Denizler ve okyanuslar tatilcilerin vazgeçilmezi olmayı sürdürürken açık denizlerin ve okyanusların derinlikleri olduğu kadar kıyıları da sürprizlerle dolu. Bu nahoş olabilecek sürprizlerden biri ise sizi kumun altından izliyor olabilir. Türkçede “yıldızgözlü balık” veya “kurbağa balığı” olarak bilinen bir balık türü sadece zehirli olmakla kalmayıp elektrik de verebiliyor.

IFL Science sitesinin haberine göre, bu büyük balıkların 51 türü bulunuyor. Büyük ağızları ve kafalarının üzerindeki gözleriyle biliniyor. Bu gözler sürekli yukarıya doğru bakıyor, bu sebeple de bu balıklara “yıldızgözlü balık” (stargazer) ismi verilmiş.

AVINI “VAKUMLUYOR”

Bu balıklar zamanlarının çoğunu kumun altında gizlenerek geçiriyor. Kum yüzeyinden ise sadece size dik dik bakan gözleri görünüyor. “Yıldızgözlü balık” bu esnada bir sonraki avını bekliyor. Yakınlarından bir canlı geçtiğinde ise ağızlarını açarak bir vakum oluşturuyorlar ve avlarını içlerine çekiyorlar.

Bunun yanı sıra bazılarının ağızlarının tabanında, dışarıya doğru çıkarabildikleri tüylü bir dile benzeyen bir deri uzantısı var. Bu uzantı sayesinde balıkları lezzetli bir şey olduğuna inandırarak kandırabiliyorlar. Bu yem, balıkları “yıldızgözlü balığın” açık bekleyen ve onları tek lokmada yutmaya hazır ağzına doğru çekiyor.

DİKKAT ELEKTRİK ÇARPABİLİR!

Tüm bunların yanı sıra “beyaz kenarlık yıldızgözlü balık” türünün çok yaklaşan herhangi bir canlıya korkunç bir acı verebilecek tehlikeli dikenleri de bulunuyor. Ayağa bir yıldızgözlü balık dikeni batması oldukça acı verici olsa da zehri insanlar için genellikle ölümcül değil.

Bu balıkların sahip olduğu bir diğer yetenek ise oldukça “elektrikli”. Buna göre, bazı türlerde "elektroplak" adı verilen hücreler bulunuyor ve bunlar aracılığıyla elektrik şoku üretebiliyorlar. Bu mekanizma 50 voltluk bir elektrik şoku yaratabiliyor. Bunun avcıların fazla yaklaşmasını engellemeye yönelik bir savunma stratejisi olduğu düşünülüyor.

Konu hakkında IFL Science’a konuşan ödüllü yaban hayatı fotoğrafçısı Pietro Formis, burada zor olanın bu balıkları fark etmek olduğuna dikkat çekerek, “Çünkü her zaman kuma gömülü halde saklanırlar. Ancak deniz tabanından dışarı çıkan gözlerini ya da belki de balıkları cezbetmek için kullandıkları o küçük 'dili' görecek kadar şanslıysanız, bir kez yerlerini tespit ettiğinizde onlara yaklaşmak o kadar da zor olmaz; çünkü gerçekten çok yakına kadar gidebilirsiniz” dedi.