Antalya'da 2024 yılında açılan çekişmeli boşanma davasında, S.İ. ve Ş.İ. çifti evlilik birliği süresince yaşadıkları anlaşmazlıkları yargıya taşıdı. Davayı inceleyen mahkeme; erkek eş Ş.İ.'nin uyuşturucu madde kullandığına dair sunulan deliller ile kadın eş S.İ.'ye yöneltilen evin dağınık olması ve hakaret iddialarını teraziye koyarak tarafları "eşit kusurlu" kabul etti. Çiftin boşanmasına karar veren mahkeme, müşterek 2 çocuğun velayetini ise anne S.İ.'ye verdi.
"EŞİT KUSUR SAYILMASI BİZİ ŞAŞKINLIĞA UĞRATTI"
S.İ.'nin avukatı Senar Furkan Başak, müvekkiline yöneltilen suçlamaların yalnızca çelişkili tanık beyanlarına dayandığını ifade ederken karşı tarafın kusurlarına dair somut deliller sunduklarını belirtti. Karara tepki gösteren Başak, şu ifadeleri kullandı:
- Evde küçük çocuklar bulunmasına rağmen karşı tarafın yasaklı madde kullandığına ilişkin video, fotoğraf ve aparat delillerinin tamamını mahkemeye sunduk. Buna karşılık erkek eş, 2 çocuklu evin dağınık halinin fotoğraflarını çekerek bunu bir kusur gibi mahkemeye sundu. Müvekkilim hem 2 çocuğuna bakıp hem de el işi yaparak ev ekonomisine katkı sağlayan bir kadın. İki çocuklu bir evin her an toplu kalması beklenemez. Eşler evlilikte ortak sorumluluğa sahiptir; bunu fotoğraflamak yerine evi toplamaya yardım edebilirdi. Mahkemenin bu iki durumu eşit kusur sayması bizi şaşkınlığa uğrattı.
NAFAKA MİKTARINA İTİRAZ
Mahkeme heyeti dava sonucunda anne S.İ. lehine aylık 2 bin TL yoksulluk nafakasına, çocuklar için ise her birine aylık 4'er bin TL iştirak nafakasına hükmetti. Kadın eşin maddi ve manevi tazminat talepleri ise reddedildi.
Nafaka miktarlarının günümüz ekonomik şartlarında son derece yetersiz olduğunu belirten Avukat Başak; kusur tespiti, tazminat reddi ve nafaka miktarları yönünden karara karşı üst mahkemeye başvurarak istinaf sürecini başlattıklarını duyurdu.