İçişleri Bakanlığı’ndan bir yıl sonra gelen onay ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve 8 belediye çalışanı hakkında soruşturma izni çıktı. Soruşturma kapsamında Yavaş’ın 2023 yılı Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecindeki kampanyasında belediye imkanlarıyla yapılan faaliyetler sıralandı.

İddiaya göre Çankırı’daki mitingde belediyeye ait araç ve yayın cihazları ile belediye personeli kullanıldı. 9 Mayıs 2023’teki Karabük mitinginde insanlar belediye araçlarıyla taşındı. Aynı yerde 11 Mayıs’ta yapılan mitingde ise sahne ve ses düzeni için ABB envanteri kullanıldı, kurulum belediye personeli tarafından yapıldı.

Bakanlık bünyesindeki Mülkiye Müfettişleri tarafından yapılan değerlendirmenin ardından, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla 24 Şubat 2026 tarihinde soruşturma izni verildi. Soruşturma izni verilen isimler arasında Yavaş’ın yanı sıra eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkan V. Hacı Ali Bozkurt, eski Fen İşleri Dairesi Başkan Vekili Aziz Murat Seyrek, eski Yol ve Asfalt Şube Müdür Vekili Mustafa Dayanıklı, Teknik ve Prodüksiyon Şefi Kurtuluş Bakır, Eski Makine İşletme Şefi Burhan Poshoroğlu, eski Vardiya Sevk İdare Şefi Mehmet Ali Bozkurt, eski Başşoför Cengiz Türkoğlu, Elektronik Teknikeri Osman Cem Taşbaş da var.

Soruşturma iznindeki şu ifadeler dikkat çekici:

“İlgili emir ve talimat verdiğine dair bir bilgi ve bulguya rastlanmamış olmakla birlikte…

“Eyleminin, idarenin olağan işleyişi içinde belediye başkanının bilgisi dışında gerçekleşmiş olmasının beklenemeyeceğinin değerlendirilerek Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında ‘Soruşturma İzni Verilmesine…”

BELEDİYE HEMEN AÇIKLAMA YAPTI:

“Suç isnadı üretmeye çalışıyorlar”

Kararın medyaya yansımasının ardından Ankara Büyükşehir tarafından şu açıklama yapıldı:

“… 2023 yılında Karabük’te düzenlenen bir seçim mitingi kapsamında, Ankara Büyükşehir Belediyesine ait bazı araçların kullanıldığı iddiasıyla; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verilmiştir. Söz konusu karar metninde; ‘İlgili emir ve talimat verdiğine dair bir bilgi ve bulguya rastlanmamış…’ ifadeleri yer almasına rağmen, herhangi bir somut talimat, görevlendirme ya da doğrudan fiil ortaya konulmadan; yalnızca ‘bilgisi dışında gerçekleşmiş olmasının beklenemeyeceği’ yönündeki varsayıma dayanılarak sorumluluk atfedilmeye çalışılmıştır. Seçim dönemlerinde dahi kamu kaynaklarının kullanılmaması yönünde hassasiyet gösterilmiş; Mansur Yavaş, kampanya sürecinde belediye başkanlığı maaşını dahi almamıştır. Kamu imkânları ile siyasi faaliyetler arasında kesin bir ayrım yapılmasını sağlamıştır. Nitekim bu konunun bir televizyon programında gündeme gelmesi üzerine, herhangi bir tereddüde mahal bırakmamak adına konu bizzat kendisi tarafından teftişe sevk edilmiş, yapılan incelemelerde herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Ayrıca, belediyeye ait araç, personel ya da herhangi bir kaynağın seçim faaliyetlerinde kullanılması yönünde yazılı veya sözlü bir talimat verilmediği de İçişleri Bakanlığının soruşturma açtığı dosyada açıkça ifade edilmiştir. Tüm bu açık gerçeklere rağmen, ortada somut bir delil bulunmaksızın soruşturma izni verilmesi hukukun zorlanmasıdır. Bu yaklaşım bir sindirmeye çalışma ve itibarsızlaştırma çabasından başka bir şey değildir. Bugüne kadar seçimlerde çalışanları yoklamalar zoruyla, otobüsler kaldırarak miting miting gezdiren belediyenin tüm imkânlarını seçim dönemlerinde kullandıran eski yönetime ilişkin tek bir soruşturma dahi açılmamışken,Mansur Yavaş hakkında açılan bu soruşturmayı kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Bu soruşturma izniyle maksat, Mansur Yavaş’a yönelik bir suç isnadı üretmek ve kamuoyu nezdinde algı oluşturmaktan ibarettir.”

Mansur Yavaş: Perşembe günü basın toplantısında anlatacağım

Soruşturma iznin verilmesinin ardından ABB Başkanı Mansur Yavaş’la konuştum.

Soruşturma izni için ne diyorsunuz?

“Görüyorsunuz Mansur Yavaş’ın bir ilgisi bulunmamış diyor ama ‘olsun varsın diyorlar bir deneyelim’! Danıştay’a başvuruyoruz, perşembe günü basın toplantısı yapacağız. Başka türlü örnekleriyle beraber İçişleri Bakanı kimlere ne demiş ne dememiş belgeleriyle anlatacağım.

Soruşturma nasıl başlamış?

Belediyenin ses tesisatçısı Osman Cem Taşbaş, konser soruşturmasında biliyorsunuz şüpheli olmadığı halde MASAK raporunda konser yaptırılan firmaya paralı iş yaptırdığı ortaya çıkınca açığa alındı. Memur böyle bir şey yapamaz! Dolayısıyla bu şahıs hakkında belediyenin aletlerini kullandığı için savcılığa şikayette bulunduk. Belli ki buna MASAK raporu verilmiş. Alakanız olmayan bir şeyle durup dururken ne yaparsınız? Hiçbir şey! Durup dururken dilekçe vermenize gerek var mı? Yok! Dilekçe veriyor bu şahıs. Muhtemelen Çankırı mitingine parayla götürdü insanları. Benin ne alakam olabilir? Ben maaş almıyorum, seçimlerde belediyenin arabasına binmem! O kadar titizim. Karabük’tekiler de haber olunca hemen soruşturma açtırdım. Kim gelmiş gitmiş diye.

Soruşturmaları neye bağlıyor Mansur Yavaş?

Yani böyle bir zorlama var, bir şey bulabilir miyiz? (Gülerek) Bir şey bulacaklar herhalde. Son zamanlarda müfettişler geliyor, inceliyor, bir olumsuzluk bulamayınca ‘bir kez daha inceleyin’ diyorlar. Gelsinler bakalım! Allah’ın izniyle kendimizden korktuğumuz bir durum yok. Hukuk böyle oldu artık. Maalesef! Çifte standart, insanlara uygulanan çifte standardı herkes görüyor. Üzülüyorum. Devlette böyle olmamalı!

Olası cumhurbaşkanlığı adaylığınızla ilgili bir süreç olabilir mi?

Onu diyecek durumda değilim. Benzer belediye başkanlarıyla ilgili yaşananları Genel Başkan anlatıyor. ‘Şurada bunu yaptınız burada bunu yaptınız’ diye. Perşembe günü açıklama yapacağım.