ACAYİP YAZILAR
Bir dönem dünyanın en saygın üniversitelerinden bir olan Boğaziçi Üniversitesi cuma günü tarihi anlar yaşadı.
Çünkü Erdoğan bu üniversiteye geldi.
Erdoğan’ın aracı karanfil yağmuruna tutuldu.
“Ah o 28 Şubat gözlerimizin önünden gitmiyor… Neler çektik!” diyen bir grup Erdoğan’ın çevresinde bir sevgi çemberi oluşturdu.
Erdoğan yanında sevinçten ne yapacağını bilemeyen rektör eşliğinde öğretim üyelerinin yerini bilmediği iki yurdu açtı, konferans salonunda konuştu, Boğaziçi Üniversitesi’nde rektöre tepki gösterenleri belli siyasetlerin temsilcisi olarak tanımladı, buna izin verilmeyeceğini söyledi, sonra güya bir öğrencinin “artık burada bizim sesimiz çıkıyor, şimdi linç kampanyası açarlar” demesine karşılık “takma kafana arkanızda AKP var” dedi.
Bütün bunlar yaşanırken ortalıkta AKP gençlik teşkilatına mensup bir avuç genç dışında tek öğrenci bile yoktu.
Çünkü öğrenciler okula alınmadı.
Yurtlar sabahın ilk saatlerinde boşaltıldı.
Dersler iptal edildi.
Okula giriş çıkış yasaklandı.
Yüzlerce polis, TOMA’lar, özel kuvvetler kampüsü işgal etti.
Üniversite kapısını gören işyerleri bile kapatıldı, caddeden geçişler yasaklandı.
Ama ekranlarda bunların hiçbiri görünmedi bile…Milletimiz de Erdoğan’ın Türkiye’nin en güzide üniversitesinde öğrencilerin sevgi çemberi içinde görmekten kıvanç duydu.
Ne iş bu abi, nereye gidiyoruz böyle?
ÇOK GÜLDÜM
İki pazar fıkramız var
Bu hafta Yıldırım Tuna iki fıkra göndermiş. Sanıyorum gıda fiyatlarındaki artıştan etkilenmiş olmalı ki çiftçilikle ilgili iki fıkra yazmış.
TAVUK NE YER?
Tavuk yetiştiren çiftlik sahibini resmi görünümlü bir kişi ziyaret edip “Tavuklarınızı nasıl besliyorsunuz?” diye sormuş.
Dürüst çiftçi, “Tarlada ne bulurlarsa yerler bey” demiş, “Solucan, yemek artığı, her türlü çöpe hayır demez bunlar.”
Ziyaretçi ‘Tarım standartları departmanından‘ olduğu, çiftçiye ‘Hayvanları standart dışı beslediği’ için ciddi bir para cezası ödettirilmiş..
Birkaç hafta sonra resmi görünüşlü bir başka adam aynı soruyu sormuş, “Tavuklarınıza ne yediriyorsunuz?”
İlk denetimden ağzı yanan çiftçi “Onlara organik badem, kaju, fıstık içi yediriyorum” cevabını verince Maliye Bakanlığından gelen müfettiş raporunda ‘Çiftçinin tavukların bile lüks yaşam tarzını sürdürebilecek miktarda açıklanmamış geliri beyan etmemesi nedeni ile’ diye bir not düşerek hayli anormal bir para cezası tahakkuk ettirmiş..
Birkaç hafta sonra üçüncü bir memur daha gelip “Tavuklarınızı nasıl besliyorsunuz?” diye sorunca;
“Ben o işle uğraşmıyorum” demiş artık sinirlenerek, “Her birine sabahları 20’şer lira veriyorum, gidip marketten ne istiyorlarsa onu alıp yesin keratalar.”
DAMGALAMA ŞART
Şehirlerde yaşamak imkânsız hale gelince herkes köylerine, baba ocağına dönmeye başladı tabii.
Yıllardır boş olan komşu çiftlikte bir hareket görünce durup seslendim, adamın biri koşarak geldi ve sohbete başladık. Dedelerinden kalan bir çiftlikmiş, hayvancılıkla uğraşacaklarmış, çok heyecanlılarmış, işi bilmiyorlarmış falan.
“Çiftliğinize bir isim koydunuz mu?” diye sordum, “Dedemin adını koyduk” dedi,
“Abdülhakim Paşalızade ve Mahdumları koyduk. Oğlum ‘uzun isim olmasın, bari A.P.M olsun’ diye ısrar etti. Ben ‘hayır, kısaltmaları sevmem, farklı anlamlar yüklenebilir, olduğu gibi yazılacak ve her yerde bu kullanılacak’ dedim.”
“Hayırlısı olsun. Peki sığırlarınız nerde?”
“Sıcak damgalama sırasında maalesef telef oldular!”
HOŞUMA GİDEN ŞEYLER
Maazallah güleriz müleriz…
Gazeteci Erdem Beliğ Zaman’dan bu hafta gelen iğnelemeleri sunuyorum;
Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, “Asrın Felaketi” diye tanımlanan 6 Şubat Depremi’nin yıldönümünde şehirlerini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ziyaret etmesi üzerine o elim günü hemşerileri için bayram günü ilan etti!... Sayın Çenet, sizin bayramınız öyle olabilir ama bizim bayramımız ilk demokratik seçimlerin gerçekleştiği günün hemen sonrasıdır!
***
CHP’ye yönelik davalarıyla tanınan savcı Akın Gürlek, Adalet Bakanlığı görevine getirilmiş… Umarım çiçeği burnundaki bakan, selefi gibi devamlı, “Türkiye bir hukuk devletidir…” demez… Maazallah güler müleriz de gözümüzü içeride açarız!
***
Çok mühim yasa teklifleri görüşülürken Meclis’e gelmeye tenezzül etmeyen AKP’li vekiller, yeni bakanların yemin töreninde kavga çıkma ihtimaline karşı yumruklarını sıkarak Meclis’te hazır bulunmuşlar… Madalya kazanamayacakları aşikar ama içlerinden yumruklarını kendinden fazla konuşturanlarını boksör yapıp olimpiyatlara gönderseler memlekete daha fazla katkıları bulunur!