Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı Ayasofya’da minbere çıkarken beline taktığı kılıçtan hatırlayacaksınız. Görevinden ayrılalı epey oldu.

Erbaş, Akit Tv’de Erkan Tan ile bir söyleşi gerçekleştirmiş.

Söyleşide Ali Erbaş bir itirafta bulunuyor. Okullarda seçmeli olarak sunulan Kuran’ı Kerim ve Peygamberimizin hayatı derslerinin ilk yaıllarda yüzde 30’lar civarında seçildiğini, daha sonra bu oranın düştüğünü, bazı yerlerde yüzde 10-15 oranında seçildiğini, çoğu yerde seçilme oranının yüzde 5’lere düştüğünü aktarmış. Erbaş acaba şikayet ettiği sorunun kaynağının bizzat kendisi olduğunun farkında mı?

***

Pek çok kamuoyu yoklamasında Z kuşağında deizme ilginin arttığını, yaşam tarzının sekülerleştiğini görüyoruz. Ancak nüansları kaçırmamak lazım.

Avrupa’da yükselen yeni tip sağdan çıkan hayata bakış ve görüşleri Türkiye’de de gençler arasında gözlemliyoruz. Avrupa’daki yeni sağ, bir tür kültürel Hristiyanlığı da içeriyor. Deizm ve Ateizmin en hızlı yükseldiği ABD’de, Z kuşağı erkekler arasında Katoliklik hatta Ortodoksluk gibi geleneksel Hristiyan inanış ve cemaatlerine ilgi de var. Özellikle orta sınıf ve orta üst sınıfta, geleneksel cemaat kodlarına dönüş var.

Türkiye’de bu etkiyi böyle yaşamıyoruz. Tam tersine orta ve orta sınıf gençlerde, özellikle de yeni sağ jargonu kullananlarda, kimilerinin seküler dinler olarak tanımladığı inanışlara dönebiliyor hatta tarihi pagan inanışları kendine daha yakın bulabiliyor.

***

Peki İslamcılar aslında genç erkekler arasında altın çağları olabilecek bu dönemi neden kaçırıyor?

Ali Erbaş’ın açıklamalarını bu konuda en güvendiği bilim insanlarından Prof. Dr. Hilmi Demir’e sordum. Demir, bana 21 Ekim 2024 tarihli bir yazısını gönderdi. Yazıda Demir, TEPAV’ın araştırmasını ele almış.

“Türkiye Toplumsal Eğilimler Araştırması Eylül 2024” isimli örneklem grubuna “Türkiye’de en güvenmediğiniz iki kurumu belirtir misiniz?” şeklinde bir soru yöneltilmiş. Toplum, en güvenilmez kurum olarak ikinci sırada Diyanet İşleri Başkanlığı’nı görüyor. Spesifik olarak ismi zikredilenler arasında ise Diyanet güvenilmezlikte ilk sırada. TEPAV 2016 ve 2020 radikalleşme anketleri de Diyanet için oldukça karamsar bir tablo çizmişti. Bu çalışmada “Dini bilgileri hangi kaynaklardan ediniyorsunuz?” şeklinde sorulmuş ve cevap verenlerin sadece yüzde 6,7’si “Diyanet ve personeli” diye cevap vermişti.

Din siyasallaştıkça, Diyanet partizanlaştıkça, gençler maneviyatı siyasetten arınmış alanlarda arıyor. Ali Erbaş’ın bahsettiği ders başlıkları muhtemelen gençlere bilgiden çok propagandayı çağrıştırıyor.