İstanbul’da yaşayan bir sürücü, adına kayıtlı hususi aracıyla herhangi bir kazaya karışmadığı halde, 2010 yılında bilgisi, haberi ve imzası dışında maddi hasarlı kaza tespit tutanağı düzenlendiğini 2019 yılında tesadüfen öğrendi.

10 YIL BOYUNCA HİZMET ALAMADI
Söz konusu sahte tutanak nedeniyle bir sigorta şirketi tarafından Sigorta Sistemi Malleri Bilgi Paylaşım Sistemi'nde (SİSBİS) adımıza kayıt oluşturulduğunu belirten vatandaş, bu "kara liste" uygulaması yüzünden 10 yılı aşkın süredir hiçbir sigorta şirketinden hizmet alamadığını belirterek hukuki yola başvurdu. Yerel mahkeme, davanın kabulüne ve kaydın silinmesine karar verdi.

Bilgisi ve imzası dışında düzenlendiği belirtilen kaza tutanağı nedeniyle sigorta hizmetlerinden yararlanamadığını söyleyen bir vatandaşın hukuk mücadelesinde Yargıtay’dan önemli bir karar çıktı. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, hususi aracıyla ilgili sigorta uyuşmazlığında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Tüketici Mahkemesi olduğuna hükmetti.

Yerel mahkeme davayı kabul ederek kaydın silinmesine karar verdi. Adalet Bakanlığının kararı kanun yararına temyiz etmesinin ardından dosya Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından incelendi.

Yargıtay, uyuşmazlığın hangi mahkemede görülmesi gerektiğini değerlendirdi. Davacının tacir olmadığını, aracının hususi nitelik taşıdığını ve uyuşmazlığın sigorta sözleşmesinden kaynaklandığını dikkate alan Yüksek Mahkeme, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine işaret etti.