Her gün sorular sorduğumuz, metinler yazdırdığımız ve zaman zaman fikrini bile aldığımız yapay zekayla konuşurken kullandığımız dil, bir makineyle iletişim kurduğumuzu bildiğimiz halde gündelik konuşma alışkanlıklarımızdan pek de uzaklaşmadığımızı gösteriyor.

Yapay zeka artık yalnızca teknik konularda başvurulan bir araç değil. Kullanıcılar gün içinde bir e-posta yazdırmaktan yemek tarifi istemeye, uzun bir metni özetletmekten karmaşık bir konuyu anlamaya kadar sayısız nedenle yapay zeka araçlarıyla sohbet ediyor.

Yapay zeka insanları ifşa etti. Herkesin ortak sırrını çözdü - Resim : 1

Peki milyonlarca insan yapay zekanın karşısına geçtiğinde ilk olarak hangi kelimelere başvuruyor? Bir algoritmayla konuştuğumuzu bildiğimiz halde "lütfen" ve "teşekkürler" demeye devam ediyor muyuz, yoksa doğrudan ne istediğimizi söyleyip sonucu mu bekliyoruz?

Bu sorunun yanıtını görmek için farklı yapay zeka araçlarına kullanıcılarla yaptıkları sohbetlerde hangi kelime ve ifadelerle daha sık karşılaştıklarını sorduk. Ortaya çıkan ortak tablo, teknik komutlardan çok gündelik konuşma dilini işaret etti.

Yapay zeka insanları ifşa etti. Herkesin ortak sırrını çözdü - Resim : 2

YAPAY ZEKANIN EN ÇOK KARŞILAŞTIĞI 10 KELİME

Farklı yapay zeka araçlarının verdiği yanıtlar karşılaştırıldığında bazı kelimelerin tekrar tekrar öne çıktığı görüldü.

Araçların kendi değerlendirmelerinden hareketle oluşturulan listede öne çıkan 10 kelime şöyle:

1. Lütfen
2. Nasıl
3. Yardım
4. Teşekkürler
5. Yaz
6. Özetle
7. Kısaca
8. Örnek
9. Fark
10. Yani

Listenin ilk sıralarında yalnızca görev bildiren "yaz" veya "özetle" gibi kelimelerin değil, "lütfen" ve "teşekkürler" gibi insanlar arasındaki iletişimde kullanılan nezaket ifadelerinin de bulunması dikkat çekiyor.

Başka bir ifadeyle kullanıcılar, karşılarında bir insan bulunmadığını bilmelerine rağmen gündelik iletişim alışkanlıklarını yapay zekayla yaptıkları konuşmalara da taşıyor.

Yapay zeka insanları ifşa etti. Herkesin ortak sırrını çözdü - Resim : 3

TÜRK KULLANICILAR BU CÜMLELERİ SIK KULLANIYOR

Kelime tercihleri kadar soruların nasıl kurulduğu da belirli kalıpların tekrarlandığını gösteriyor.

Yapay zeka araçlarının yanıtlarında özellikle Türkçe konuşmalarda öne çıktığı belirtilen ifadeler arasında şunlar bulunuyor:

"Bana … yazar mısın?"

"Şunu açıklar mısın?"

"Sence …?"

"Bu doğru mu?"

"Nasıl … yapabilirim?"

"Ne demek?"

"Neden böyle oluyor?"

"Bir de …"

"Peki …?"

"Ama …"

"Şöyle bir şey var…"

"Bunu biraz daha … yap."

"Daha doğal olsun."

"Kısalt."

"Detaylı anlat."

Bu kalıplar, yapay zekanın yalnızca tek seferde bir soru sorulup cevap alınan bir arama aracı gibi kullanılmadığını da gösteriyor. Kullanıcı ilk yanıtın ardından "bir de", "peki", "ama" gibi ifadelerle konuşmayı sürdürebiliyor; "kısalt", "daha doğal olsun" veya "detaylı anlat" diyerek aldığı yanıtı yeniden şekillendirebiliyor.

Yapay zeka insanları ifşa etti. Herkesin ortak sırrını çözdü - Resim : 4

EN ÇOK YAZDIRIYOR, ÖZETLETİYOR VE ÖRNEK İSTİYORUZ

Öne çıkan kelimelere bakıldığında kullanıcıların yapay zekadan ne beklediğine ilişkin üç temel kullanım biçimi dikkat çekiyor.

Bunların başında üretim geliyor. "Yaz" kelimesinin öne çıkması; içerik, başlık ve farklı metinlerin hazırlanmasından kod yazma ve hata çözmeye kadar yapay zekanın bir üretim yardımcısı olarak kullanılmasına bağlanıyor.

"Özetle", "kısaca" ve "örnek" gibi ifadeler ise başka bir alışkanlığa işaret ediyor. Kullanıcılar yalnızca bilgiye ulaşmak değil, uzun veya karmaşık bilgiyi mümkün olduğunca hızlı, anlaşılır ve filtrelenmiş biçimde almak istiyor.

"NASIL" VE "FARK" SORULARI ÖNE ÇIKIYOR

Listenin diğer dikkat çekici bölümü ise "nasıl" ve "fark" gibi doğrudan problem çözmeye yönelik kelimeler.

Bir işlemin nasıl yapılacağını öğrenmek, iki seçenek arasındaki farkı anlamak veya bilinmeyen bir konuya ilişkin adım adım yol haritası istemek, yapay zekayla kurulan diyaloğun önemli parçaları arasında yer alıyor.

"Ne demek?", "Bu doğru mu?" ve "Neden böyle oluyor?" gibi kalıplar da kullanıcıların yalnızca hazır cevap istemediğini; karşılaştıkları bilgiyi anlamlandırmak ve doğruluğunu sorgulamak için de yapay zekaya başvurduğunu gösteriyor.

MAKİNEYLE KONUŞURKEN BİLE NEZAKETTEN VAZGEÇMİYORUZ

Ortaya çıkan listenin belki de en dikkat çekici tarafı, yapay zekaya verilen doğrudan komutların arasına gündelik insan ilişkilerinden tanıdığımız ifadelerin girmesi.

"Lütfen" ve "teşekkürler" gibi kelimeler bunun en belirgin örnekleri. Kullanıcının karşısındaki sistemin kırılmayacağını, alınmayacağını veya teşekkür beklemediğini bilmesi, konuşma biçimini tamamen değiştirmesine yetmiyor.

Benzer durum "Sence?" sorusunda da görülüyor. Teknik olarak bir yapay zeka modelinin kişisel kanaati bulunmasa da kullanıcılar alternatifleri değerlendirmek veya farklı bir bakış açısı almak istediklerinde gündelik hayatta başka bir insana yöneltecekleri soruyu kullanmayı sürdürüyor.

YAPAY ZEKA ARAMA MOTORUNDAN ÇOK SOHBET ORTAĞINA DÖNÜŞÜYOR

Kelime ve kalıpların oluşturduğu genel tabloya bakıldığında kullanıcıların yapay zekayı yalnızca "soru sor-cevap al" mantığında kullanmadığı görülüyor.

Bir şey yazdırmak, cevabı kısaltmak, yeniden düzenletmek, örnek istemek, karşılaştırma yaptırmak ve ardından "peki" ya da "ama" diyerek konuşmayı devam ettirmek, yapay zekayla iletişimin giderek karşılıklı bir diyaloğa benzediğini gösteriyor.