Ben çizdim.

‘Mutsuzluğun’ resmi bu.

Tablo şöyle:

Orta Doğu alev topuna dönmeden önce ve ilk zamanlarında haftada bir zam gelirdi.

Ardından 4 günde bire çıktı.

Akaryakıttan bahsediyorum, artık neredeyse gün aşırı zam geliyor.

İş resmen çığırından çıktı.

Bu yazıyı yazarken mazota son yılların en büyük zammı yapıldı.

72 TL’ye dayandı litresi.

20 günde akaryakıta tam 14 kez zam yapıldı.

Bu gece bir artış daha kapıda!

Eşel mobil sistemi de sona erdi.

Aracı olanın kontağı çevirmeye, gaza basmaya korktuğu günleri yaşıyoruz.

Herkes isyan bayrağını açtı.

Şimdi size çıldırtan bir hesap yapacağım.

Ama eminim pek çoğunuzun yaşadıklarını anlatıp, duygularına tercüman olacağım.

(Bu yazı belli tarihler arasında geçtiği için benzin fiyatı sizi yanıltmasın.)

Gidişte 2.432 TL, Dönüşte 3.160 TL: 3 Günde Ne Oldu?

Bayram ve okul tatili birleşince; çocuğa hava değişimi olsun, yazlığı havalandıralım, mis gibi bir Kuzey Ege havası alalım diye İstanbul’dan Balıkesir Ayvalık’a doğru yola çıktık.

Aynı araç, aynı kilometre, aynı güzergah, aynı kişi sayısı ile giderken ödediğimiz akaryakıt fiyatı ile dönerken aldığımız benzin fiyatı arasında fark oldu.

Aracımız benzinli.

2 çekerli SUV bir araç.

Ev ile yazlık arası 495 kilometre.

Ortalama yakıt tüketimi: 8–10 litre / 100 km

Toplam yakıt tüketimi: 39,6 – 49,5 litre

Yakıt maliyeti (litre fiyatı 61,41 TL üzerinden / 15 Mart 2026 fiyatı - İstanbul/Avrupa)

Toplam:

Yol boyu frenli gidip alt sınırdan benzini harcadık desek: 2.432 TL

Gaza bastığımızı yani üst sınırdan ilerlediğimizi düşünürsek 3.040 TL demek.

Yani 3.000 lira yalnızca giderken benzine harcanan rakam.

Her gidişin bir de dönüşü var.

Dönüş daha da pahalı oldu.

4 gün içinde akaryakıta bir zam daha geldi.

Ve bulunduğumuz ilçede kurşunsuz benzinin litresini 18 Mart 2025 tarihinde 63,81 TL’den aldık.

Yani, depo zamla doldu.

Ortalama hızımızın 120-140 olduğunu düşünürsek de 3.160 TL’ye döndük diyebilirim.

Asıl büyük farkı 9 ay öncesi ile kıyasladığımda anlayacaksınız.

Benzine 9 Ayda %27 Zam

16 Haziran 2025’te yayımlanan “Cüzdan, otoyoldaki gişelere, yap-işlet-devret köprülerine ve akaryakıt istasyonlarına takıldı” başlıklı yazımdan aynen alıntılıyorum.

(Aynı araç, aynı kilometre, aynı yolcu sayısı, aynı güzergah)

Ortalama yakıt tüketimi: 8–10 litre / 100 km

Yol uzunluğu: 495 km

Toplam yakıt tüketimi: 39,6 – 49,5 litre

Yakıt maliyeti (litre fiyatı 48,4 TL üzerinden / 15 Haziran 2025 fiyatı - İstanbul/Avrupa): 1.916 – 2.396 TL

Yani, tam 9 ay önce İstanbul Avrupa Yakası’nda litresi 48,4 TL olan benzin 61,41 TL oldu.

Alt sınır tüketimde: 1.916 TL → 2.432 TL Fark: 516 TL

Üst sınırdan tüketime: 2.396 TL giderken 3.000 TL, dönerken 3.160 TL Fark: 644 – 764 TL

Yani, 9 ayda gelen zam oranı, yaklaşık %27.

Nasıl ama?

Gidiş-dönüş akaryakıt için ortalama 6.000 TL harcadık.

Bitti mi?

Hayır.

Yap-İşlet-Devret: Vatandaşa Ödet

Meşhur yap-işlet-devret otoyol ve köprülerini kullandık.

Zaten bir yerden sonra başka yol yok…

Bir kıyaslamayı da bunun üzerinden yapalım.

15 Haziran 2025 – 15 Mart 2026 tarihleri arasındaki ücret farkı:

FSM Köprüsü: 47 TL → 59 TL Fark: 12 TL

Osmangazi Köprüsü: 795 TL → 995 TL Fark: 200 TL

Bursa Kuzey gişeleri: 250 TL → 315 TL Fark: 65 TL

Balıkesir-Soma çıkışı: 540 TL → 680 TL Fark: 140 TL

Diliskelesi ve Muallimköy Geçişleri: 80 TL (Banka hesap hareketlerine baktığımda bu noktalarda daha önce ücret çekimi olduğuna rastlamadım.)

Sadece geçiş ücreti: 1.632 TL → 2.129 TL Fark: 497 TL

(Dönüşte Soma gişelerinde ücret yazmadı ve Bursa Kuzey Gişeleri çıkışında 1.310 TL alındı. Yani, toplu ödedik otoyol ücretini.)

Köprü ve Otoyoldan Geçmek = %30 Zam

Rotaya göre ortaya çıkan tabloda Haziran 2025’te ödediğimiz otoyol ve köprü ücreti 1.632 TL iken 9 ayiçinde 2.129 TL’ye çıktı.

Bir kez daha yazayım: 9 ay = 497 TL

Durun, bu da bitmedi.

Bizim dönüş hem yakıt hem de otoyol ücreti olarak daha pahalıya patladı.

İstanbul şehir içi trafiğine denk geldiğimiz için Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü kullandık, Uskumruköy sapağından çıktık. Toplam 512 TL de öyle ödedik.

Yani dönüşte köprü ve otoyollara ödediğimiz rakam: 2.641 TL

Gidiş-dönüş toplam: 4.770 TL

9 ayda köprü ve otoyol zam oranı, yaklaşık %30.

İstanbul-Balıkesir arasında 3 gece 4 günlük mini bir tatilin gidiş-dönüş otoyol-köprü + akaryakıt harcaması: 10.770 TL

Elbette bu son rakam herkes için aynı olamaz. Çıkış/varış noktası, kullanılan araç, hız, yolcu sayısı, tercih edilen güzergah ve yakıt cinsine göre değişebilir.

Yol Almak %50 Zamlandı

Akaryakıt ve köprü/otoyol ücretlerini kıyasladığımızda durum şöyle:

9 ay önce (Haziran 2025): Akaryakıt ve köprü/otoyol için toplam harcama: 7.190 TL

Bu yıl (Mart 2026): Aynı harcama: 10.770 TL

Aradaki fark: 10.770 – 7.190 = 3.580 TL %49,8 artışla neredeyse yarı yarıya zam demek.

Zamlar tatilin toplam maliyetini ciddi şekilde yukarı çekti.

Yediğimiz, içtiğimiz ve diğer giderler hariç elbette.

Yani bu kadarına da pes artık!

Avrupa’nın pek çok kentine gidiş-dönüş uçak bileti ortalama 5.000 TL.

Biz resmen memleketin içinde şuradan şuraya gidebilmek için birilerini zengin ediyoruz.

İnce hesap kitap yapınca; yurt dışına çıkmak bile daha uyguna geliyor. Uçak bileti de, konaklama ücretleri de hatta yeme-içme masrafı da ülkenin herhangi bir noktasında tatil yapmaktan daha ucuz.

Gaza Basan, Gişeden Geçen Kaybediyor; Kim Kazanıyor?

Bu paralar nereye gidiyor?

Daha önce şöyle yazmışım: Cüzdandan Hazine’ye, Hazineden Müteahhide aktarılıyor.

Evet, geçen de geçmeyen de ödüyor.

Ama geçerken ödenen gerçekten de can yakıyor.

Üstelik, bu ücretler mumla aranacak gibi görülüyor.

Çünkü akaryakıt fiyatları bir türlü baskılanamıyor, kontrolsüz biçimde zam üzerine zam geliyor.

Yani birkaç ay sonra yaz tatili döneminde depo daha da yüksek rakama dolacak.

Bunu öngörmek için hesap kitap yapmaya, ekonomiden anlamaya bile gerek yok.

Her şey ortada.

O dönem farkı bir kez daha hesaplarız.

Evet, köprü ve otoyollara yaz aylarında ayrıca bir zam gelmesi -şimdilik- muhtemel değil.

Ancak, malum yoğun gündem arasında geri plana düşen nurtopu gibi devlete ait 2 köprü (Fatih Sultan Mehmet ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü) ve 7 otoyolun özelleştirilmesi, daha doğrusu 49 yıllığına özel şirketlere kiralanması sorunsalımız var.

Chp’li Deniz Yavuzyılmaz şöyle bir paylaşım yaptı:

“Bu yıl, Ramazan Bayramı’nda kamuya ait ücretli köprü ve otoyollar ‘son kez’ ücretsiz olacak. Özelleştirme planına göre; gelecek yıldan itibaren, bayramlarda bu köprü ve otoyollar ücretsiz olmayacak.”

Bu öngörü de olası.

Hatta ücretsiz geçmek bir yana, zam yapacaklarını çok iyi biliyoruz.

Yani tablo öncelikle kısa süre zarfında akaryakıt harcaması ile ardından da otoyol ve köprü geçiş ücretleri ile şaşacak.

Çizilen resim bu.

Sanırım Abidin Dino da olsa ancak bu kadar çizebilirdi.

Yaz tatillerinde otellere servet bırakmak zorunda kalmayacağınız bir yazlığınız olsa ya da köyünüze gitseniz bile; mesele artık yol alabilmekte.

Uzanan devasa köprüleri, dümdüz otoyolları, gişeleri bedelini ödeye ödeye geçebilmekte…