ceza adaleti sistemini siyasi rakiplerine ve eleştirmenlerine karşı kullandığını öne sürerek, daha önce gazetecilere yönelik benzer celp ve soruşturmaların durdurulduğunu veya mahkemeler tarafından geçersiz sayıldığını söyledi.
Celpler, Trump tarafından Ulusal İstihbarat Direktörlüğüne aday gösterilen New York Güney Bölgesi Başsavcısı Jay Clayton tarafından çıkarıldı. Clayton’ın Senato’daki onay oturumunun gelecek hafta yapılması planlanıyor.
New York Güney Bölgesi Başsavcılığı Sözcülüğü, celplerin Adalet Bakanlığı politikaları doğrultusunda ve büyük jüri soruşturmasının olağan işleyişi kapsamında çıkarıldığını açıkladı.
BENZER CELPLER GERİ ÇEKİLMİŞTİ
New York Times’ın haberine göre Wall Street Journal ve Washington Post, son aylarda benzer celplere karşı hukuki mücadele yürüttü. Hükümet, söz konusu celpleri geçen ay geri çekti.
Federal görevliler ayrıca ocak ayında, gizli bilgileri elde ettiği ve haberleştirdiği iddiasıyla Washington Post muhabiri Hannah Natanson’ın evinde arama yapmıştı.
ABD’de gizli bilgileri haberleştirmek suç olarak kabul edilmezken, bu bilgilerin gazetecilere verilmesi suç teşkil edebiliyor.
PENTAGON BELGELERİ DAVASI HATIRLATILDI
New York Times’ın ulusal güvenlik gerekçesiyle haber yayımlamasının engellenmesine karşı yürüttüğü en bilinen hukuki mücadelelerden biri Pentagon Belgeleri davası olmuştu.
Dönemin ABD Başkanı Richard Nixon, hükümetin Vietnam Savaşı’nı kaybettiğini bildiğini gösteren belgelerin yayımlanmasını engellemeye çalışmıştı.
ABD Yüksek Mahkemesi, dönüm noktası niteliğindeki kararında gazete lehine hüküm vermiş ve hükümetin belirsiz ulusal güvenlik iddialarını gerekçe göstererek gazetecilerin haber yayımlamasını engelleyemeyeceğine karar vermişti.