Dünyanın başlıca finansal endeks düzenleme kuruluşu MSCI, uluslararası yatırımcıların Borsa İstanbul'da koordineli işlemlerle fiili dolaşım oranlarının yapay bir şekilde artırılmasından şikayetçi olduğunu, kasım ayına kadar yeni adımlar atılmazsa istişarelere başlayabileceğini açıkladı.

MSCI, gece saatlerinde yayımladığı açıklamada, SPK'nın fiili dolaşımdaki hisse oranını belirleyen düzenlemede yaptığı değişiklikleri de göz önünde bulundurduğunu ancak yatırımcıların bu değişikliklerin etkisini görmek istediklerini ve yeni adımlar atılmasını beklediklerini belirtti.

AÇIKLAMA GELDİ

MSCI, gece saatlerinde yaptığı açıklamada "Piyasa katılımcıları atılan adımların etkisini fiilen görmek istiyor" ifadelerini kullanırken piyasa katılımcılarının "şirketlerin nihai sahipliklerinin detaylı ve zamanında açıklanmasını, koordineli işlem davranışlarına karşı etkin gözetim ve yaptırım uygulanması ile yapısal olarak serbest dolaşımda bozulma gösteren varlıkların tespitine ve bu varlıklara ilişkin muamele esaslarına dair kurallara dayalı şeffaf bir çerçeve oluşturulması" gibi talepleri olduğunu belirtti.

MSCI, "somut ve inandırıcı" adımların Kasım ayındaki MSCI endeks gözden geçirme çalışmasına kadar atılmaması durumunda Türkiye piyasası ve menkul kıymetleri hakkında istişare başlatabileceğini belirtti.

Uluslararası kurumsal yatırımcıların kaynak ayıracakları piyasaları belirlemek için takip ettiği MSCI, geçen hafta da Türkiye piyasasının bilgi akış kriterlerinde bozulma olduğu tespitinde bulunmuştu.

"MİLYARLARCA DOLAR YATIRIMIN ÖNÜ KESİLEBİLİR"

MSCI uyarısı için "dikkate alınması ve tatmin edici 'aksiyon' alınması gereken bir açıklama gibi duruyor" diyen Marmara Capital'den Haydar Acun, X hesabından paylaştığı mesajda "Eğer Kasım ayında Türkiye 1989 yılından beri içinde bulunduğu 'Emerging Market' endeksinden 'Frontiers Market' endeksine alınırsa ilk başta pasif fonlardan ardından aktif fonlardan olmak üzere borsadan milyar doların üzerinde çıkış olabilir" değerlendirmesinde bulundu.

"Dahası, ilerde Türkiye’nin makro ve politik görünümü iyileştiğinde potansiyel olarak gelebilecek on milyarlarca dolar yatırımın önü kesilmiş olur" diyen Acun, "Bunca yıllık gelişim ve ilerlemeden sonra Türkiye borsası, 12 trilyon dolarlık 'Emerging Markets' havuzundan, 210 milyar dolarlık içinde Kenya veya Pakistan borsalarının da bulunduğu bir sepete girmeyi hak etmiyor. Özetle bu, Türkiye’nin sermaye piyasalarına, ekonomik prestijine, finansal piyasalarda faaliyet gösteren kurumlara, kurumsal bir yönetime sahip halka açık şirketlerimize ağır bir darbe olur" ifadelerini kullandı.